Pa ile Başlayan 4 Harfli Kelimeler

PA harfleri ile başlayan 4 harfli 17 kelime bulunuyor. Başında PA olan 4 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "pa ile biten 4 harfli kelimeler. İçinde Pa olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

PAHA12, PAPA12, PAZI12, PAÇA11, PAŞA11, PASO10, PAYE10, PALU9, PANO9, PARS9, PAKT8, PALA8, PARA8, PARE8, PARK8, PATA8, PA8

PAKT (Kelime Kökeni: Fransızca pacte)

[isim]

  • Antlaşma

    Balkan Paktı.

Birleşik Kelimeler: saldırmazlık paktı

PALA (Kelime Kökeni: İtalyanca pala)

[isim]

  • Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç

    Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu. - Falih Rıfkı Atay

  • Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü
  • Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste

Ata Sözleri ve Deyimler

  • pala çalmak (veya sallamak)
  • pala çekmek
  • pala sürtmek

Birleşik Kelimeler: pala bıyık

[isim]

[halk ağzında]

  • Bez parçalarından dokunan basit kilim veya yaygı

    Kendi ürettiği kocaman sürünün yünlerinden Fadime Nine ne güzel palalar dokumuş. - Halide Edip Adıvar

  • Eski, kullanılmış eşya veya giysi

PARA (Kelime Kökeni: Farsça pāre)

[isim]

[ekonomi]

  • Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit

    Çıkarken elini göğsüne sokup bir kese çıkardı, keseden alabildiği kadar para alıp delikten attı. - Fikret Otyam

  • Kazanç

    Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir. - Sait Faik Abasıyanık

[eskimiş]

  • Kuruşun kırkta biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • para akmak
  • para basmak
  • para bozmak
  • para çekmek
  • para çıkarmak
  • para çıkışmamak
  • paradan çıkmak
  • para dökmek (veya akıtmak)
  • para dönmek
  • para etmek
  • para etmemek
  • para getirmek
  • para ile değil
  • para ile değil, sıra ile
  • para kesmek
  • para kırmak
  • paranın üstü
  • paranın yüzü sıcaktır
  • para parayı çeker
  • para peşin, kırmızı meşin
  • para saçmak
  • para saymak
  • parasını çekmek
  • parasını çıkarmak
  • parasını sokağa atmak
  • parasını yemek
  • parasıyla rezil olmak
  • para sızdırmak (veya koparmak)
  • para tutmak
  • paraya çevirmek
  • paraya kıymak
  • paraya para (veya pul) dememek
  • para yapmak
  • paraya sıkışmak
  • para yatırmak
  • para yedirmek
  • para yemek
  • parayı araya değil, paraya vermeli
  • parayı basmak (veya bastırmak)
  • parayı denize atmak
  • parayı veren düdüğü çalar

Birleşik Kelimeler: para aktarımı, para arzı, para babası, para basma, para birimi, para canlısı, para cezası, para çantası, para değişimi, para dolaşımı, paragöz, para kısıtlaması, para pul, para şişkinliği, anapara, artı para, beş para, bloke para, bozuk para, büyük para, cari para, çürük para, demir para, haram para, hazır para, kâğıt para, kara para, kırk para, madenî para, nakit para, on para, sağlam para, sağ para, sıcak para, taze para, temiz para, tutulmuş para, ufak para, yüz para, başlık parası, boyunduruk parası, ekmek parası, hava parası, kahve parası, kan parası, kefen parası, palamar parası, uğur parası, yakıt parası, yol parası

PARE (Kelime Kökeni: Farsça pāre)

[isim]

[eskimiş]

  • Parça, kısım
  • Tane, adet

    Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi / Yeni doğmuş ayı gördükleri yerden geliyor - Yahya Kemal Beyatlı

Birleşik Kelimeler: pare pare, ciğerpare, palaspare, şekerpare, varakpare, yekpare

PARK (Kelime Kökeni: Fransızca parc)

[isim]

  • Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli bahçe

    Park ismi de güzel ya, millet bahçesi uzunca ama daha güzel. - Sait Faik Abasıyanık

  • Otopark
  • Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi
  • Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • park etmek

Birleşik Kelimeler: park saati, park sayacı, park yeri, lunapark, millî park, otopark, ağaç parkı, botanik parkı, makine parkı, su parkı

PATA (Kelime Kökeni: İtalyanca patta)

[isim]

  • Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • pata çakmak
  • pata gelmek
  • pata olmak

PATİ

[isim]

  • Kedi, köpek vb. hayvanların ön ayağı

[halk ağzında]

  • Küçük çocuk ayağı

PALU

[isim]

  • Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri

PANO (Kelime Kökeni: Fransızca panneau)

[isim]

  • Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha
  • Elektrikle çalışan araçların kontrol ve komuta düğmeleri, ekran, sinyal lambası vb. parçalarının bir arada toplandığı bölüm
  • Ağaç duvar kaplamalarına veya tavanlara süs işin konulan resim
  • Hafif malzemeden yapılan ve iki yüzü kontrplakla kaplanan levha

    Odasına gelirken paravanaya çarpmış, panoyu omuzlamıştı. - Tarık Buğra

  • Üzerine bir tablo yapmak için hazırlanmış meşe, ıhlamur veya çam ağacından levha

[madencilik]

  • Önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işletilen maden alanı

Birleşik Kelimeler: ilan panosu, şalter panosu

PARS (Kelime Kökeni: Farsça pārs)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kedigillerden, genellikle Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan, leopar, panter, pelenk (Panthera pardus)

PASO (Kelime Kökeni: İtalyanca passo)

[isim]

  • Bir kimsenin, herhangi bir ücretin bütününden veya bir bölümünden muaf tutulduğunu gösteren belge

[argo]

  • Sürekli

PAYE (Kelime Kökeni: Farsça pāye)

[isim]

[eskimiş]

  • Rütbe

    Lalalık, kavaslık derecelerinden kalfalık payesine yükseldiği bir sırada İsmail'in oğlu yanımdan uzaklaştırıldı, gitti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Derece, aşama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • paye vermek

PAÇA (Kelime Kökeni: Farsça pāçe)

[isim]

  • Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm
  • Kasaplık hayvanların ayağı
  • Bu ayaktan yapılan çorba

Ata Sözleri ve Deyimler

  • paçalarından akmak
  • paçalarından kibarlık akmak
  • paçaları sıvamak
  • paçasından tutup atmak
  • paçasını çekecek (veya toplayacak) hâli olmamak
  • paçası tutuşmak
  • paçayı kaptırmak
  • paçayı kurtarmak (veya sıyırmak)

Birleşik Kelimeler: paça günü, paça kasnak, paçası düşük, bol paça, boru paça, çalapaça, dar paça, duble paça, düz paça, geniş paça, İspanyol paça, yaka paça

PAŞA

[isim]

[askerlik]

  • Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan

    Talat Paşa. Ziya Paşa.

[askerlik]

  • Cumhuriyet döneminde general

    Yanımdakilerden bu sarışın ve kibar tavırlı paşanın kim olduğunu sordum. - İbrahim Alâeddin Gövsa

[sıfat]

[mecaz]

  • Uslu, ağırbaşlı

    O ne paşa çocuk.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • paşa gibi yaşamak
  • paşa gönlü bilir
  • paşa olmak

Birleşik Kelimeler: paşa ağacı, paşababa, paşaçadırı, paşa çayı, paşa kapısı, paşa paşa, paşazade, kaptan paşa, kaptanpaşakuzusu

PAHA (Kelime Kökeni: Farsça bahā)

[isim]

  • Değer, fiyat, eder

Ata Sözleri ve Deyimler

  • paha biçilmez
  • paha biçmek
  • pahasına
  • pahaya çıkmak
  • pahaya geçmek

Birleşik Kelimeler: ateş pahası, kan pahası, us pahası, can pahasına, yok pahasına