Let ile Biten 7 Harfli Kelimeler

LET ile biten 7 harfli 18 kelime bulunuyor. Sonu LET olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Let ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Let olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FAZİLET16, SUHULET14, SEFALET14, TUVALET14, CEHALET14, DEHALET13, HAYALET13, KEFALET13, VEKALET13, KAZULET11, MOBİLET11, BESALET10, REZALET10, ARBALET9, DELALET9, DALALET9, İSKELET8, KANALET7

KANALET (Kelime Kökeni: Fransızca canalette)

[isim]

  • Küçük kanal

İSKELET (Kelime Kökeni: Fransızca squelette)

[isim]

  • İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih

    Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu. - Halide Edip Adıvar

  • Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü

[mecaz]

  • Bir şeyi oluşturan temel çatı

    Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Bir eserin genel planı

    Bir romanın iskeleti.

[sıfat]

[mecaz]

  • Çok zayıf

[sıfat]

[mecaz]

  • Kuru, çıplak

    Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iskelete dönmek
  • iskelet gibi
  • iskeleti çıkmak

Birleşik Kelimeler: iskelet mobilya, gemi iskeleti

ARBALET (Kelime Kökeni: Fransızca arbalète)

[isim]

  • Kundaklı, tetikli yay

DELALET (Kelime Kökeni: Arapça delālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Kılavuzluk

    Hemşehrilerinden birinin delaletiyle senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi. - Ercüment Ekrem Talu

[mecaz]

  • İz, işaret

Ata Sözleri ve Deyimler

  • delalet etmek

DALALET (Kelime Kökeni: Arapça ḍalālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma

    Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. - Atatürk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dalalete düşmek

BESALET (Kelime Kökeni: Arapça besālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yiğitlik, yararlılık

REZALET (Kelime Kökeni: Arapça reẕālet)

[isim]

  • Toplumun duygularını inciten olay veya durum, kepazelik, maskaralık, rezillik

    Trafik düzeni rezalettir günden güne. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rezalet çıkarmak

KAZULET

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Kocaman

DEHALET (Kelime Kökeni: Arapça deḫālet)

[isim]

[eskimiş]

  • Sığınma, korunma

HAYALET (Kelime Kökeni: Arapça ḫayālet)

[isim]

  • Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler

    Gözümün önünden durmaksızın geçen bir hayalet var. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Belli belirsiz görülen şey, gölge

[mecaz]

  • Çok zayıf kimse

KEFALET (Kelime Kökeni: Arapça kefālet)

[isim]

[hukuk]

  • Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik

    O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: kefalet mektubu, kefaletname, kefalet senedi

VEKÂLET (Kelime Kökeni: Arapça vekālet)

[isim]

  • Vekillik

    İtimat edilir, kanundan, hukuktan anlar birisine umumi bir vekâlet vereceğim. - Aka Gündüz

[eskimiş]

  • Bakanlık

    Her vekâlet ya iki odadır ya üç, her odada ya beş gaz sandığından masa vardır ya on. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • vekâlet etmek

Birleşik Kelimeler: vekâletname, vekâlet ücreti, başvekâlet

SUHULET (Kelime Kökeni: Arapça suhūlet)

[isim]

[eskimiş]

  • Kolaylık
  • Yumuşaklık, naziklik
  • Uygun ortam

SEFALET (Kelime Kökeni: Arapça sefālet)

[isim]

  • Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı

    İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sefalet çekmek

TUVALET (Kelime Kökeni: Fransızca toilette)

[isim]

  • İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane

    Nerede ise herkesi belediyenin tuvalet çukurlarına kadar takip edeceksiniz. - Falih Rıfkı Atay

  • Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi

    Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim. - Peyami Safa

  • Gece kıyafeti

    Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet. - Tarık Buğra

  • Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne
  • Sidik veya dışkı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tuvalet (veya tuvaletini) yapmak

Birleşik Kelimeler: tuvalet ispirtosu, tuvalet kâğıdı, tuvalet masası, tuvalet sabunu, tuvalet takımı, alafranga tuvalet, alaturka tuvalet