Lat ile Biten 8 Harfli Kelimeler

LAT ile biten 8 harfli 13 kelime bulunuyor. Sonu LAT olan 8 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Lat ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde Lat olan 8 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

TAHVİLAT18, HAMHALAT17, MEÇHULAT17, MÜŞKÜLAT16, MAHSULAT15, POSTULAT15, TAFSİLAT15, TAHSİLAT13, MUSALLAT11, MUAMELAT11, TEŞKİLAT11, TENZİLAT11, MARMELAT10

MARMELAT (Kelime Kökeni: Fransızca marmelade)

[isim]

  • Şeker karıştırılarak pişirilmiş meyve ezmesi

    Ayva marmeladı.

Birleşik Kelimeler: alıç marmeladı, ayva marmeladı, erik marmeladı

MUSALLAT (Kelime Kökeni: Arapça musallaṭ)

[sıfat]

  • Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • musallat etmek
  • musallat olmak

MUAMELAT (Kelime Kökeni: Arapça muʿāmelāt)

[isim]

[eskimiş]

  • İşlemler

    Muamelat müdürü.

  • Davranışlar

TEŞKİLAT (Kelime Kökeni: Arapça teşkīlāt)

[isim]

  • Örgüt

    Bu yüzden teşkilatı kendi çıkarları için kullanmaya tenezzül etmedi. - İhsan Oktay Anar

Birleşik Kelimeler: adliye teşkilatı, belediye teşkilatı

TENZİLAT (Kelime Kökeni: Arapça tenzīlāt)

[isim]

[ticaret]

  • İndirim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tenzilat yapmak

TAHSİLAT (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīlāt)

[isim]

[hukuk]

  • Alacakların toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması

MAHSULAT (Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūlāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Ürünler

[mecaz]

  • Ortaya çıkan, elde edilen şeyler

POSTULAT (Kelime Kökeni: Fransızca postulat)

[isim]

[matematik]

[mantık]

  • Ön doğru

TAFSİLAT (Kelime Kökeni: Arapça tafṣīlāt)

[isim]

  • Ayrıntı
  • Ayrıntılı açıklama

    Gaybubeti sırasında geçen hadiselere dair tafsilatı bir kere de kulaklarıyla dinlemek istiyor. - Feridun Fazıl Tülbentçi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tafsilata girmek
  • tafsilat vermek

MÜŞKÜLAT (Kelime Kökeni: Arapça muşkilāt)

[isim]

  • Güçlük, güçlükler, zorluklar

    İtiraf edelim ki dünkü halkımız henüz sanata karşı hazırlıklı olmadığı için çok büyük müşkülata maruz kalıyordu. - Asaf Halet Çelebi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müşkülat çekmek
  • müşkülat çıkarmak

HAMHALAT

[sıfat]

[mecaz]

  • Kaba saba, görgüsüz

    Hamhalat bir adam.

  • Verimsiz, çorak, kuru

    Demeye kalmadı, yolumuzun iki yanında hamhalat, suratsız tarlalar peyda oldu. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

MEÇHULAT (Kelime Kökeni: Arapça mechūlāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Bilinmeyen, anlaşılmayan şeyler, meçhuller

TAHVİLAT (Kelime Kökeni: Arapça taḥvīlāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Tahviller