Mek ile Biten 6 Harfli Kelimeler
MEK ile biten 6 harfli 95 kelime bulunuyor. Sonu MEK olan 6 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Mek ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde Mek olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÇÖĞMEK23,
ERİMEK
-
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek
Şeker suda erir.
-
Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek
Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık
- Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak
-
Çok zayıflamak
Günden güne eriyen Kerime'yi, o tek kardeşimi kurtarabilirim ümidiyle size koştum. - Aka Gündüz
- Utancından çok sıkılmak
-
Yok olmak, bitmek, tükenmek
Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. - Refik Halit Karay
Ata Sözleri ve Deyimler
- eriyip bitmek
- eriyip gitmek
Birleşik Kelimeler: erim erim
ENEMEK
- İğdiş etmek
ELEMEK
-
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
Eledim eledim höllük eledim / Aynalı beşikte bebek beledim - Halk türküsü
- Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek
- İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak
- Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak
- Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek
İRKMEK
- Birikmek
- Tiksinmek
- Biriktirmek, toplamak
KESMEK
-
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak
İpi kesmek.
-
Dibinden ayırmak
Ağaçları kesmek. Dalları kesmek.
-
Düzgün parçalara ayırmak
Eti kesmek. Patatesi kesmek.
-
Kesici bir araçla yaralamak
Nasıl sol elimle sağ elimi kesip biçeceğim? - Reşat Nuri Güntekin
-
Ucunu almak
Saç kesmek. Tırnak kesmek.
-
Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak
Koyun kesmek. Tavuk kesmek.
-
Son vermek, gidermek
Bu ilaç baş ağrısını keser.
-
Ara vermek
Bu üç zavallı bizden rahatsız oldular ve derslerini keserek çekildiler. - Memduh Şevket Esendal
-
Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek
Yardımı kestiler. Ücreti ödemeyince telefonu kestiler.
-
Akımı durdurmak
Şimdi belediye ile anlaşamayan müteşebbis cereyanı kesmiş. - Sait Faik Abasıyanık
-
Belirtmek, kararlaştırmak
Gününü daha kesmedik.
-
Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek
Ücretinden beş lira kesmişler.
- Para basmak
-
Azaltmak, güçleştirmek
Rüzgâr geminin yolunu kesiyor.
- İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak
-
Geçişi önlemek
Yolu kesmek.
-
Susmak
Kes artık yeter!
- Hasta organı ameliyatla almak
-
Bölmek, ayırmak
Bulvarı kesen küçük sokaklardan biri.
- Yazıyı, filmi kısaltmak
- Uydurmak, yalan söylemek
-
Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak
Rüzgâr yüzümü kesiyor.
-
Birini yermek, kötülemek
Hiç değil beni kesmeden edemez o. - Orhan Kemal
- Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak
- Vahşice öldürmek
- Oyuncuyu takım kadrosuna almamak
Ata Sözleri ve Deyimler
- kesip atmak
- kesip biçmek
- kes parmağını çık pazara, merhem buyuran çok olur
- kestiği tırnak olamamak
Birleşik Kelimeler: kesyap, kesyapıştır, ateşkes
SİKMEK
- Erkek cinsel ilişkide bulunmak
SİNMEK
- Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak
-
Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek
Artık Emine'nin takdirine, maskaralıklarına mukabele etmiyor, bir köşeye siniyor, düşünüyordu. - Halide Edip Adıvar
- Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek
-
Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek
Doktorun bütün ömrüne sinecek bir çirkin dedikodu başlayacak. - Memduh Şevket Esendal
SİLMEK
-
Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek
Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi. - Ömer Seyfettin
-
Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak
Türküler çağırarak tahta siliyorlar. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek
Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi.
- Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek
-
Üzerini çizerek atmak, yok etmek
Defterden adını silmişler.
- İlişkisini koparmak, yok saymak
-
Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak
Takımı sahadan silmek.
-
Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek
Senin gözlerin gönlümü dolduran kara düşünceleri silecek, beni korkulardan kurtaracaktır. - Memduh Şevket Esendal
Ata Sözleri ve Deyimler
- silip atmak
- silip süpürmek
Birleşik Kelimeler: sil baştan
SERMEK
-
Kurutmak için asmak
Kar gibi çamaşırları serip eve döndü. - Oktay Rifat
-
Göstermek amacıyla asmak veya yaymak
Çeyiz sermek.
-
Düz bir yere yaymak
Üzüm sermek. Bulgur sermek.
-
Açarak yaymak veya döşemek
Çerçeveli çerçevesiz bir sürü fotoğraf çıkarıp masanın üzerine serdi. - Aka Gündüz
-
Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek veya hırpalamak
Onun için bir an önce leşlerini köpek leşi gibi İstanbul'un çamurlu kaldırımlarına sermek zamanı gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Boşlamak, savsaklamak
Birleşik Kelimeler: sere serpe
SEKMEK
-
Tek veya iki ayak üzerinde sıçramak
Evden yola, yoldan eve varabilmek için evvelce yerleştirilmiş iri kayalar üzerinde sekmek gerekirdi. - Haldun Taner
- Tek veya iki ayak üzerinde sıçrayarak ilerlemek
-
Atılan bir nesne bir yere dokunduktan sonra sıçrayarak gitmek
Taş seke seke gözden kayboldu.
-
Bir yere, bir cisme çarparak yön değiştirmek
Mermi sekti.
-
Aralık vermek
Hastanın ateşi bir gün bile sekmedi.
Birleşik Kelimeler: kargasekmez
BİNMEK
-
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
Belki de atlara binerek dolaşırız. - Refik Halit Karay
-
Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak
Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz. - Orhan Seyfi Orhon
- Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak
-
Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak
Damar damara binmiş.
-
Fiyat artmak
Pamuklulara yüzde on bindi.
-
Eklenmek, katılmak
Annemin dul maaşından ayrılmış bütçeme bir de posta masrafı binmişti her hafta. - Yusuf Ziya Ortaç
Ata Sözleri ve Deyimler
- bindiği dalı kesmek
Birleşik Kelimeler: indibindi
BİLMEK
-
Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak
Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu. - Adalet Ağaoğlu
-
Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak
Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz. - Burhan Felek
- Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek
-
Tanımak, hatırlamak
Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi? - Hüseyin Rahmi Gürpınar
-
Sanmak, varsaymak, farz etmek
Bir hastanın hastalığına gereken önemi vermesi, doktorun ancak kendini o hasta ile birlikte hasta bilmesi ile sağlanabilir. - Refik Halit Karay
-
Sorumlu tutmak
Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim.
-
İnanmak
Bilirim yaşamaz güneşte / Bilirim yaşamaz yan yana aşkla / Ne haksızlık / Ne korku - Necati Cumalı
-
İşine gelmek, uygun bulmak
Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?
-
-a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek.
-
Saymak
Teşekkürü borç bilirim.
Ata Sözleri ve Deyimler
- bildiğinden şaşmamak (veya kalmamak)
- bildiğini okumak
- bildiğini yapmak
- bildiğini yedi mahalle bilmez
- bildim bileli
- bilemedin (veya bilemediniz)
- bilir bilmez
- bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp
- bilmem hangi (veya kaç veya kim veya nasıl veya ne)
Birleşik Kelimeler: yolbil, değerbilmez, iyilikbilmez, kadirbilmez
BİTMEK
-
Tükenmek
Dün akşam param bitmişti. - Sait Faik Abasıyanık
- Sona ermek
- Çok yorulmak
-
Güçsüz kalmak, çok zayıflamak
Biçare adam on günde limon sarısına dönmüş, incelmiş, bitmiş. - Etem İzzet Benice
-
Çok sevmek, bayılmak, beğenmek
Buğulu bir sesi var. Ben böyle sese biterim. - Haldun Taner
Ata Sözleri ve Deyimler
- bitmek tükenmek bilmemek
- bitmez (veya bitip) tükenmez
Birleşik Kelimeler: oldubitti, oldum bittim
-
Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek
Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? - Falih Rıfkı Atay
-
Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak
Aynı anda sahnenin her yerinde birden bitiyor, bir şarkıcıdan çok bir göz bağcıya benziyordu. - Murathan Mungan
DİTMEK
- Yün, pamuk vb.ni tellere ayırarak kabartmak
-
Elle çok küçük parçalara ayırmak
Haşlanan etleri soğuduktan sonra didiniz.
DİNMEK
-
Sona ermek, bitmek, durmak
Gözyaşlarım dindi, ferahladım, eski hayatıma kavuştum. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak
Dinmiş lodosların uğultusu içinde / İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı - Orhan Veli Kanık
-
İyileşmek
Biraz sevinmek için bekledim dinsin yaram / Anladım, bana gülmek değil yaşamak haram - Faruk Nafiz Çamlıbel