Ret ile Biten 7 Harfli Kelimeler
RET ile biten 7 harfli 18 kelime bulunuyor. Sonu RET olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ret ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Ret olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
VEZARET16,
BEKÂRET (Kelime Kökeni: Arapça bekāret)
-
Kızlık
Hangi erkek aşk yapmadan evlendiği kızdan tam bir bekâret beklemez? - Etem İzzet Benice
-
Saflık, temizlik, masumluk
Ruhumun bekâretini sana verdim. - Hüseyin Cahit Yalçın
- Sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik
- Doğallık, tazelik
BASİRET (Kelime Kökeni: Arapça baṣīret)
-
Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon
Kanal'ı müdafaa edenler, yüz millik cephe üzerinde çok basiretle vazife görmeye mecbur idiler. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- basireti bağlanmak
NEZARET (Kelime Kökeni: Arapça neẓāret)
- Bakma, gözetme, gözetim
- Gözaltı
-
Nezarethane
Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler. - Reşat Nuri Güntekin
- Bakanlık
- Görü
Ata Sözleri ve Deyimler
- nezarete almak
- nezaret etmek
Birleşik Kelimeler: nezarethane
SADARET (Kelime Kökeni: Arapça ṣadāret)
- Sadrazamlık
ŞETARET (Kelime Kökeni: Arapça şeṭāret)
-
Sevinç, şenlik, neşe
Davudi sesi, şetareti, terbiyesi kendisini hem kadınlara hem erkeklere sevdirmişti. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
TİCARET (Kelime Kökeni: Arapça ticāret)
-
Ürün, mal vb. alım satımı
Ne ziraat ne ticaret için kâfi nüfus kaldı. - Falih Rıfkı Atay
-
Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği
Yolcuların çoğu çıkmış, artık ticareti dönüşe bıraktım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Bu etkinlikle ilgili bilim
- Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr
Birleşik Kelimeler: ticaret ataşesi, ticaret borsası, ticaret coğrafyası, ticaret filosu, ticaret gemisi, ticarethane, ticaret işletmesi, ticaret limanı, ticaret mahkemesi, ticaret merkezi, ticaret odası, ticaret sicili, dış ticaret, bavul ticareti, kadın ticareti, nüfuz ticareti
HAKARET (Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳāret)
- Onur kırma, onura dokunma
-
Küçültücü söz veya davranış
Hakaretlerle bağırarak haşlıyor ve onlara ambarda ve güvertedeki yerlerini gösteriyordu. - Yahya Kemal Beyatlı
Ata Sözleri ve Deyimler
- hakaret etmek
- hakaret görmek
- hakaret saymak
HARARET (Kelime Kökeni: Arapça ḥarāret)
-
Sıcaklık
İspirto tatlı bir hararetle midesini alazladı. - Refik Halit Karay
-
Susama, susuzluk
Çay, harareti giderir.
-
Coşkunluk, ateşlilik
Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı, - Peyami Safa
Ata Sözleri ve Deyimler
- hararet basmak
- hararet kesmek (veya söndürmek)
- hararet vermek
MAZERET (Kelime Kökeni: Arapça maʿẕeret)
- Özür
-
Bahane
Kabahatime mazeret, haklı sebep aramıyorum. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- mazeret bulmak
Birleşik Kelimeler: mazeret kâğıdı
TAHARET (Kelime Kökeni: Arapça ṭahāret)
- Temizlik, temiz olma
- Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra suyla temizlenme
- İslam dini inanışlarına uygun olarak yapılan temizlik
Ata Sözleri ve Deyimler
- taharet almak
Birleşik Kelimeler: taharet bezi, taharet borusu
ZARURET (Kelime Kökeni: Arapça żarūret)
-
Zorunluluk
Kültür hâkim olduktan sonra sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor. - Falih Rıfkı Atay
- Gereklilik
-
Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik
Kıyafetinden dışarlıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın kahvelerden birine girdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: fakruzaruret
CESARET (Kelime Kökeni: Arapça cesāret)
- Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven
-
Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği
Bütün halk türküleri gibi ölenin örnek cesaretini öven türkülerdi bunlar. - Necati Cumalı
- Cüret
- Atılganlık
Ata Sözleri ve Deyimler
- cesaret almak (veya bulmak)
- cesarete gelmek
- cesaret etmek
- cesaret gelmek
- cesaret göstermek
- cesaretini kırmak
- cesaretini toplamak
- cesaret vermek
BEŞARET (Kelime Kökeni: Arapça beşāret)
- Muştu
MAHARET (Kelime Kökeni: Arapça mahāret)
-
Beceri
Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir. - Cemil Meriç
Ata Sözleri ve Deyimler
- maharet kazanmak
ZİYARET (Kelime Kökeni: Arapça ziyāret)
-
Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme
Haftada iki gece ziyaretine giderdik. - Halit Fahri Ozansoy
- Bir yeri görmeye gitme
Ata Sözleri ve Deyimler
- ziyaret etmek
Birleşik Kelimeler: ziyaret yeri, bayram ziyareti, iadeiziyaret