NİŞASTALANMAK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler

NİŞASTALANMAK harflerini içeren 8 harfli 21 kelime bulunuyor. 8 harfli NİŞASTALANMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KASLAŞMA13, SATAŞMAK13, ŞAMANİST13, ANLAŞMAK12, ANTLAŞMA12, SATAŞKAN12, ŞAKLATMA12, TAŞLAMAK12, TAŞLANMA12, KASALAMA10, SAKLATMA10, SAKLANMA10, TASLAMAK10, ANLATMAK9, ATLANMAK9, KANLANMA9, KALAMATA9, KATLANMA9, TANLAMAK9, TAMLANAN9, KANAATLİ8

KANAATLİ

[sıfat]

  • Kanaatkâr

ANLATMAK

[-e]

[-i]

  • Bilgi vermek, izah etmek

    Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi. - Peyami Safa

  • Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak

[nesnesiz]

  • Nakletmek

    Sonra bir hikâye anlattı. - Abdülhak Şinasi Hisar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlata anlata bitirememek

ATLANMAK

[nesnesiz]

  • Ata binmek

    Az sonra ulaklar oba beylerine haber ulaştırmak için atlanmışlardı. - Nezihe Araz

  • At edinmek

[nesnesiz]

  • Atlama işi yapılmak

    Burası atlanacak yer değil! Bu yazıda birkaç satır atlanmış.

KANLANMA

[isim]

  • Kanlanmak işi

KALAMATA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bir tür etli ve büyük zeytin

Birleşik Kelimeler: kalamata zeytini

KATLANMA

[isim]

  • Katlanmak işi

    Yalnız katlanmamı değil katlanmam gereken şeyi yapması için eline silah vermemi de istiyordu. - Reha Mağden

TANLAMAK

[-e]

[halk ağzında]

  • Şaşmak, şaşırmak

TAMLANAN

[isim]

[dil bilgisi]

  • Tamlamada anlamı belirtilen, açıklanan ad, belirtilen, mevsuf: Evin önü. Öğretmenin kâhyası. Elma ağacı. Yeşil kitap gibi

KASALAMA

[isim]

  • Kasalamak işi

SAKLATMA

[isim]

  • Saklatmak işi

SAKLANMA

[isim]

  • Saklanmak işi

TASLAMAK

[-i]

  • Taşçılıkta bir taşın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak

[mecaz]

  • Kendinde olmayan bir özelliği varmış gibi göstermek

[halk ağzında]

  • Gözetlemek, gizlice izlemek

ANLAŞMAK

[nesnesiz]

  • Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak

    Bakın böylesine bir dilimiz olmasaydı, nasıl anlaşacaktık şimdi? - Nermi Uygur

[-le]

  • Sözleşmek, sözleşme imzalamak, kavletmek

ANTLAŞMA

[isim]

  • İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt
  • Bu durumu belirten belge

Birleşik Kelimeler: saldırmazlık antlaşması

SATAŞKAN

[sıfat]

  • Sataşan, saldırgan, mütecaviz