MURAHHASLIK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

MURAHHASLIK harflerini içeren 7 harfli 23 kelime bulunuyor. 7 harfli MURAHHASLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

MUAHHAR17, MUHASIR15, IHLAMUR14, HIRLAMA13, HASARLI13, IHLAMAK13, ASILMAK10, ASMALIK10, AKSIRMA10, ISLAMAK10, KISALMA10, KAMUSAL10, KARAMSI10, KASILMA10, MISKALA10, MAKASLI10, SIRLAMA10, SULAMAK10, SALKIMA10, SARILMA10, KARILMA9, MARKALI9, RAKAMLI9

KARILMA

[isim]

  • Karılmak işi

MARKALI

[sıfat]

  • Markası olan

RAKAMLI

[sıfat]

  • Rakamı olan, içinde rakam bulunan

    Üç rakamlı sayı.

ASILMAK

[-e]

[nesnesiz]

  • Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak

    Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

  • Bir yere tutunup sarkmak
  • Tutup çekmek

    Çocuk annesinin eteğine asıldı.

  • Hızla eline almak

    Hemen küreklere asıldı.

  • Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek

[mecaz]

  • Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek

[mecaz]

  • Sonuna kadar mücadele etmek

    Bir işe asılmak.

[argo]

  • Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak

    Bir kıza asılmak.

Birleşik Kelimeler: asılmışadam

ASMALIK

[sıfat]

  • Asma için ayrılmış (yer veya toprak)

AKSIRMA

[isim]

  • Aksırmak işi, hapşırma

ISLAMAK

[-i]

  • Islatmak

    Su kenarında davulcu mendilini ıslayarak tıraşlı kafasına yapıştırdı. - Sait Faik Abasıyanık

KISALMA

[isim]

  • Kısalmak işi

Birleşik Kelimeler: ünlü kısalması

KAMUSAL

[sıfat]

  • Kamu ile ilgili

    Bu dönemin siyasal ve kamusal yaşamında en büyük sarsıntı dış olaylar ve savaşlardan geliyordu. - Metin And

Birleşik Kelimeler: kamusal alan

KARAMSI

[sıfat]

  • Rengi karayı andıran, karaya benzeyen, kara gibi

KASILMA

[isim]

  • Kasılmak işi, takallüs

MISKALA (Kelime Kökeni: Arapça miṣḳale)

[isim]

[eskimiş]

  • Metal veya deri parlatmaya yarar alet

MAKASLI

[sıfat]

  • Makası olan

Birleşik Kelimeler: makaslı böcek

SIRLAMA

[isim]

  • Sırlamak işi

SULAMAK

[-i]

  • Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek

    Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu. - Peyami Safa

  • Hayvana su vermek, suvarmak

[argo]

  • Para ödemek, vermek, harcamak

    Sabah sabah beş milyon lirayı suladık.