MANİKÜRSÜZ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

MANİKÜRSÜZ harflerini içeren 5 harfli 37 kelime bulunuyor. 5 harfli MANİKÜRSÜZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

SÜZÜK13, ÜNSÜZ13, MÜZİK11, SÜMÜK11, SÜRÜM11, ZÜKAM11, KÜRSÜ10, KİMÜS9, MİRZA9, MİZAN9, MARİZ9, NİZAM9, RÜKÜN9, ZAMİR9, İKRAZ8, KİRAZ8, MÜRAİ8, NAZİR8, NAZİK8, ÜMRAN8, ANÜRİ7, İMSAK7, MİSAK7, MİRAS7, MAKSİ7, MİNSK7, SAKİM7, ARSİN6, İSKAN6, İMKAN6, İKRAM6, MARKİ6, NASİR6, SANKİ6, SAKİN6, İNKAR5, KARNİ5

İNKÂR (Kelime Kökeni: Arapça inkār)

[isim]

  • Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma
  • Kabul etmeme, tanımama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • inkârdan gelmek
  • inkâr etmek

KARNİ (Kelime Kökeni: Fransızca cornue)

[isim]

[kimya]

  • Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap

ARSİN

[isim]

  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

İSKÂN (Kelime Kökeni: Arapça iskān)

[isim]

  • Yurtlandırma
  • Yurtlanma

    İskân izni.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iskâna açmak
  • iskân etmek

Birleşik Kelimeler: iskân belgesi

İMKÂN (Kelime Kökeni: Arapça imkān)

[isim]

  • Yararlanılan uygun şart veya durum, olanak

    Bunu bizden gizlemelerinin imkânı var mıdır? - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • imkânı yok
  • imkân vermek

İKRAM (Kelime Kökeni: Arapça ikrām)

[isim]

  • Konuğu ağırlama
  • Bir şeyi armağan olarak verme, sunma

    Üstat, bunların ikram olduğunun farkında değildi. - Çetin Altan

  • Alışverişte satıcının alıcıya yaptığı indirim
  • Sunulan şey

    Konuklarına ikramları çoktu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikramda bulunmak
  • ikram etmek
  • ikram görmek

Birleşik Kelimeler: izazuikram, izzetüikram

MARKİ (Kelime Kökeni: Fransızca marquis)

[isim]

  • Bazı Batı devletlerinde kont ile dük arasındaki bir soyluluk unvanı

NASİR (Kelime Kökeni: Arapça nās̱ir)

[isim]

[eskimiş]

  • Nesir yazan, nesir ustası

    Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm. - Yahya Kemal Beyatlı

SANKİ (Kelime Kökeni: Türkçe san + Farsça ki)

[zarf]

  • Farz edelim ki, güya

    Sanki toprak altına diri diri gömülen benim. - Adalet Ağaoğlu

  • Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz

    Ne olur sanki, sen de gelsen?

  • Sözüm ona, sözde

    O cana yakın, o çocuk yüzüyle dört yanına bakınca, sanki bütün varlık masumlukla aydınlanırdı. - Halikarnas Balıkçısı

SAKİN (Kelime Kökeni: Arapça sākin)

[sıfat]

  • Hareket etmeyen, kımıldamayan
  • Durgun, dingin

    Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

  • Sessiz

    Dinlenmek için otelimizden daha sakinini bulacağınızı ummam. - Sait Faik Abasıyanık

  • Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen
  • Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş

    Sesi dinlediği müddetçe sakin ve uslu duruyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bir yerde oturan

    Öğle uykusuna dalmış yalı sakinleri. Rehavet çökmüş. - Abidin Dino

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sakin olmak

Birleşik Kelimeler: sakin sakin

ANÜRİ (Kelime Kökeni: Fransızca anurie)

[isim]

[tıp]

  • İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi

İMSAK (Kelime Kökeni: Arapça imsāk)

[isim]

  • Oruca başlama zamanı

    İmsake beş dakika kaldı.

[eskimiş]

  • Bir şeyden el çekerek nefsine hâkim olma

[eskimiş]

  • Cimrilik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • imsak etmek

Birleşik Kelimeler: imsak vakti

MİSAK (Kelime Kökeni: Arapça mīs̱āḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Sözleşme, antlaşma, bağlaşma

Birleşik Kelimeler: Misakımillî, Millî Misak

MİRAS (Kelime Kökeni: Arapça mīrās̱)

[isim]

[hukuk]

  • Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke

[mecaz]

  • Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik

[mecaz]

  • Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey

    Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı. - İhsan Oktay Anar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mirasa konmak
  • miras helal, hele al demişler
  • miras yemek

Birleşik Kelimeler: mirasyedi, reddimiras, baba mirası

MAKSİ (Kelime Kökeni: Fransızca maxi)

[sıfat]

  • Uzun

[isim]

  • Maksi etek

Birleşik Kelimeler: maksi etek