Oran ile Başlayan Kelimeler

ORAN ile başlayan 18 kelime bulunuyor. Başında ORAN olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Oran kelimesinin anlamı nedir? Oran ile biten kelimeler. İçinde oran olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

ORANTISIZLIK20, ORANTILANMAK15

11 Harfli Kelimeler

ORANTILAMAK14, ORANTILANMA14

10 Harfli Kelimeler

ORANSIZLIK17, ORANTILAMA13

9 Harfli Kelimeler

ORANTISIZ16, ORANGUTAN15, ORANLAMAK11

8 Harfli Kelimeler

ORANTILI11, ORANLAMA10

7 Harfli Kelimeler

ORANSIZ13

6 Harfli Kelimeler

ORANCA10, ORANTI8, ORANLI8, ORANLA7

5 Harfli Kelimeler

ORANJ15

4 Harfli Kelimeler

ORAN5

ORAN

[isim]

  • Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo

    Yerli oyunların çeviri oyunlara oranı değişti ve yükseldi. - Metin And

  • İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, orantı, tenasüp
  • Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin

[matematik]

  • İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı

    Üçün sekize oranı.

Birleşik Kelimeler: oran dışı, benzeşim oranı, doğum oranı, faiz oranı, ölüm oranı, vergi oranı

ORANLA

[zarf]

  • Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten

    Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde. - Salâh Birsel

ORANTI

[isim]

  • Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, orantı, tenasüp

[matematik]

  • Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta

Birleşik Kelimeler: doğru orantı

ORANLI

[sıfat]

  • Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin

ORANLAMA

[isim]

  • Oranlamak işi, tahmin, kıyas

ORANCA

[zarf]

  • Oran bakımından, orana göre

ORANLAMAK

[-i]

  • Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek
  • Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek
  • Karşılaştırmak, kıyaslamak

[-i]

[-le]

  • Eşit tutmak

ORANTILI

[sıfat]

  • Aralarında orantı bulunan, mütenasip

    Üstelik kişilikleri, liderlik nitelikleri, güçleri ve güzellikleriyle de orantılı değildir. - Cahit Külebi

  • Bir orantıyla ilgili olan

    Gazetecilik de spor da o kitlelerin genel seviyesiyle doğrudan orantılıdır. - Haldun Taner

[matematik]

  • Bir niceliğin iki, üç, ... kez çoğalması veya azalması, başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa `bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır` denir

Birleşik Kelimeler: doğru orantılı

ORANTILAMA

[isim]

  • Orantılamak işi veya durumu

ORANSIZ

[sıfat]

  • Kendinde oran bulunmayan, nispetsiz

ORANTILAMAK

[-i]

  • Orantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek

ORANTILANMA

[isim]

  • Orantılanmak işi veya durumu

ORANTILANMAK

[nesnesiz]

  • Orantılı olarak düşünülmek

ORANGUTAN (Kelime Kökeni: Fransızca orang-outang)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Maymunlar takımının Sumatra ve Borneo’da yaşayan, kahverengi kıllı, sivri başlı, küçük kulaklı, kalın dudaklı bir memeli türü.

ORANTISIZ

[sıfat]

  • Orantısı olmayan