Mah ile Başlayan 9 Harfli Kelimeler

MAH harfleri ile başlayan 9 harfli 20 kelime bulunuyor. Başında MAH olan 9 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "mah ile biten 9 harfli kelimeler. İçinde Mah olan 9 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

MAHFAZALI24, MAHCUPLUK23, MAHZURSUZ23, MAHVOLMAK22, MAHPUSLUK21, MAHVETMEK21, MAHMUDİYE20, MAHCUBANE20, MAHZUNLUK19, MAHSULDAR18, MAHZUNANE18, MAHMURLUK17, MAHKÜMANE17, MAHALLECE17, MAHRUMLUK17, MAHSUSTAN17, MAHKEMELİ15, MAHREMLİK15, MAHARETLİ14, MAHALLELİ14

MAHARETLİ

[sıfat]

  • Becerikli

    Her şeyden evvel maharetli bir taktikçidir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

MAHALLELİ

[isim]

  • Aynı mahallede oturan kimselerin bütünü

    Şu evde ne zaman iki tel çalgı çalsak mahalleli söylemediğini bırakmıyor. - Peyami Safa

[sıfat]

  • Aynı mahalleden olan

MAHKEMELİ

[sıfat]

  • Mahkemeye düşmüş

MAHREMLİK

[isim]

  • Mahrem olma durumu

MAHMURLUK

[isim]

  • İçki içmiş bir kimsenin duyduğu baş ağrısı ve sersemlik, ayıltı

    O sermestliğin nasıl bir mahmurlukla bittiğini bir yana bırakalım. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Uykudan sonra duyulan ağırlık ve sersemlik

    Sidar, uyku mahmurluğunu çarçabuk üstünden atarak pişkin pişkin gülümsedi. - Elif Şafak

MAHALLECE

[zarf]

  • Mahallede oturanlar tarafından

    Mahallece taşın başına gidilip ondan su dilendi. - Lâtife Tekin

  • Mahallede oturanlar olarak hep birlikte

    O zaman bu güzelim İstanbul'da mahallece yaşardık. - Aydın Boysan

MAHRUMLUK

[isim]

  • Yoksunluk

MAHSUSTAN

[zarf]

  • İsteyerek, özellikle

    Eve gelmeden her zamanki yolumdan saptım ve ıhlamurların altından geçtim, mahsustan. - Tarık Dursun K.

MAHSULDAR (Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūl + Farsça -dār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Verimli

    İstediğiniz kadar cennet köyler, sevişen insanlar, mahsuldar topraklar tahayyül edebiliriz. - Sait Faik Abasıyanık

MAHZUNANE (Kelime Kökeni: Arapça maḥzūn + Farsça -āne)

[zarf]

[eskimiş]

  • Mahzunca

MAHZUNLUK

[isim]

  • Mahzun olma durumu

    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama. - Orhan Veli Kanık

MAHMUDİYE (Kelime Kökeni: Arapça maḥmūdiyye)

[isim]

[eskimiş]

  • Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke

    Karısının altınlarını, kızının mahmudiyelerini neleri varsa hep aldılar. - Halit Fahri Ozansoy

[isim]

  • Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri

MAHCUBANE (Kelime Kökeni: Arapça maḥcūb + Farsça -āne)

[zarf]

[eskimiş]

  • Mahcupça

MAHPUSLUK

[isim]

  • Mahpus olma durumu

    Mahpusluk yaşamın akmadığı, zamanın geçmediği bir mekânda oturup kalmak olmalı. - Ayşe Kulin

  • Mahpus olma süresi

MAHVETMEK (Kelime Kökeni: Arapça maḥv + Türkçe etmek)

[-i]

  • Yok etmek
  • Bozup işe yaramaz duruma getirmek

    Kuraklık ekinleri mahvetti.

  • Onmaz duruma getirmek

    Beni bu güzel havalar mahvetti / Böyle havada istifa ettim / Evkaftaki memuriyetimden - Orhan Veli Kanık

  • Boşa gitmesine sebep olmak, heba etmek

    Ufak bir dikkatsizlik bütün emeklerimi mahvetti.