METHÜSENA Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

METHÜSENA harflerini içeren 5 harfli 25 kelime bulunuyor. 5 harfli METHÜSENA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

HÜNSA12, NÜSHA12, ESHAM11, HAMSE11, SEMAH11, HEMEN10, HASET10, SAHTE10, SAHNE10, SÜMEN9, SÜNME9, TENHA9, TÜMEN8, TÜNME8, ESAME7, MESEN7, NEMSE7, SANEM7, SEMEN7, SEMAN7, TEMAS7, ETMEN6, METAN6, SATEN6, SENET6

ETMEN

[isim]

  • Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör

METAN (Kelime Kökeni: Fransızca méthane)

[isim]

[kimya]

  • Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz, bataklık gazı (CH4)

SATEN (Kelime Kökeni: Fransızca satin)

[isim]

  • Atlas (I)
  • Parlak, pamuklu kumaş

    Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı. - Lâtife Tekin

[sıfat]

  • Bu kumaştan yapılmış

SENET (Kelime Kökeni: Arapça sened)

[isim]

[ticaret]

  • Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit

[eskimiş]

  • Dayanılan veya dayanılacak olan şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • senet vermek

Birleşik Kelimeler: senet sepet, açık senet, emre muharrer senet, hakani senet, mali senet, hatır senedi, hisse senedi, kambiyo senedi, kefalet senedi, ortaklık senedi, pay senedi, teminat senedi, vakıf senedi

ESAME (Kelime Kökeni: Arapça esāmī)

[isim]

[eskimiş]

  • Adlar, isimler

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esamesi okunmamak

MESEN (Kelime Kökeni: Fransızca mécène)

[isim]

  • Sanat ve bilim adamlarını koruyan kimse

    Anacığı Sait Faik'in tek meseni, en anlayışlı dostu, sır yoldaşı oldu dünyada. - Haldun Taner

NEMSE

[isim]

[tarih]

  • Nemçe

SANEM (Kelime Kökeni: Arapça ṣanem)

[isim]

[eskimiş]

  • Put (I)

[mecaz]

  • Çok güzel kadın

SEMEN (Kelime Kökeni: Arapça semen)

[isim]

[eskimiş]

  • Semizlik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • semen peyda etmek

[isim]

[hukuk]

  • Satım sözleşmesinde alıcının borcu

SEMAN (Kelime Kökeni: Fransızca cément)

[isim]

[anatomi]

  • Diş köklerini kaplayan sert madde

[fizik]

  • Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde

TEMAS (Kelime Kökeni: Arapça temāss)

[isim]

  • Değme (I), dokunma (I), dokunuş (I), değinti
  • Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet

    Her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır. - Sait Faik Abasıyanık

  • Değinme, sözünü etme, bahsetme

    Bu konuya teması gereksiz görmüştü.

  • Gidip gelme, ulaşım, bağlantı

    İki şehir arasında temas kesildi.

[ruh bilimi]

  • Dokunma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • temasa geçmek
  • temasa gelmek
  • temas etmek
  • temas etmek
  • temas kurmak
  • temasta bulunmak

Birleşik Kelimeler: dirsek teması

TÜMEN

[isim]

[askerlik]

  • Tugayla kolordu arasında yer alan birlik, fırka

    Cehennem içinde boğuşan tümenin kurtuluşu demek olan bu haber onun tunçtan yüzünü değiştirmiyor. - Halide Edip Adıvar

[eskimiş]

[askerlik]

  • On bin erden oluşan asker kuvveti

[eskimiş]

  • Büyük küme, yığın

[sıfat]

[eskimiş]

  • On bin

Birleşik Kelimeler: tümen tümen

TÜNME

[isim]

  • Tünmek işi

SÜMEN (Kelime Kökeni: Fransızca sous-main)

[isim]

  • Üzerinde yazı yazmaya, arasında evrak saklamaya yarayan deri kaplı altlık

    ... yazıhanenin sümeni üzerinde, ona gerekli kâğıtları imzalatırken... - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sümen altı etmek

SÜNME

[isim]

  • Sünmek işi