Paz ile Başlayan Kelimeler

PAZ ile başlayan 29 kelime bulunuyor. Başında PAZ olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Paz ile biten kelimeler. İçinde paz olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

PAZARLAMACILIK27

11 Harfli Kelimeler

PAZARLIKSIZ24, PAZARLAMACI23, PAZARLAŞMAK22, PAZARLANMAK19

10 Harfli Kelimeler

PAZARCILIK22, PAZARLIKÇI22, PAZARLAŞMA21, PAZUBENTLİ20, PAZARLIKLI19, PAZARLAMAK18, PAZARLANMA18

9 Harfli Kelimeler

PAZARBAŞI22, PAZARYOLU20, PAZARYERİ18, PAZARLAMA17, PAZARTESİ17

8 Harfli Kelimeler

PAZARCIK19, PAZUBENT18, PAZARLIK16, PAZARLAR15

7 Harfli Kelimeler

PAZISIZ20, PAZVANT20, PAZARCI18

6 Harfli Kelimeler

PAZVAL19, PAZILI15

5 Harfli Kelimeler

PAZAR12, PAZEN12

4 Harfli Kelimeler

PAZI12

PAZAR (Kelime Kökeni: Farsça bāzār)

[isim]

  • Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer

    Perşembe pazarı. Salı pazarı.

  • Belli bir şeyin satıldığı yer

    Balık pazarı.

  • Alışveriş

    Allah hayırlı pazar versin.

  • Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün

    Pazar sabahı odalarına çay istemişlerdi. - Yusuf Atılgan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • pazara çıkarmak
  • pazar ola!

Birleşik Kelimeler: pazarbaşı, pazar kayığı, açık pazar, dış pazar, iç pazar, kara pazar, pazar yeri, akşam pazarı, amele pazarı, avrat pazarı, balık pazarı, bitpazarı, can pazarı, çarşamba pazarı, çiçek pazarı, esir pazarı, sosyete pazarı, tutsak pazarı

[isim]

  • Rize iline bağlı ilçelerden biri
  • Tokat iline bağlı ilçelerden biri

PAZEN (Kelime Kökeni: Fransızca basin)

[isim]

  • Dokuması kalın, sık ve yumuşak, bir tür pamuklu bez

PAZI

[isim]

[bitki bilimi]

  • Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yaban pancarı, yabani ıspanak (Beta vulgaris varcicla)

Birleşik Kelimeler: yaban pazısı

[isim]

  • Kolun omuz ile dirsek arasındaki bölümünde bulunan, şişkince kas kitlesi

    Pazılarına pek güvendiği için bu kürek oynatılmayan havada adayı dolaşmaya kalkar. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: pazı kemiği

[isim]

  • Bir ekmeklik hamur topağı, beze

PAZARLAR

[isim]

  • Kütahya iline bağlı ilçelerden biri

PAZILI

[sıfat]

  • Pazısı olan

    Gözleri geniş omuzlu, demir pazılı Hüseyin'deydi. - Halide Edip Adıvar

PAZARLIK

[isim]

  • Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme
  • Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi

    Yakından ise biraz acayip pazarlığını giymiş, fazla süslenmiş gibiydi. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılan görüşme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • pazarlığa girişmek
  • pazarlığı pişirmek
  • pazarlık etmek

Birleşik Kelimeler: götürü pazarlık, pastavla pazarlık, peşin pazarlık, Yahudi pazarlığı

PAZARLAMA

[isim]

  • Pazarlamak işi

[ticaret]

  • Bir ürünün, bir malın, bir hizmetin satışını geliştirmek amacıyla tanıtmayı, paketlemeyi, satış elemanlarının yetişmesini, piyasa gereksinimlerini belirlemeyi ve karşılamayı içeren etkinliklerin bütünü

Birleşik Kelimeler: dış pazarlama

PAZARTESİ

[isim]

  • Pazar ile salı arasındaki gün

    Pazartesi gecesi celepleri güçlükle savdı. - Yusuf Atılgan

PAZARLAMAK

[-i]

[ticaret]

  • Bir ürünü, bir malı, bir hizmeti satacak uygun piyasa bulmak

PAZARLANMA

[isim]

  • Pazarlanmak işi

PAZARYERİ

[isim]

  • Bilecik iline bağlı ilçelerden biri

PAZUBENT (Kelime Kökeni: Farsça bāzū + bend)

[isim]

  • Belli bir amaçla kola geçirilen enli kuşak, kolçak
  • Kol muskası

PAZARCI

[isim]

  • Değişik günlerde kurulan pazarlarda mal satan kimse

PAZARLANMAK

[nesnesiz]

  • Satışa sunulmak

PAZARLIKLI

[sıfat]

  • Pazarlığı olan

Birleşik Kelimeler: pazarlıklı alışveriş, içten pazarlıklı