MİLLETLERARASI Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler
MİLLETLERARASI harflerini içeren 6 harfli 60 kelime bulunuyor. 6 harfli MİLLETLERARASI kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ASMALI9,
ALETLİ
- Aleti olan veya aletle yapılan
Birleşik Kelimeler: aletli jimnastik
LALELİ
- Lale bulunan veya yetiştirilen (yer)
- Üzerinde lale deseni veya motifi bulunan
TELLAL (Kelime Kökeni: Arapça dellāl)
-
Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse, çağırtmaç
Annemin çeyizlik eşyasını hamallarla tellallar çarşısına gönderdi. - Yahya Kemal Beyatlı
- Satışlarda aracılık eden kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- tellal çağırtmak
Birleşik Kelimeler: muhabbet tellalı
ARILAR
- Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası
Birleşik Kelimeler: yaprak arıları
ASALET (Kelime Kökeni: Arapça aṣālet)
-
Soyluluk
Fakat çilekeş kadının asaletini biliyorum. - Necip Fazıl Kısakürek
- Asillik
- Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı
- Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu
ALLAME (Kelime Kökeni: Arapça ʿallāme)
-
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi. - Sabahattin Eyuboğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- allame kesilmek
Birleşik Kelimeler: allameicihan
AMİRAL (Kelime Kökeni: Fransızca amiral)
-
Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı
Amiralin sözlerine inanmak lazım, boş konuşmaz. - Feridun Fazıl Tülbentçi
Birleşik Kelimeler: büyük amiral, koramiral, oramiral, tuğamiral, tümamiral, visamiral
AMETAL (Kelime Kökeni: Fransızca amétale)
-
Metal olmayan element
Klor, fosfor, oksijen ametaldir.
ALESTA (Kelime Kökeni: İtalyanca allesta)
-
Harekete hazır, tetikte
Şafak sökerken denizcilerin hepsi alesta idiler. - Halikarnas Balıkçısı
Ata Sözleri ve Deyimler
- alesta beklemek
- alesta durmak
- alesta tutmak
ALAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿalāmet)
-
Belirti, işaret, iz, nişan
İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok. - Cemil Meriç
- Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne
Birleşik Kelimeler: alametifarika, kıyamet alameti
ERTESİ
-
Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası
Yine ömründe bir kez bile tiyatroya gitmemiş olan babamı ertesi hafta annem hazırladı. - Adalet Ağaoğlu
Birleşik Kelimeler: ertesi gün hapı, ertesi sabah hapı
ESARET (Kelime Kökeni: Arapça esāret)
-
Kölelik, tutsaklık, esirlik
Esaretimin geri kalan müddetini bu ümitle geçirmeye başladım. - Ahmet Midhat
-
Boyunduruk
İlim ve teknik bugün insanı tabiatın esaretinden kurtaran çeşitli vasıtalar icat etmiştir. - Mehmet Kaplan
- Hâkimiyet altında bulunma
Ata Sözleri ve Deyimler
- esarette kalmak
ESATİR (Kelime Kökeni: Arapça esāṭīr)
-
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji
Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi? - Reşat Nuri Güntekin
ERİTME
- Eritmek işi
- Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılan ısıtma işlemi
- Eritilerek elde edilen
Birleşik Kelimeler: eritme peynir
EMARET (Kelime Kökeni: Arapça emāret)
- Beylik