So ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

SO harfleri ile başlayan 5 harfli 40 kelime bulunuyor. Başında SO olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "so ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde So olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SOĞUK15, SOFYA15, SOĞAN14, SOFRA13, SOFTA13, SOYUŞ13, SORGU12, SONUÇ11, SOLUŞ11, SOLCU11, SOKUŞ11, SOMYA10, SOYUT10, SOYMA10, SOYLU10, SONDA9, SOMUT9, SOMUN9, SOKUM9, SOMON9, SORUM9, SOSİS9, SOYKA9, SORMA8, SONLU8, SOMAK8, SOLUK8, SOLMA8, SOKUR8, SOKMA8, SORUN8, SOKAK7, SORTİ7, SORİT7, SONRA7, SONAT7, SONAR7, SOLAK7, SOKRA7, SOKET7

SOKAK (Kelime Kökeni: Arapça zuḳāḳ)

[isim]

  • İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol

    Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sokağa (veya sokaklara) dökülmek
  • sokağa (veya sokaklara) düşmek
  • sokağa atmak
  • sokağa çıkmak
  • sokakta kalmak
  • sokaktan toplamak

Birleşik Kelimeler: sokak çocuğu, sokak kadını, sokak kapısı, sokak kızı, sokaktaki adam, ara sokak, arka sokak, çıkmaz sokak

SORTİ (Kelime Kökeni: Fransızca sortie)

[isim]

[teknik]

  • Elektrik tesisatında lamba veya fiş konacak kolların her biri

    Bu evde yirmi sorti vardır.

[askerlik]

  • Çıkış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sorti yapmak

SORİT (Kelime Kökeni: Fransızca sorite)

[isim]

[mantık]

  • Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım

    A=B, B=C, C=D ise A=D'dir.

SONRA

[zarf]

  • Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı

    Önce parasız temsiller verilirken sonra paralı verilmeye başlandı. - Metin And

  • Daha uzak ve ileri bir yerde

    Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. - Reşat Nuri Güntekin

  • Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
  • Yoksa, aksi hâlde

    Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır.

[isim]

  • Arkadan gelen bölüm veya zaman

    Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı.

Birleşik Kelimeler: az sonra, milattan sonra, neden sonra, okul sonrası

SONAT (Kelime Kökeni: Fransızca sonate)

[isim]

[müzik]

  • Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri

SONAR (Kelime Kökeni: Fransızca sonar)

[isim]

  • Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem
  • Bu sistemden yararlanılarak yapılmış, denizaltılarda kullanılan cihaz

SOLAK

[isim]

  • Genellikle sol elini kullanan kimse

[tarih]

  • Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı

    Yanı başındaki elli altmış solaktan başka yeniçerilerle birlikte bütün birliklerin ileri atılması için buyruk verdi. - Nihal Atsız

SOKRA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[denizcilik]

  • Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık

SOKET (Kelime Kökeni: Fransızca socquette)

[isim]

  • Kısa çorap

[isim]

  • Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve onu yapının bir bölümüne bağlayan parça

SORMA

[isim]

  • Sormak işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sorması ayıp olmasın (veya sorması ayıp)

SONLU

[sıfat]

  • Sonu olan, bitimli

    Zamanın sonlu ve sonsuz akışları içinde iki yıl, kısa bir süredir. - Ahmet Cemal

[matematik]

  • Sonu olan, sonsuz olmayan

Birleşik Kelimeler: sonlu büyüklük

SOMAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü
  • Taneleri alınmış mısır koçanı

SOLUK

[isim]

  • Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes

    Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Ciğerlere hava alıp verme

[mecaz]

  • Tarz

    Gençler dergimize yeni bir soluk getirdiler.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • soluğu (bir yerde) almak
  • soluğu kesilmek (veya tutulmak)
  • soluğunu kesmek
  • soluk aldırmamak
  • soluk almak

Birleşik Kelimeler: soluk almadan, soluk borusu, soluk darlığı, soluk kesici, soluk soluğa, gürsoluk, ses soluk, bir solukta

[sıfat]

  • Rengi atmış olan, solmuş, uçuk

    General, soluk dudaklarını parmaklarının arasına alarak acı acı gülüyor. - Esat Mahmut Karakurt

  • Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık)

    Bahçeye, kafeslerden elenen soluk bir ışık vurmuş. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne)

Birleşik Kelimeler: soluk benizli

SOLMA

[isim]

  • Solmak işi

[kimya]

  • Isı, kızılötesi ışınlar ve kimyasal reaksiyonlar sonunda pigmentlerin renklerini yitirmesi

SOKUR

[isim]

[eskimiş]

[hayvan bilimi]

  • Köstebek

[sıfat]

  • İçeriye batmış

    Sokur göz.

[sıfat]

  • Bir gözü kör

    Sokur hayvan.