OSMANLICACILIK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler

OSMANLICACILIK harflerini içeren 8 harfli 27 kelime bulunuyor. 8 harfli OSMANLICACILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

CAMCILIK17, OSMANCIK15, ACINILMA14, ACILILIK14, ACIKILMA14, ALICILIK14, KILICINA14, MALCILIK14, SANCIMAK14, SALCILIK14, AKILLICA13, SALINCAK13, CANLILIK13, OLASILIK12, SIKILAMA12, ISLANMAK11, SOLLAMAK11, SONLAMAK11, SANILMAK11, SALMALIK11, SAMANLIK11, SALINMAK11, ASLANLIK10, KLONLAMA10, KOLLANMA10, KILLANMA10, OLANAKLI10

ASLANLIK

[isim]

  • Yiğitlik, cesaretlilik

KLONLAMA

[isim]

[biyoloji]

  • Kopyalama

KOLLANMA

[isim]

  • Kollanmak işi

KILLANMA

[isim]

  • Kıllanmak işi

OLANAKLI

[sıfat]

  • Olma ihtimali bulunan, kabil

    Onu dinledikten sonra olanaklı olduğunca ilişkimizi gizleyerek Mine'nin başına gelenleri anlatıyorum. - Ahmet Ümit

ISLANMAK

[nesnesiz]

  • Islak duruma gelmek

    Sayfalar ıslanmış, mürekkebi dağılmış. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz

SOLLAMAK

[nesnesiz]

  • Bir taşıt, önünden gitmekte olan taşıtın solundan geçmek

    Emirgân iskelesinin oralarda, ansızın sollayan serseri bir kamyondan kıl payı kurtuldu. - Attila İlhan

SONLAMAK

[-i]

  • Bitirmek, sonuçlandırmak, sona erdirmek, noktalamak

SANILMAK

[nesnesiz]

  • Düşünülmek, olabileceğine inanılmak, zannedilmek, zannolunmak

    Oraya çıktıktan sonra saatlerce oynadığımız sanılmasın. - Ayla Kutlu

SALMALIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Otlak

SAMANLIK

[isim]

  • Saman konulan yer

    Onu evvela kendi çiftliğinin samanlığında hapsetmişler. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

SALINMAK

[nesnesiz]

  • Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek

    Vücudu o kadar narindi ki hafif rüzgârlarla sallanan salkım söğütler gibi oradan oraya salınıyor. - Sait Faik Abasıyanık

[-e]

  • Salma işine konu olmak

    İlaçlar yazıldı. Eczaneye adam salındı. - Memduh Şevket Esendal

OLASILIK

[isim]

  • Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal

    O gün biyolojicinin yazılı yapma olasılığı vardı. - Çetin Altan

[felsefe]

  • O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu

Birleşik Kelimeler: olasılık hesabı

SIKILAMA

[isim]

  • Sıkılamak işi

AKILLICA

[sıfat]

  • Akla yakın, doğru, makul

    Ne yaparsanız yapın, yeter ki akıllıca olsun, demiş, çıkmış işin içinden! - Bedri Rahmi Eyuboğlu

[zarf]

  • (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane

    Akıllıca konuştu.