PASPASÇILIK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

PASPASÇILIK harflerini içeren 6 harfli 25 kelime bulunuyor. 6 harfli PASPASÇILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

PASPAS16, PASPAL15, SAPÇIK15, APAÇIK14, ÇIPLAK14, ÇAPALI14, PLAKÇI14, PAÇALI14, PLAÇKA13, KAPILI12, AÇKILI11, AÇISAL11, ALPAKS11, ÇAKILI11, ISKAÇA11, ILIKÇA11, KAPALI11, PASKAL11, SALPAK11, ALIKÇA10, ALAÇIK10, ASKILI9, KASSIL9, KASALI8, SAKALI8

KASALI

[sıfat]

  • Kasası olan

SAKALI

[sıfat]

  • Saka hastalığına tutulmuş

    İçlerinden biri sakalı bir at gibi fena fena öksürüyordu. - Refik Halit Karay

ASKILI

[sıfat]

  • Askısı olan

    Askılı, uzun, tiril tiril bir elbise giymişti. - Elif Şafak

KASSIL

[sıfat]

[biyoloji]

  • Kasla ilgili olan

Birleşik Kelimeler: kassıl duyumlar

ALIKÇA

[sıfat]

  • Alık benzeri

    Yüzünde hayli alıkça denebilecek bön bir mutluluk ifadesi vardı. - Murathan Mungan

[zarf]

  • (alı'kça) Alık olana yaraşır bir biçimde

    O andaki hayretimi hatırladıkça / Rejisöre bakakaldım öyle alıkça. - Enis Behiç Koryürek

ALAÇIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak

    Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı. - Yaşar Kemal

  • Keçeden yapılan çadır

AÇKILI

[sıfat]

  • Açkı yapılmış, perdahlanmış, perdahlı

AÇISAL

[sıfat]

  • Açı ile ilgili, zaviyevi

Birleşik Kelimeler: açısal bölge, açısal çap, açısal hız, açısal ivme, açısal sapma, açısal uzaklık, açısal yol

ALPAKS (Kelime Kökeni: Fransızca alpax)

[isim]

  • Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı

ÇAKILI

[sıfat]

  • Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş

    Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Çakılmış, bir şeye bağlı

    Genç kadın, forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu. - Feridun Fazıl Tülbentçi

  • Yeri değişmez, sabit

    Gülnaz için için ağlıyor, gözleri hep öyle döşemeye çakılı. - Emine Işınsu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çakılı kalmak

ISKAÇA (Kelime Kökeni: İtalyanca scazza)

[isim]

[denizcilik]

  • Yelkenli gemilerde direklerin alt uçlarının içine oturtulduğu yuva

ILIKÇA

[sıfat]

  • Biraz ılık, ılıcak

KAPALI

[sıfat]

  • Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı

    Şimdi oğlunu kanlı göğsü, kapalı gözleri, mor dudaklarıyla görür gibi oluyordu. - Nazım Hikmet

  • Geçilmez durumda olan
  • Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri)
  • Başı örtülü (kadın)
  • Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem
  • Gizli, saklı

    Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir.

  • Açık olmayan (giyecek)

    Damalı bir eteklik, açık mavi kapalı bir yün kazak giymişti. - Necati Cumalı

  • Bulutlu, karanlık (hava)

    Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]

  • İçe dönük yaradılışta olan

    Ateşoğlu ile yirmi yıldır denizde yoldaşlık ederim. Ben böyle kapalı adama hiç rastlamadım. - Halikarnas Balıkçısı

[mecaz]

  • Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan

    Ayrıca ben, oldukça kapalı bir çevrede yetişmiştim. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kapalı geçmek
  • kapalı olmak
  • kapalı yetişmek

Birleşik Kelimeler: kapalı bölge, kapalı çarşı, kapalı devre, kapalı duruşma, kapalı gişe, kapalı görüş, kapalı hava, kapalı hece, kapalı kalp ameliyatı, kapalı kutu, kapalı oturum, kapalı rejim, kapalı tohumlular, kapalı toplum, kapalı tribün, kapalı yer korkusu, kapalı yüzme havuzu, gözü kapalı, ucu kapalı, üstü kapalı

PASKAL (Kelime Kökeni: Rumca)

[sıfat]

  • Pandomim oyununda palyaço gibi boyanmış komik

    Eli süpürgeli paskal, tuhaflıklar yaparak seyircileri güldürürdü. - Müsahipzade Celâl

SALPAK

[sıfat]

  • Salpa

    Salpak kız, ayağının altına baksana! - Sermet Muhtar Alus