Ol ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

OL harfleri ile başlayan 6 harfli 16 kelime bulunuyor. Başında OL olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ol ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Ol olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

OLGUCU16, OLAĞAN14, OLUŞUM13, OLİVİN13, OLEFİN13, OLUŞUK12, OLUŞMA12, OLAMAZ11, OLTACI11, OLACAK10, OLUMLU10, OLAYLI10, OLANCA10, OLUNMA9, OLUKLU9, OLANAK7

OLANAK

[isim]

  • İmkân

    Olanakların, olasılıkların bir sonu bulunabilirdi belki zamanla. - Yusuf Atılgan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • olanak sağlamak (veya tanımak)

OLUNMA

[isim]

  • Olunmak işi veya durumu

OLUKLU

[sıfat]

  • Oluğu olan

    Kiremitlerin rengi, oluklu şekli dillerde gezerken kapısını söküp yeniledi. - Lâtife Tekin

  • Üstünde yol yol olukları bulunan

    Oluklu sac. Oluklu mukavva.

OLACAK

[sıfat]

  • Olması, yapılması uygun olan

    Bu olacak iş mi?

[isim]

  • Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey

    Olmuşa değil, olacağa bak!

[isim]

  • Olmasının önüne geçilemeyen durum

    İş olacağına varır.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • olacak gibi değil
  • olacakla öleceğe çare bulunmaz
  • olacak o kadar

OLUMLU

[sıfat]

  • Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif

    Spor sayfalarını okuyarak toplumumuzdaki olumlu gelişmeleri de izleyebilirsiniz. - Necati Cumalı

  • Yapıcı

    Olumlu tip, olumlu sanat diye bir şeyler tutturmuşlardı. - Necati Cumalı

  • Onaylayan, kabul eden, lehte olan

    Olumlu bir cevap.

  • Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif
  • Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı

[dil bilgisi]

  • Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle)

Birleşik Kelimeler: olumlu cümle, olumlu eylem, olumlu fiil, olumlu tümce

OLAYLI

[sıfat]

  • Olayı olan, olay çıkmış olan, hadiseli

    Olaylı bir toplantı.

OLANCA

[sıfat]

  • Bütün, elde bulunanın hepsi

    Küçücük yaşta, büyüklüğün olanca gaileleri kendi üzerlerine yığılmış kimseler görülür. - Ahmet Midhat

OLAMAZ

[sıfat]

  • Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün

    Havada uçmak, eskiden insan için olamaz sanılırdı.

[ünlem]

  • Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz

OLTACI

[isim]

  • Balık avı gereci satan kimse
  • Olta ile balık avlamada usta kimse

OLUŞUK

[sıfat]

  • Oluşmuş

[isim]

[jeoloji]

  • Bir jeoloji döneminde meydana gelmiş katmanlar dizisi

    Üçüncü zaman oluşukları.

Birleşik Kelimeler: karasal oluşuk

OLUŞMA

[isim]

  • Oluşmak işi, teşekkül

    Meşrutiyet Dönemi'nde tiyatro eserlerinin oluşmasında iki önemli etki buluyoruz. - Metin And

OLUŞUM

[isim]

  • Oluşma işi, teşekkül, teşkil

[gök bilimi]

[jeoloji]

  • Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci

Birleşik Kelimeler: sosyal oluşum

OLİVİN (Kelime Kökeni: Fransızca olivine)

[isim]

[jeoloji]

  • Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat, peridot

OLEFİN (Kelime Kökeni: Fransızca oléfine)

[isim]

[kimya]

  • Etilen gibi yapısına başka bir öge veya kök sokulabilen, karbonlu hidrojenlerin genel adı

OLAĞAN

[sıfat]

  • Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı

    Dilimizi doğru yazmak, doğru konuşmak olağan değil ulusal bir görevdir. - Tarık Buğra

  • Alışılmış olan, normal

    Mutluluğa, bolluğa alışmayacak, bunları olağan görmeyecek insan yoktur. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: olağan dışı, olağanüstü