Nya ile Biten Kelimeler

NYA ile biten 33 kelime bulunuyor. Sonu NYA olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde nya olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

PANDİSPANYA24

9 Harfli Kelimeler

HEGEMONYA21, DARIDÜNYA18, YENİDÜNYA17

8 Harfli Kelimeler

PAVLONYA21, ŞAMPANYA18, GARDENYA16, KUMPANYA16, BARBUNYA15, KAMPANYA15, SARDUNYA14, SAKSONYA13, TRAKUNYA11

7 Harfli Kelimeler

BEGONYA16, MAHUNYA15, İSPANYA14, PETUNYA14, MUDANYA13, LAZANYA12, KOLONYA11, KUMANYA11, TAKUNYA10, LATANYA9, RATANYA9

6 Harfli Kelimeler

PLANYA12, ALANYA8

5 Harfli Kelimeler

FANYA13, DÜNYA11, HANYA11, KONYA8, TONYA8, KENYA7, TENYA7

TENYA (Kelime Kökeni: Fransızca ténia)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Şerit

Birleşik Kelimeler: sığır tenyası

ALANYA

[isim]

  • Antalya iline bağlı ilçelerden biri

KONYA

[isim]

  • Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

TONYA

[isim]

  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

Birleşik Kelimeler: Tonya yağı

LATANYA (Kelime Kökeni: Fransızca latanier)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye (Latania rubra)

RATANYA (Kelime Kökeni: Fransızca ratanhia)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Karabuğdaygillerden, 20-40 santimetre yüksekliğinde, basit yapraklı, kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık (Krameria triandra)

TAKUNYA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın

    Bayramlarda ayağında takunya ile bayram yerlerine gittin. - Reşat Nuri Güntekin

TRAKUNYA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Çarpan balığı

KOLONYA (Kelime Kökeni: İtalyanca colonia)

[isim]

  • İçinde limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde

    O giderken yanaklarına, ellerine kolonya sürdürdü. - Halide Edip Adıvar

KUMANYA (Kelime Kökeni: İtalyanca compagna)

[isim]

  • Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık

    Her sabah dağarcığına kumanyasını kor, çıngıraklı kara keçilerini patikalardan dağ aralıklarına sürerdi. - Halikarnas Balıkçısı

[askerlik]

  • Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek

DÜNYA (Kelime Kökeni: Arapça dunyā)

[isim]

  • Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü
  • Dış, çevre, ortam

    Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu

    Batı dünyası. Doğu dünyası.

  • Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia

    Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır.

[zamir]

  • Herkes

[mecaz]

  • Duygu, düşünce ve hayal âlemi

    Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dünya (veya dünyalar) birinin olmak
  • dünya ahret kardeşim (veya bacım) (olsun)
  • dünya başına dar olmak (veya gelmek)
  • dünya başına yıkılmak
  • dünya bir araya gelse
  • dünya bir, işi bin
  • dünyadan el etek (veya elini eteğini) çekmek
  • dünyadan geçmek (veya el çekmek)
  • dünyadan haberi olmamak
  • dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur
  • dünya durdukça durasın!
  • dünya gözü ile görmek
  • dünya gözüne zindan olmak (veya görünmek veya kesilmek)
  • dünya kadar
  • dünya kelamı etmek
  • dünyalara değişmemek
  • dünya malı dünyada kalır
  • dünyanın ... sı
  • dünyanın dört bucağı
  • dünyanın kaç bucak (veya köşe) olduğunu göstermek (veya anlamak)
  • dünyanın öbür ucu
  • dünyanın sonu
  • dünyanın sonu değil
  • dünyanın tadını çıkarmak
  • dünyanın ucu uzundur
  • dünya ölümlü, gün akşamlı
  • dünyasından geçmek
  • dünya Süleyman'a bile kalmamış
  • dünya tükenir, yalan tükenmez
  • dünya varmış
  • dünyaya gelmek
  • dünyaya getirmek
  • dünyaya gözlerini kapamak (veya yummak)
  • dünyaya kazık çakmak (veya kakmak)
  • dünyaya yuf borusu öttürmek
  • dünyayı anlamak
  • dünyayı ben yarattım demek (veya havasında olmak)
  • dünyayı görmemek
  • dünyayı haram etmek
  • dünya yıkılsa umurunda değil
  • dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir
  • dünyayı tozpembe görmek
  • dünyayı tutmak
  • dünyayı zindan (veya zehir) etmek (veya dünyayı başına dar etmek)
  • dünya yüzü görmemek

Birleşik Kelimeler: dünya âlem, dünyaevi, dünya görmüş, dünya görüşlü, dünya görüşü, dünya güzeli, dünya kelamı, dünya malı, dünya nimeti, dünya penceresi, darıdünya, dış dünya, Eski Dünya, fâni dünya, iç dünya, öbür dünya, ölümlü dünya, öteki dünya, üçüncü dünya ülkeleri, yalancı dünya, yalan dünya, yenidünya, Yeni Dünya, basın dünyası, geçim dünyası, magazin dünyası, sanat dünyası, umut dünyası, ümit dünyası, yeraltı dünyası

[isim]

[gök bilimi]

  • Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun

HANYA (Kelime Kökeni: (Girit Adası'nda bir şehir))

[isim]

  • `Bir işin gerçek yönünü anlayarak aklı başına gelmek, akıllanmak` anlamındaki Hanya'yı Konya'yı anlamak (veya bilmek, görmek) deyiminde geçen bir söz

    Âdeta sanatı icabı az çok bön, Hanya'yı Konya'yı bilmez, kaldırılmaya elverişli karakterde bir rol almış. - Haldun Taner

    Tekrar ediyorum, sende eşeleyici bir zekâ var. Er veya geç Hanya'yı Konya'yı anlayacaksın. - Orhan Kemal

LAZANYA (Kelime Kökeni: İtalyanca lasagna)

[isim]

  • Bir tür İtalyan makarnası

PLANYA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Büyük marangoz rendesi
  • Rendeleme işi yapılan motorlu marangoz tezgâhı

SAKSONYA (Kelime Kökeni: Saksonya yer adından)

[isim]

  • Almanya'da Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak veya kap