Rat ile Biten 7 Harfli Kelimeler

RAT ile biten 7 harfli 15 kelime bulunuyor. Sonu RAT olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Rat ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Rat olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZUHURAT16, HAŞERAT14, BAHARAT13, İNFİRAT13, HAMARAT12, HATIRAT12, KÜSURAT11, KAZURAT11, ITTIRAT9, NADİRAT9, OTOKRAT9, KONTRAT8, TEOKRAT8, TAMİRAT8, NAKARAT7

NAKARAT (Kelime Kökeni: Arapça naḳarāt)

[isim]

[müzik]

  • Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak

    Şirket vapurları, bir şarkının nakaratı gibi ikide bir geçerlerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

[mecaz]

  • Çok sık tekrarlanan, bundan dolayı bıkkınlık vererek önemini yitiren söz

    Bir yandan da Necla 'Ay yoruldu, ay hastalanacak, ay ölecek' diye eski nakaratına devam ediyor. - Haldun Taner

[edebiyat]

  • Bir şiirin içinde iki veya daha çok kez tekrarlanan bölüm

KONTRAT (Kelime Kökeni: Fransızca contrat)

[isim]

[hukuk]

  • Sözleşme

    Onunla, kontratı imzalamaya geldiğim zaman tanıştım. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kontrat yapmak

Birleşik Kelimeler: kira kontratı

TEOKRAT (Kelime Kökeni: Fransızca théocrate)

[isim]

  • Teokrasiye dayanan iktidar sahibi kimse

TAMİRAT (Kelime Kökeni: Arapça taʿmīrāt)

[isim]

  • Onarım

    Hâlbuki ev sahibi tamirattan kaçınıyor. - Nazım Hikmet

ITTIRAT (Kelime Kökeni: Arapça iṭṭirād)

[isim]

[eskimiş]

  • Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma

NADİRAT (Kelime Kökeni: Arapça nādirāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Seyrek, az görülen, az bulunan şeyler veya durumlar

    Ne yalan söyleyeyim, be birader, ben doktora nadirattan giderim. - Nazım Hikmet

OTOKRAT (Kelime Kökeni: Fransızca autocrate)

[sıfat]

  • Siyasal kudreti elinde bulunduran (hükümdar)

KÜSURAT (Kelime Kökeni: Arapça kusūrāt)

[isim]

  • Artan, geriye kalan parçalar, kesirler

KAZURAT (Kelime Kökeni: Arapça ḳāẕūrāt)

[isim]

[eskimiş]

[biyoloji]

  • Dışkı

HAMARAT (Kelime Kökeni: Arapça ḥımāre)

[sıfat]

  • Çalışkan, becerikli, elinden iyi iş gelen

    Durup dinlenmeksizin çalışan hamarat bir kadındı. - Yahya Kemal Beyatlı

HATIRAT (Kelime Kökeni: Arapça ḫāṭirāt)

[isim]

  • Anılar

    Hatıratım yalnız benim değil biraz da tarihin, münhasıran tarihindir. - Necip Fazıl Kısakürek

BAHARAT (Kelime Kökeni: Arapça bahārāt)

[isim]

  • Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II)

    Alttan alta, keskin bir baharat kokusu hissediliyor. - Attila İlhan

İNFİRAT (Kelime Kökeni: Arapça infirād)

[isim]

[eskimiş]

  • Topluluktan ayrı durma

HAŞERAT (Kelime Kökeni: Arapça ḥaşerāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Böcekler

    Ağustos böceklerinin ninnileri, dızdızlarının ahengi sanki bu karanlık gölgelerde saklı haşeratı uyutuyordu. - Ömer Seyfettin

[mecaz]

  • Değersiz ve zararlı kimseler

ZUHURAT (Kelime Kökeni: Arapça ẓuhūrāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular

    Benim oraya gitmem zuhurata bağlıdır.