Mü ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

MÜ harfleri ile başlayan 5 harfli 19 kelime bulunuyor. Başında olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "mü ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Mü olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

JDE19, FTÜ16, BAH14, ZİÇ14, HÜR14, FİT14, HİM13, LGA12, HRE12, DÜR12, ŞİR11, NŞİ11, ZİK11, MAS10, RUR9, MİN9, RİT8, RAİ8, LKİ8

MÜRİT (Kelime Kökeni: Arapça murīd)

[isim]

  • Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse

    Ankara'ya geldiği zaman Hacı Bayram'ı müritleriyle ovada mahsul toplarken görür. - Ahmet Hamdi Tanpınar

MÜRAİ (Kelime Kökeni: Arapça murāʾī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • İkiyüzlü

    Pek nazik olduğu için onu görenler mürai zannederler. - Abdülhak Şinasi Hisar

MÜLKİ (Kelime Kökeni: Arapça mulkī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Bir ülkeyle ilgili olan
  • Ülke yönetimine ilişkin
  • Asker sınıfı dışında kalan

    Mülki erkân.

Birleşik Kelimeler: mülki idare

MÜRUR (Kelime Kökeni: Arapça murūr)

[isim]

[eskimiş]

  • Geçme, bir taraftan girip diğer taraftan çıkma
  • Geçip gitme
  • Sona erme

Birleşik Kelimeler: mürur tezkeresi, müruruzaman

MÜMİN (Kelime Kökeni: Arapça muʾmin)

[sıfat]

  • İnanan, inançlı, imanlı, mutekit

[isim]

  • Müslüman

    Koca Mustafapaşa ücra ve fakir İstanbul / Ta Fetih'ten beri mümin, mütevekkil, yoksul - Yahya Kemal Beyatlı

MÜMAS (Kelime Kökeni: Arapça mumāss)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Dokunan, temas eden

[isim]

[matematik]

  • Teğet

MÜŞİR (Kelime Kökeni: Arapça muşīr)

[isim]

[eskimiş]

  • Mareşal

    Sakarya zaferi ile gazi ve müşir Mustafa Kemal Paşa tam otoritesini elde etmiştir. - Falih Rıfkı Atay

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yazı ile bildiren, haber veren

[isim]

[teknik]

  • Taşıtlarda motorun ısı durumunu göstergeye yansıtan araç

[isim]

[fizik]

  • Gösterge

MÜNŞİ (Kelime Kökeni: Arapça munşī)

[sıfat]

[edebiyat]

  • Mektup türünde usta ve başarılı olan, inşası güçlü (kimse)

MÜZİK (Kelime Kökeni: Fransızca musique)

[isim]

  • Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki

    Müzik eğitimi.

  • Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması

    Bu akşam güzel bir müzik dinledik.

Birleşik Kelimeler: müzik bilimi, müzik dolabı, müzikevi, müzikhol, müzik köşesi, müzik kulağı, müzik market, müzik odası, müzik salonu, müziksever, alafranga müzik, alaturka müzik, barok müzik, canlı müzik, elektronik müzik, enstrümantal müzik, pop müzik, popüler müzik, vokal müzik, arka müziği, beraberlik müziği, Çigan müziği, film müziği, folk müziği, fon müziği, halk müziği, İspanyol müziği, mehter müziği, oda müziği, sinyal müziği

MÜLGA (Kelime Kökeni: Arapça mulġā)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Varlığı kaldırılan, kapatılan

MÜHRE (Kelime Kökeni: Farsça muhre)

[isim]

[eskimiş]

  • Her tür yuvarlak şey, küçük top
  • Cam boncuk
  • Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç
  • Deniz böceği kabuğu
  • Demirci çekici
  • Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı
  • Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş

    Gökten çekilirken / Ördekleri çeker mühre - Ahmet Kutsi Tecer

MÜDÜR (Kelime Kökeni: Arapça mudīr)

[isim]

  • İdare eden, yöneten

    Yazı işleri müdürleri böyle öyküler istiyorlar. - Necati Cumalı

  • Başöğretmen

    Bir süre sonra müdürle iki öğretmenin ayrı ayrı yerlere sürüldüklerini öğrendim. - Erhan Bener

  • Yönetmen

Birleşik Kelimeler: müdür muavini, müdür yardımcısı, başmüdür, genel müdür, umum müdür, eczacı mesul müdürü, gemi müdürü, nahiye müdürü, telaşe müdürü

MÜHİM (Kelime Kökeni: Arapça muhimm)

[sıfat]

  • Önemli

    Sivas'tan yükseltilen bu sedanın düşmanlar için ne kadar kuvvetli ve mühim olduğu takdir buyrulur. - Atatürk

MÜBAH (Kelime Kökeni: Arapça mubāḥ)

[sıfat]

[din bilgisi]

  • Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan, yapılması günah veya sevap olmayan

[mecaz]

  • Yapılmasında sakınca görülmeyen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mübah görmek (veya saymak)

MÜZİÇ (Kelime Kökeni: Arapça muzʿic)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Bunaltıcı, tedirgin edici

    Kaşlarını çattı, yüzünde müziç bir sıkıntının derin çizgileri gözüküyordu. - Nazım Hikmet