Laş ile Biten Kelimeler

LAŞ ile biten 8 kelime bulunuyor. Sonu LAŞ olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde laş olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

PÜRTELAŞ17

5 Harfli Kelimeler

GULAŞ13, DALAŞ10, SALAŞ9, TALAŞ8, TELAŞ8

4 Harfli Kelimeler

FLAŞ13, ULAŞ8

TALAŞ

[isim]

  • Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar

Birleşik Kelimeler: talaş böreği, talaş kebabı

TELAŞ (Kelime Kökeni: Arapça telāşī)

[isim]

  • Herhangi bir sebeple acelecilik

    Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık. - Haldun Taner

  • Kaygı, tasa, sıkıntı

    Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı. - Halide Edip Adıvar

  • Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa

    Herkes yağmur telaşı içindeydi. Islanmış, çamurlanmış, dört bir yanımdan geçiyorlardı. - Nezihe Meriç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • telaşa düşmek
  • telaşa gelmek
  • telaş almak
  • telaşa vermek
  • telaş etmek
  • telaş göstermek
  • telaşına dalmak

ULAŞ

[isim]

  • Sivas iline bağlı ilçelerden biri

SALAŞ (Kelime Kökeni: Mar. salaş)

[isim]

  • Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân

    Bizim salaş bütün ömrünce kaç defa süpürülmüş, kaç defa yıkanmış? - Aka Gündüz

[sıfat]

  • Tahtadan yapılmış (baraka)

    Kenar mahalleleri gezerken birtakım salaş barakalar göreceksiniz. - Reşat Nuri Güntekin

[sıfat]

[mecaz]

  • Uyumsuz, derme çatma, kötü görünen

    Bir ara karşıdaki salaş birahanenin penceresine göz atıyorum. - Ahmet Ümit

DALAŞ

[isim]

  • Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma

Birleşik Kelimeler: ağız dalaşı, dil dalaşı, it dalaşı, söz dalaşı

GULAŞ (Kelime Kökeni: Macarca gulyás)

[isim]

  • Etli, salçalı bir Macar yemeği

FLAŞ (Kelime Kökeni: Fransızca flash)

[isim]

  • Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı
  • Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba
  • Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı

[sıfat]

[mecaz]

  • İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber)

[sıfat]

[mecaz]

  • Gösterişe, ilgiye düşkün

[sıfat]

[mecaz]

  • Ünlü, gözde

    O günlerin şimdi çoğu unutulmuş flaş imzaları arasında bile ilgiyi hemen çeken iki şair. - Tomris Uyar

Birleşik Kelimeler: flaş conta, su altı flaşı

PÜRTELAŞ (Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Telaşlı

[zarf]

  • Telaşlı olarak

    Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi. - Refik Halit Karay