Nek ile Biten 7 Harfli Kelimeler

NEK ile biten 7 harfli 15 kelime bulunuyor. Sonu NEK olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Nek ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Nek olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖZENEK20, GÖRENEK17, AĞBENEK16, DEVİNEK15, DÜZENEK14, GEÇENEK14, PEÇENEK14, ÖRTENEK13, BİÇENEK12, GELENEK11, KEPENEK11, SEÇENEK11, YETENEK9, ERMENEK8, KESENEK8

ERMENEK

[isim]

  • Karaman iline bağlı ilçelerden biri

KESENEK

[isim]

[ekonomi]

  • Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para

    Emeklilik maaşı sade bir vefa borcu değil, ömür boyu bu maksatla toplanmış keseneklerin aylık hâlinde geri verilmesi. - Haldun Taner

  • Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keseneğe almak
  • keseneğe vermek

YETENEK

[isim]

  • Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret

    Her bir dönemin incelenmesi, sonuçlarının değerlendirilmesi ulusal yeteneklerimizi, eksiklerimizi anlamak bakımından uyarıcıdır. - Metin And

  • Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite

[eğitim bilimi]

  • Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır

[eğitim bilimi]

  • Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü

Birleşik Kelimeler: genel yetenek, zekâ yeteneği

GELENEK

[isim]

[toplum bilimi]

  • Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon

    Şair yeni bir dil yaratabilir ama bunun için gereken gücü gelenekten alır. - Nurullah Ataç

KEPENEK

[isim]

  • Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)

    Bu acayip meskeninde yaz kış kalın kepeneğe sarılmış otururdu. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kepenek altında er yatar

Birleşik Kelimeler: örme kepenek

[isim]

[halk ağzında]

  • Pervane

SEÇENEK

[isim]

  • Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem, tutum, alternatif, opsiyon

    İkinci seçeneğin düşüncesi bile sinirlerini altüst etmeye yettiğinden, çaresiz birinci yolu seçti. - Elif Şafak

BİÇENEK

[isim]

  • Her yıl belirli bir süre otlatıldıktan sonra yeniden gelişen bitkilerin biçilerek değerlendirildiği doğal çayır

ÖRTENEK

[isim]

[anatomi]

  • Hayvanların vücudunu örten deri, kıl, tüy, pul vb. dokuların bütünü
  • Bazı organları örten zarlar

DÜZENEK

[isim]

  • Mekanizma

GEÇENEK

[isim]

  • Koridor

PEÇENEK

[isim]

  • VIII-XI. yüzyıllar arasında Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda yaşamış olan bir Türk kavmi

DEV (Kelime Kökeni: Farsça dīv)

[isim]

  • Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı

    Abdülhak Hamit Bey, fevkalbeşer bir devden daha güzel bir mahluktur. - Yahya Kemal Beyatlı

[sıfat]

  • Olağanüstü irilikte olan

    Dev vücudu içinde bir genç kız hassasiyeti taşıyor. - Yusuf Ziya Ortaç

[sıfat]

[mecaz]

  • Çok büyük, çok önemli

    Dev şirketler. Dev bir yazar.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dev adımlarla ilerlemek
  • dev gibi

Birleşik Kelimeler: dev anası, dev aynası, dev dalga, dev köpek balığıgiller

AĞBENEK

[isim]

[bitki bilimi]

  • Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar
  • Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı

GÖRENEK

[isim]

[toplum bilimi]

  • Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet

    Muhitin ve göreneğin şımarttığı bu kız beni de tahrik ederse ne yapacaktım? - Aka Gündüz

GÖZENEK

[isim]

  • Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri

[halk ağzında]

  • Pencere

[halk ağzında]

  • Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur

[anatomi]

  • Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame

[biyoloji]

  • Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame

[fizik]

  • Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş

Birleşik Kelimeler: dağınık gözenek