Ser ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

SER harfleri ile başlayan 6 harfli 20 kelime bulunuyor. Başında SER olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ser ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Ser olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SERPUŞ15, SERVİS14, SERPİŞ14, SERVET13, SERPME12, SERBAZ12, SERYUM11, SERTAP11, SERHAT11, SERGİN11, SERGEN11, SERAPA11, SERACI11, SERKEŞ10, SERÇİN10, SERSEM9, SERDAR9, SERMEK8, SERİLİ7, SERİAN7

SERİLİ

[sıfat]

  • Serilmiş, yayılmış

    Yerde yumuşak kilimler serili geniş odasına bağdaş kurup yerleşiriz. - Azra Erhat

SERİAN (Kelime Kökeni: Arapça serīʿan)

[zarf]

[eskimiş]

  • Çabucak

SERMEK

[-e]

[-i]

  • Kurutmak için asmak

    Kar gibi çamaşırları serip eve döndü. - Oktay Rifat

  • Göstermek amacıyla asmak veya yaymak

    Çeyiz sermek.

  • Düz bir yere yaymak

    Üzüm sermek. Bulgur sermek.

  • Açarak yaymak veya döşemek

    Çerçeveli çerçevesiz bir sürü fotoğraf çıkarıp masanın üzerine serdi. - Aka Gündüz

  • Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek veya hırpalamak

    Onun için bir an önce leşlerini köpek leşi gibi İstanbul'un çamurlu kaldırımlarına sermek zamanı gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]

  • Boşlamak, savsaklamak

Birleşik Kelimeler: sere serpe

SERSEM (Kelime Kökeni: Farsça sersām)

[sıfat]

  • Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan

    Gürültüden sersem oldum.

[mecaz]

  • Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • serseme çevirmek
  • serseme dönmek
  • sersem etmek
  • sersem gibi
  • sersem olmak

Birleşik Kelimeler: sersem sepelek, uyku sersemi

SERDAR (Kelime Kökeni: Farsça serdār)

[isim]

[eskimiş]

  • Başkomutan

    Bu selvi ormanının içinde nice vezirler, serdarlar, kazaskerler metfundur. - Sermet Muhtar Alus

Birleşik Kelimeler: kır serdarı

SERKEŞ (Kelime Kökeni: Farsça serkeş)

[sıfat]

  • Kafa tutan, başkaldıran

    Ün salmış nice serkeş efeleri kendime bent etmiş, nice açları doyurmuş, nice çıplakları giydirmiş. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

SERÇİN (Kelime Kökeni: Farsça serçīn)

[isim]

[eskimiş]

  • Mekiğin parçalarından her biri

[sıfat]

  • Seçme, seçkin olan

SERYUM (Kelime Kökeni: Fransızca cérium)

[isim]

[kimya]

  • Atom numarası 58, atom ağırlığı 140,1, yoğunluğu 6,7 olan, 810 °C'de eriyen, birleşme değeri bazı birleşiklerde 3, bazılarında 4 olan, gümüş parlaklığında, akkor temeline dayanan lambaların yapımında kullanılan bir element (simgesi Ce)

SERTAP (Kelime Kökeni: Farsça ser + tāb)

[isim]

  • Mıklebin açıkta duran kısmı

SERHAT (Kelime Kökeni: Farsça ser + Arapça ḥadd)

[isim]

[eskimiş]

  • Sınır boyu

    Keşke yolum bir yalıya değil bir serhat kışlasına gitseydi! - Yusuf Ziya Ortaç

SERGİN

[sıfat]

  • Serilmiş olan
  • Yatan (hasta)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sergin vermek

SERGEN

[isim]

[halk ağzında]

  • Raf
  • Nesnelerin, insanlara gösterilmek, satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer, camekân, vitrin

SERAPA (Kelime Kökeni: Farsça serāpā)

[zarf]

[eskimiş]

  • Baştan başa

    İniverdik uyumuşların önüne karadan gemilerle / Kesildiler serapa nur, serapa hayret - Fazıl Hüsnü Dağlarca

SERACI

[isim]

  • Sera yapan kişi
  • Serada turfanda sebze ve çiçek yetiştirip satan kimse

SERPME

[isim]

  • Serpmek işi

[sıfat]

  • Serpilmiş durumda olan

    Serpme benli.

[denizcilik]

  • Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ, tepeden inme

    Derenin oturduğumuz yerinden görünmeyen bir tarafında, serpmeyle derede avlanan bir adamın zaman zaman ağını derenin durgun sularına attığı işitiliyordu. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: serpme ağ, boşluklu serpme, dolu serpme, elektrostatik serpme