Son ile Başlayan Kelimeler

SON ile başlayan 53 kelime bulunuyor. Başında SON olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Son kelimesinin anlamı nedir? Son ile biten kelimeler. İçinde son olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

SONUÇLANDIRILMA26

14 Harfli Kelimeler

SONDALAMACILIK24, SONUÇLANDIRMAK24, SONLANDIRILMAK21

13 Harfli Kelimeler

SONUÇLANDIRMA23, SONLANDIRILMA20

12 Harfli Kelimeler

SONSUZLAŞMAK23, SONLANDIRMAK18

11 Harfli Kelimeler

SONDAJCILIK29, SONUÇSUZLUK23, SONSUZLAŞMA22, SONLANDIRIŞ20, SONDALAMACI20, SONRASIZLIK19, SONUÇLANMAK18, SONLANDIRMA17

10 Harfli Kelimeler

SONUÇLANIŞ20, SONUÇLANMA17, SONUÇLAMAK17, SONDALAMAK15

9 Harfli Kelimeler

SONSUZLUK17, SONUÇLAMA16, SONDALAMA14, SONRALARI12, SONLANMAK12

8 Harfli Kelimeler

SONDAJCI25, SONUÇSUZ19, SONUŞMAZ18, SONBAHAR16, SONRASIZ15, SONLANIŞ14, SONRADAN12, SONLAMAK11, SONLANMA11

7 Harfli Kelimeler

SONURGU15, SONUNCU14, SONUNDA12, SONURTU11, SONLAMA10, SONRAKİ9

6 Harfli Kelimeler

SONDAJ19, SONSUZ13, SONCUL12, SONSAL9, SONERİ8

5 Harfli Kelimeler

SON11, SONDA9, SONLU8, SONRA7, SONAT7, SONAR7

4 Harfli Kelimeler

SONE6

3 Harfli Kelimeler

SON5

SON

[sıfat]

  • Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı

    Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu. - Peyami Safa

  • En arkada bulunan

    Son vagon.

  • Artık ondan ötesi veya başkası olmayan

    Son atlıkarıncayı Kadırga meydanında birkaç yıl evvel görmüştüm. - Hasan Âli Yücel

[isim]

  • Uç, sınır
  • Olanca

    Son kuvvetiyle: Ya Ali! diye bağırdı. - Memduh Şevket Esendal

[isim]

  • Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet

    Kışın sonu. Bu yolun sonu.

[isim]

[mecaz]

  • Ölüm

[isim]

[anatomi]

  • Döl eşi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sona ermek
  • sona kalan dona kalır
  • son bulmak
  • son kozunu (veya kartını) oynamak
  • son noktayı koymak
  • son pişmanlık fayda vermez (veya etmez)
  • sonu gelmek
  • sonu gelmemek
  • sonunu almak
  • sonunu getirememek
  • son vermek

Birleşik Kelimeler: son adam, sonbahar, son birim, son çeyrek, son dakika, son derece, son deyiş, son ek, son görev, son gürlüğü, son hızla, son kânun, son kerte, son nefes, sonnot, son ses, son söz, son teşrin, son turfanda, son ütücü, son vazife, son yolculuk, çeyrek son, yarı son, baştan sona, hafta sonu, harman sonu, satır sonu, süre sonu, vade sonu, önünde sonunda

SONE (Kelime Kökeni: Fransızca sonnet)

[isim]

[edebiyat]

  • İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, on dört dizeli bir Batı şiir türü

SONRA

[zarf]

  • Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı

    Önce parasız temsiller verilirken sonra paralı verilmeye başlandı. - Metin And

  • Daha uzak ve ileri bir yerde

    Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. - Reşat Nuri Güntekin

  • Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
  • Yoksa, aksi hâlde

    Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır.

[isim]

  • Arkadan gelen bölüm veya zaman

    Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı.

Birleşik Kelimeler: az sonra, milattan sonra, neden sonra, okul sonrası

SONAT (Kelime Kökeni: Fransızca sonate)

[isim]

[müzik]

  • Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri

SONAR (Kelime Kökeni: Fransızca sonar)

[isim]

  • Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem
  • Bu sistemden yararlanılarak yapılmış, denizaltılarda kullanılan cihaz

SONERİ (Kelime Kökeni: Fransızca sonnerie)

[isim]

  • Çağırma zili

    Soneriye bastı. Yarım dakika bekledi. Gelen olmadı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

SONLU

[sıfat]

  • Sonu olan, bitimli

    Zamanın sonlu ve sonsuz akışları içinde iki yıl, kısa bir süredir. - Ahmet Cemal

[matematik]

  • Sonu olan, sonsuz olmayan

Birleşik Kelimeler: sonlu büyüklük

SONRAKİ

[sıfat]

  • Sonra olan

SONSAL

[sıfat]

[felsefe]

  • Deneyden çıkan ve deneye bağlı olan (bilgi), aposteriori

    Bir yerde duman görünce orada ateş yandığını kestirmek sonsal bir yargıdır.

SONDA (Kelime Kökeni: İtalyanca sonda)

[isim]

[teknik]

  • Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç
  • Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç

[tıp]

  • Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek veya vücuda sıvı vermek için kullanılan araç

Birleşik Kelimeler: uzay sondası

SONLAMA

[isim]

  • Sonlamak işi

SONLAMAK

[-i]

  • Bitirmek, sonuçlandırmak, sona erdirmek, noktalamak

SONLANMA

[isim]

  • Sonlanmak işi

SONURTU

[isim]

[mantık]

  • Birbirine bağlı iki önermeden ikincisi

    Duman çıkmıyorsa ateş vardır sözünde `ateş vardır` önermesi bir sonurtudur.

SONUÇ

[isim]

  • Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice
  • Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey

    Sınav sonucu.

  • Öz, özet

[spor]

  • Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor

[edebiyat]

  • Yazının veya sözün bitim bölümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sonuç almak
  • sonuç çıkarmak
  • sonuç vermek

Birleşik Kelimeler: sonuç karşılaşması, sonuç oyuncusu, sonuç takımı, sonuç yarışması