Ov ile Başlayan Kelimeler

OV ile başlayan 28 kelime bulunuyor. Başında OV olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ov ile biten kelimeler. İçinde ov olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

OVUŞTURMAK23

9 Harfli Kelimeler

OVUŞTURMA22, OVDURTMAK20, OVALANMAK17, OVALATMAK17

8 Harfli Kelimeler

OVDURTMA19, OVDURMAK19, OVALATMA16, OVALANMA16, OVALAMAK16

7 Harfli Kelimeler

OVDURMA18, OVULMAK16, OVUNMAK16, OVALAMA15, OVERLOK15

6 Harfli Kelimeler

OVOGON19, OVASIZ18, OVACIK17, OVUNMA15, OVULMA15, OVOLİT14, OVALIK14

5 Harfli Kelimeler

OVMAÇ16, OVMAK13, OVALI13

4 Harfli Kelimeler

OVMA12, OVAL11

3 Harfli Kelimeler

OVA10

OVA

[isim]

  • Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı

    Birdenbire, ovaların sessizliği içinde dalga dalga yükselen bir türkü başladı. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

OVAL (Kelime Kökeni: Fransızca ovale)

[sıfat]

  • Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi

[matematik]

  • Özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu şekil

OVMA

[isim]

  • Ovmak işi

OVMAK

  • Bir şeyin üzerine bastırarak el gezdirmek

    Şakaklarını, bileklerini kolonya ile ovdum. - Sermet Muhtar Alus

  • Bir yere bir şeyi kuvvetle sürterek temizlemek

    Tencereyi ovmak. Tahtaları ovmak.

OVALI

[sıfat]

  • Ovada yaşayan, ova halkından olan

OVOLİT (Kelime Kökeni: Fransızca oolithe)

[isim]

[jeoloji]

  • İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker

OVALIK

[sıfat]

  • Ovası olan, ovalarla kaplı

    Ovalık memleket.

OVALAMA

[isim]

  • Ovalamak işi

    Alnına ve şakaklarına soğuk su serperek başını ovalamaya devam etti. - Peyami Safa

OVERLOK (Kelime Kökeni: İngilizce overlock)

[isim]

  • Kumaş, halı, kilim vb.nin kenarına makine ile yapılan sıkı, zikzaklı dikiş

OVUNMA

[isim]

  • Ovunmak işi

OVULMA

[isim]

  • Ovulmak işi

OVALATMA

[isim]

  • Ovalatmak işi

OVALANMA

[isim]

  • Ovalanmak işi

OVALAMAK

[-i]

  • Ellerini bir şeye veya birbirine sürtmek

    Kocası okurken gözleriyle satırları takip ediyor, elleriyle boncuk çantasını ovalıyordu. - Ömer Seyfettin

  • Sertçe ovmak

    Çok geceler gözlerimi ovalaya ovalaya uykumu dağıtmaya çalışır, kendimi güç tutarak verilen işleri yapmaya uğraşırdım. - Etem İzzet Benice

  • Ezmek veya ufak parçalara ayırmak

OVULMAK

[nesnesiz]

  • Ovma işine konu olmak

    Tavanlar bir sabunla ovulmaktan parıl parıl parlıyor. - Ömer Seyfettin