Mur ile Biten Kelimeler

MUR ile biten 15 kelime bulunuyor. Sonu MUR olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Mur ile başlayan kelimeler. İçinde mur olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

HALLİHAMUR20

7 Harfli Kelimeler

IHLAMUR14

6 Harfli Kelimeler

YAĞMUR17, MAHMUR13, MEZMUR12, ANAMUR8

5 Harfli Kelimeler

HAMUR11, ÇAMUR10, DOMUR10, DUMUR10, MAMUR8, MEMUR8, SAMUR8

4 Harfli Kelimeler

OMUR7, UMUR7

OMUR

[isim]

[anatomi]

  • Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra

    Boyun omurları. Bel omurları. Sağrı omurları. Kuyruk omurları.

Birleşik Kelimeler: omurilik, yıldız omurlular

UMUR (Kelime Kökeni: Arapça umūr)

[isim]

  • Aldırış etme, önem verme

    Kim aldırır? Annesi umurumda mıydı benim? - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • umurumda değil
  • umurumun teki
  • umurunda olmamak

[isim]

[eskimiş]

  • İşler

    Artık siyaset ve hükûmet umurunu erbabına bırak! - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: umurgörmüş

ANAMUR

[isim]

  • Mersin iline bağlı ilçelerden biri

MAMUR (Kelime Kökeni: Arapça maʿmūr)

[sıfat]

  • Bayındır

    Yıkılmış dilberin mamur illeri / Susmuş bülbüllerin taze dilleri - Karacaoğlan

Birleşik Kelimeler: dört başı mamur

MEMUR (Kelime Kökeni: Arapça meʾmūr)

[isim]

  • Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli

    Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır. - Tarık Buğra

[sıfat]

  • Yükümlü

    Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • memur etmek

Birleşik Kelimeler: ambar memuru, infaz memuru, maiyet memuru, muhabere memuru, nikâh memuru, nokta memuru, orman koruma memuru, sağlık memuru, taharri memuru, tapu memuru, zaptiye memuru

SAMUR (Kelime Kökeni: Arapça semmūr)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sansargillerden, Kuzey Avrupa'da yaşayan, çok yumuşak ve ince tüyleri olan, postu için avlanan küçük hayvan (Martes zibellina)

[sıfat]

  • Bu hayvanın postundan yapılan

Birleşik Kelimeler: samur kaşlı, samur kürk, su samuru

ÇAMUR

[isim]

  • Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık

    Köy yolları tozdan ve çamurdandır ama sevgi ve ızdırapla doludur. - Mehmet Kaplan

[sıfat]

[mecaz]

  • Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse)

    Çamur oyuncu ile dürüst oyuncuyu herkes karıştırıyor. - Haldun Taner

[halk ağzında]

  • Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çamura bulamak
  • çamura bulaşmak (veya batmak)
  • çamura taş atmak
  • çamur atmak (veya sıçratmak)
  • çamura yatmak
  • çamurdan çekip çıkarmak
  • çamur gibi
  • çamuru karnında, çiçeği burnunda

Birleşik Kelimeler: çamur banyosu, çamur deryası, çamur ığrıbı, çamur kalemi, özlü çamur, lüleci çamuru

DOMUR

[isim]

[halk ağzında]

  • Kabarcık
  • Tomurcuk

Birleşik Kelimeler: domur domur

DUMUR (Kelime Kökeni: Arapça dumūr)

[isim]

[fizyoloji]

  • Körelme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dumura uğramak

HAMUR (Kelime Kökeni: Arapça ḫamīr)

[isim]

  • Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu
  • Kâğıtta tür, nitelik

[sıfat]

  • İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri)

[mecaz]

  • Öz, asıl, maya

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hamur açmak
  • hamur gibi
  • hamur tutmak

Birleşik Kelimeler: hamur boya, hamur çorbası, hamur işi, hamur tahtası, hamur tatlısı, hamur teknesi, hallihamur, çömlek hamuru, deve hamuru, milföy hamuru

[isim]

  • Ağrı iline bağlı ilçelerden biri

MEZMUR (Kelime Kökeni: Arapça mezmūr)

[isim]

[eskimiş]

  • Makamla okunan Zebur suresi

MAHMUR (Kelime Kökeni: Arapça maḫmūr)

[sıfat]

  • Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan
  • Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan
  • Süzgün, dalgın bakışlı (göz)

Birleşik Kelimeler: mahmur çiçeği

IHLAMUR (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)

    Büyük köşk çam ve ıhlamurlarla çevrili olduğundan loşlukta kalmıştı. - Refik Halit Karay

  • Bu ağacın güzel kokulu çiçeği

    Sobanın üstündeki çaydanlıkta kaynayan ıhlamurun kokusu bütün evi sarmış. - Ahmet Ümit

  • Bu çiçeğin kurutulup kaynatılmasıyla elde edilen içecek

    Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem. - Sait Faik Abasıyanık

YAĞMUR

[isim]

  • Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet

    Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı. - Orhan Hançerlioğlu

[mecaz]

  • Çok ve sık düşen, gelen şey

[mecaz]

  • Çokluk, bolluk

    Para yağmuru. Övgü yağmuru.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yağmur boşanmak
  • yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
  • yağmur olsa kimsenin tarlasına düşmez (veya yağmaz)
  • yağmur yağarken küpünü doldurmak
  • yağmur yemek

Birleşik Kelimeler: yağmur bombası, yağmur borusu, yağmur bulutu, yağmur duası, yağmur kapanı, yağmur kuşağı, yağmur kuşu, yağmur mevsimi, yağmur ormanları, yağmurölçer, yağmur taşı, çakal yağmuru, gün yağmuru, nisan yağmuru, yaz yağmuru, yıldız yağmuru

HALLİHAMUR (Kelime Kökeni: Arapça ḥall + ḫamīr)

[isim]

[eskimiş]

  • Birbirine karışma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hallihamur olmak