Lt ile Biten Kelimeler

LT ile biten 14 kelime bulunuyor. Sonu LT olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde lt olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

KİLOVOLT16

7 Harfli Kelimeler

AYSFİLT16, GESTALT12

6 Harfli Kelimeler

ASFALT13, BAZALT11, KOBALT9

4 Harfli Kelimeler

VOLT11, HALT8, ŞİLT7, CİLT7, KÜLT6, MALT5, SALT5

3 Harfli Kelimeler

ALT3

ALT

[isim]

  • Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı

    Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. - Ziya Osman Saba

  • Bir nesnenin tabanı

    Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. - Osman Cemal Kaygılı

  • Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü

    Altına sandalye çekmek.

  • Bir şeyin yere yakın bölümü
  • Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun

[sıfat]

  • Sınıflamalarda ikinci derecede olan

    Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.

[sıfat]

  • Birkaç şeyden aşağıda olan

    Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alt değirmen güçlü akar
  • alt etmek
  • altı alay üstü kalay
  • altı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane)
  • altına etmek (veya kaçırmak)
  • altına imza atmak
  • altına imza koymak
  • altında kalmak
  • altında kalmamak
  • altından çapanoğlu çıkmak
  • altından girip üstünden çıkmak
  • altından kalkamamak
  • altını çizmek
  • altını değiştirmek
  • altını ıslatmak
  • altını kapatmak
  • altını kısmak
  • altını üstüne getirmek
  • altı tutmak
  • altı yaş olmak
  • alt olmak
  • alt perdeden konuşmak
  • altta kalanın canı çıksın
  • altta kalmak
  • alttan almak
  • alttan güreşmek
  • altta yok üstte yok

Birleşik Kelimeler: alt alta, alt başlık, alt bölüm, alt cins, alt çene, alt deri, alt diş, alt dudak, alt familya, alt geçit, alt gerilim, alt güverte, alt hava yuvarı, alt ırk, alt karşıt, alt kat, alt katman, alt kavuşum, alt kurul, alt sınıf, alt şube, alt tabaka, alt takım, alt tarafı, alt tür, altüst, alt yanı, altyapı, alt yazı, alt yazıcı, altı üstü, alttan alta, ayakaltı, bardakaltı, başaltı, baş altı, bayrakaltı, bilinçaltı, dam altı, denizaltı, deniz altı, deri altı, dilaltı, dil altı bezleri, ev altı, gözaltı, göz altı, hasıraltı, kahvaltı, kapıaltı, kaymakaltı, koltuk altı, köprüaltı çocuğu, Kubbealtı, kulak altı bezi, merdiven altı, normalaltı, rüzgâraltı, silahaltı, su altı, şuuraltı, topaltı, toprak altı, üst deri altı, yastıkaltı, yemekaltı, yeraltı, yer altı, el altında, el altından

MALT (Kelime Kökeni: Fransızca malt)

[isim]

  • Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa

SALT

[sıfat]

  • İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak

    Çelişkileri salt geleneklerin, törenin, eğitimin bir sonucu saymışızdır. - Adalet Ağaoğlu

[felsefe]

  • İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı

[zarf]

  • Yalnızca

    Sanat adına konuşmakta kendinde hak gören, her konuştuğunu da salt doğrudur diye karşısındakine kabullendirmek isteyen kimseler sardı etrafımızı. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: salt çoğunluk, salt değer, salt nem, salt sıcaklık, salt sıfır

KÜLT (Kelime Kökeni: Fransızca culte)

[isim]

[din bilgisi]

  • Din (I)

[din bilgisi]

  • Yerel özellikler taşıyan dinî törenler
  • Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb

ŞİLT (Kelime Kökeni: İngilizce shield)

[isim]

  • Üzerine genellikle bir kurum veya kuruluşun adı, işareti kazınmış veya basılmış olan ve armağan olarak bir kimse veya takıma verilen levha, ergilik

    Kara Kuvvetleri şildi.

C

[kimya]

  • Karbon elementinin simgesi
  • Romen rakamları dizisinde 100 sayısını gösterir

HALT (Kelime Kökeni: Arapça ḫalṭ)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma

[teklifsiz konuşmada]

  • Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma

[teklifsiz konuşmada]

  • Uygun olmayan, beğenilmeyen şey

    Zehri şurupla, daha bilmem ne haltla karıştırıp yudum yudum içmek, pis şey, iğrenç şey. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halt etmek
  • halt karıştırmak
  • halt yemek

KOBALT (Kelime Kökeni: Fransızca kobalt)

[isim]

[kimya]

  • Atom numarası 27, atom ağırlığı 59 olan, boyacılıkta kullanılan, nikel ve demire benzeyen, gümüş renginde bir element (simgesi Co)

Birleşik Kelimeler: kobalt bombası

BAZALT (Kelime Kökeni: Fransızca basalte)

[isim]

[jeoloji]

  • Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi

VOLT (Kelime Kökeni: Fransızca volt)

[isim]

  • Elektromotor gücün veya gerilimin birimi

Birleşik Kelimeler: voltamper, voltmetre, kilovolt

GESTALT (Kelime Kökeni: Almanca Gestalt)

[isim]

  • Psikolojik olayların bir bütün veya biçim olduğunu savunan görüş
  • Biçim, boy, durum, yapı

ASFALT (Kelime Kökeni: Fransızca asphalte)

[isim]

  • Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm
  • Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım

    Çatalca'ya on kilometre kala asfalttan ayrılıp toprak bir yola sapıyorum. - Ahmet Ümit

[sıfat]

  • Bu karışımla kaplanmış

    Otomobile bindik ve uzun bir asfalt yol üzerinde koşmaya koyulduk. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: asfalt kayağı

KİLOVOLT (Kelime Kökeni: Fransızca kilovolt)

[isim]

[fizik]

  • Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi

AYSFİLT (Kelime Kökeni: İngilizce ice-field)

[isim]

[coğrafya]

  • Buzla