Ns ile Biten Kelimeler

NS ile biten 46 kelime bulunuyor. Sonu NS olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde ns olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

TELEKONFERANS21

10 Harfli Kelimeler

PERFORMANS23, İNTELİJANS20

9 Harfli Kelimeler

FLORESANS18, KONFERANS17, TÜRBÜLANS16, AKSEPTANS15, REZİSTANS14, REASÜRANS13

8 Harfli Kelimeler

REDEVANS17, PASİYANS16, RÖNESANS16, REVERANS15, REFERANS15, AMBİYANS14, REZİDANS14, AMBULANS13, REZONANS13, EKSELANS10, TOLERANS10

7 Harfli Kelimeler

HEMCİNS16, FREKANS14, ASONANS10

6 Harfli Kelimeler

DEFANS15, FAYANS15, FİNANS13, RÖLANS13, ALYANS9, BALANS9, ROMANS9, LİSANS8, SEKANS8

5 Harfli Kelimeler

AJANS15, AVANS12, PRENS10, NÜANS8, ANONS7, ESANS7, SEANS7, TRANS6

4 Harfli Kelimeler

PENS9, ŞANS8, CİNS8, DANS7, LENS5

3 Harfli Kelimeler

ONS5

LENS (Kelime Kökeni: İngilizce lens)

[isim]

  • Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens

[fizik]

  • Mercek

Birleşik Kelimeler: kontak lens

ONS (Kelime Kökeni: Fransızca once)

[isim]

  • Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi

TRANS (Kelime Kökeni: Fransızca transe)

[isim]

[ruh bilimi]

  • Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu
  • Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme

    Mükrimin Hoca trans hâline girer, o gazanın kahramanları ile özdeşleşir. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • transa geçmek (veya girmek)

ANONS (Kelime Kökeni: Fransızca annonce)

[isim]

  • Sesli duyuru

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anons etmek

ESANS (Kelime Kökeni: Fransızca essence)

[isim]

[kimya]

  • Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı

    Buğday kokusu, ekmek kokusu gibi toprak kokusu da en nefis esanslardan daha asil bir mahiyet taşıyor. - İbrahim Alâeddin Gövsa

Birleşik Kelimeler: limon esansı

SEANS (Kelime Kökeni: Fransızca séance)

[isim]

  • Bir işin yapılmasına ayrılan çalışma süresi, oturum

    Bütün bunlar görünürde pazarlama taktiği ama aslında bir acındırma, kandırma seansı idi. - Üstün Dökmen

[tıp]

  • Bazı tedavi yöntemlerinin uygulanması için ayrılan süre

    Bir yıl boyunca psikiyatri seanslarının parasını ödeyecek. - Ayşe Kulin

[sinema]

[tiyatro]

  • Gösterim

    Bu şipşirin sinemanın perşembe gündüz seanslarını severim. - Nazım Hikmet

DANS (Kelime Kökeni: Fransızca danse)

[isim]

  • Müzik temposuna uyularak yapılan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks

    Herkesin içinde dans öğrenmem şık olur. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dans etmek

Birleşik Kelimeler: dans salonu, buz dansı, göbek dansı, İspanyol dansı, lambada dansı

LİSANS (Kelime Kökeni: Fransızca licence)

[isim]

  • Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi

    Doktora veya lisanslarını hazırladıkları sırada maişet parasını büro ve otel garsonluğu yapmakla çıkarıyorlardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece

[hukuk]

  • Bir malı yabancı firma adına üretme izni

[spor]

  • Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı

[ticaret]

  • Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni

    İthal lisansı. İhraç lisansı.

Birleşik Kelimeler: lisans sözleşmesi, ön lisans, yüksek lisans

SEKANS (Kelime Kökeni: Fransızca séquence)

[isim]

  • Belirli bir süre içinde arka arkaya giden şeyler, dizi

[sinema]

  • Bir bütün meydana getiren planlar dizisi

[müzik]

  • Bir melodi veya ritim motifinin gamın değişik derecelerinde tekrarı

NÜANS (Kelime Kökeni: Fransızca nuance)

[isim]

  • Ayırtı

    Ellerini ve kollarını hiç kullanmaya lüzum duymadan nüanslarını sesiyle vererek oynadı. - Haldun Taner

  • İnce ayrım

ŞANS (Kelime Kökeni: Fransızca chance)

[isim]

  • Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek

    Bir hafta içinde kayıplar ve kazanmalarla şansım değişti. - Refik Halit Karay

  • Bir olayın olabilirliği
  • Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şansa bırakmak
  • şansa kalmak
  • şansı dönmek
  • şansı yaver gitmek
  • şans tanımak

Birleşik Kelimeler: şans oyunu, çifte şans, kör şans

C

[kimya]

  • Karbon elementinin simgesi
  • Romen rakamları dizisinde 100 sayısını gösterir

ALYANS (Kelime Kökeni: Fransızca alliance)

[isim]

  • Nişan yüzüğü

BALANS (Kelime Kökeni: Fransızca balance)

[isim]

  • Denge

Birleşik Kelimeler: balans ayarı, balans pensi

ROMANS (Kelime Kökeni: Fransızca romance)

[isim]

[edebiyat]

  • Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol şiir türü

[müzik]

  • Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste