NÜKLEOPROTEİN Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

NÜKLEOPROTEİN harflerini içeren 7 harfli 23 kelime bulunuyor. 7 harfli NÜKLEOPROTEİN kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

PÜRİTEN13, ENTROPİ12, KRİPTON12, PROTEİN12, PERİTON12, KREPLİN11, KELEPİR11, PELERİN11, TEPELİK11, NÜKLEON10, KONTROL9, KİLOTON9, NÜKTELİ9, NÜKLEER9, TÜRKELİ9, ÜRETKEN9, ELEKTRO8, REKOLTE8, EKLENTİ7, İLETKEN7, KENETLİ7, TERİLEN7, TEKERLİ7

EKLENTİ

[isim]

  • Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça

    Ondan öğrendiklerim, onun ufku, onun kadar olmasa da birkaç önemli eklenti dışında, bugün de tümüyle geçerlidir. - Reha Mağden

İLETKEN

[sıfat]

[fizik]

  • Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı
  • Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey)

Birleşik Kelimeler: iletken damarlar, yarı iletken

KENETLİ

[sıfat]

  • Kenedi olan
  • Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan

    İnce dudakları birbirine kenetli, taş gibi öylece oturuyor. - Ayşe Kulin

[mecaz]

  • Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış

Birleşik Kelimeler: ağzı kenetli

TERİLEN (Kelime Kökeni: İngilizce terylene)

[isim]

  • Yapay polyester lifleri veya ipliği, tergal

[sıfat]

  • Bu liften yapılan

TEKERLİ

[sıfat]

  • Tekeri olan, tekerlekli

ELEKTRO

[isim]

  • Elektrokardiyografi

REKOLTE (Kelime Kökeni: İtalyanca raccolta)

[isim]

  • Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü

    Bu yılın buğday rekoltesi umulandan çok az.

KONTROL (Kelime Kökeni: Fransızca contrôle)

[isim]

  • Denetleme
  • Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma

    Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır. - Necati Cumalı

  • Yoklama, arama

    Gümrük kontrolü.

  • Denetçi, kontrolör

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kontrol altına almak
  • kontrol altında olmak
  • kontrol altında tutmak
  • kontrol etmek

Birleşik Kelimeler: kontrol kalemi, kontrol kulesi, kontrol saati, doğum kontrolü, kalite kontrolü, sağlık kontrolü

KİLOTON (Kelime Kökeni: Fransızca kilotonne)

[isim]

[matematik]

  • Değeri bin ton olan kütle birimi

NÜKTELİ

[sıfat]

  • Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili

    Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış. - Abdülhak Şinasi Hisar

NÜKLEER (Kelime Kökeni: Fransızca nucléaire)

[sıfat]

[fizik]

  • Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel

Birleşik Kelimeler: nükleer atık, nükleer enerji, nükleer reaktör, nükleer santral, nükleer silah, nükleer tıp

TÜRKELİ

[isim]

  • Sinop iline bağlı ilçelerden biri

ÜRETKEN

[sıfat]

  • Üretme gücü olan, çok üreten

NÜKLEON (Kelime Kökeni: Fransızca nucléon)

[isim]

[fizik]

  • Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı

KREPLİN (Kelime Kökeni: Fransızca crêpeline)

[isim]

  • Çok ince bir tür ipekli kumaş