Nık ile Biten Kelimeler

NIK ile biten 23 kelime bulunuyor. Sonu NIK olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde nık olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

DARMADAĞINIK26

10 Harfli Kelimeler

BUSBULANIK18

9 Harfli Kelimeler

KARAYANIK12

8 Harfli Kelimeler

MANCINIK14, TOPLANIK14

7 Harfli Kelimeler

DAĞINIK18, SIĞINIK18, YAYINIK13, KAPANIK12, KAÇINIK12, BULANIK11, TIKANIK9

6 Harfli Kelimeler

ÇIRNIK11, ZIRNIK11, CIRNIK11, UYANIK10

5 Harfli Kelimeler

SINIK8, YANIK8, KINIK7, SANIK7, KANIK6, TANIK6

4 Harfli Kelimeler

ANIK5

ANIK

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hazır

[isim]

[bitki bilimi]

  • Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora)

KANIK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Kanaatkâr
  • Tokgözlü

TANIK

[isim]

  • Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit

    Aksini söyleyen bir tanık da çıkmamıştı. - Tarık Buğra

[hukuk]

  • Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tanık olmak

Birleşik Kelimeler: tanık tepe, yalancı tanık, görgü tanığı

KINIK

[isim]

[tarih]

  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri

[isim]

  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

SANIK

[isim]

[hukuk]

  • Suçlu olduğu sanılarak mahkemeye sevk edilmiş kimse, maznun

    Reis, salonu boşalttı ve idam kararını da sanıkların gıyabında okudu. - Necip Fazıl Kısakürek

SINIK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Kırık, çıkık
  • Yenilmiş, bozguna uğramış

YANIK

[sıfat]

  • Yanmakta olan

    Binada yanık lamba bırakmayın.

  • Yanmış olan

    Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu. - Reşat Enis

  • Rengi koyulaşmış

    Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız. - Sait Faik Abasıyanık

  • Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk

    Yanık bir çocuk.

  • Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan

[mecaz]

  • Bıkkın, üzüntülü, dertli

[mecaz]

  • Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili

    Aşk söyletir en yanık türküleri / Ay buluta girdiği gecelerde - Cahit Sıtkı Tarancı

[isim]

  • Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz

    Halıdaki yanığı ördürmeli.

[isim]

  • Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yanık kokmak

Birleşik Kelimeler: yanık rüzgâr, yanık ses, bağrı yanık, karayanık, yüreği yanık, amele yanığı, gece yanığı, güneş yanığı

TIKANIK

[sıfat]

  • Tıkanmış olan

    Her adımın bir merdiven basamağındaki boğuk ve tıkanık gürültüsü kulağında sonu gelmeyen bir akisle uzuyordu. - Peyami Safa

UYANIK

[sıfat]

  • Uyumamış, bidar

    Uyuyor mu uyanık mı kestiremiyor, uykuyla uyanıklığın sınırlarını bulamıyordu. - Attila İlhan

  • Uykudan uyanmış

[mecaz]

  • Açıkgöz, kurnaz, cingöz

    Ayrıca son derece zeki ve uyanık bir genç kız vardı. - Haldun Taner

[mecaz]

  • Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız

[mecaz]

  • Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili

    Zeki ve uyanık kişilerle dostluk kadar iyi bir şey olamaz. - Salâh Birsel

Birleşik Kelimeler: uyur uyanık

BULANIK

[sıfat]

  • Bulanmış olan, duru olmayan

    Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı. - Falih Rıfkı Atay

  • Bulutlu, kapalı (hava)
  • Açık seçik görünmeyen, net olmayan

    Bulanık görüntü.

  • Donuk, anlamsız, fersiz (bakış)

    Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Niteliği tam anlaşılmayan

    İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[zarf]

  • Bulanmış, duru olmayan bir biçimde

    Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir. - Necip Fazıl Kısakürek

Birleşik Kelimeler: boz bulanık

[isim]

  • Muş iline bağlı ilçelerden biri

ÇIRNIK (Kelime Kökeni: Bulgarca)

[isim]

[denizcilik]

  • Küçük boyda kayık
  • Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli

ZIRNIK (Kelime Kökeni: Farsça zirnīḫ)

[isim]

  • Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası

    Bizde zırnık kalmadı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[kimya]

  • Arsenik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zırnık (bile) koklatmamak
  • zırnık (bile) vermemek

CIRNIK

[isim]

  • Set duvarlarında su akacak delik

KARAYANIK

[isim]

[tıp]

  • Şarbon

KAPANIK

[sıfat]

  • Kapanmış
  • Sisli, bulutlu

    Bütün varlığı bu kapanık havada tıpkı bahçenin son gülleri gibiydi. - Ahmet Hamdi Tanpınar

[mecaz]

  • İç karartıcı, ruh sıkıcı

    Yağmurlardan, rutubetten içinde paslı, kapanık ve sıkıntılı bir duygu belirmişti. - Halide Edip Adıvar

[mecaz]

  • Kaçınık

Birleşik Kelimeler: içe kapanık