Kıs ile Başlayan Kelimeler

KIS ile başlayan 88 kelime bulunuyor. Başında KIS olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kıs ile biten kelimeler. İçinde kıs olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

KISITLAYICILIK25, KISIRLAŞTIRMAK22

13 Harfli Kelimeler

KISIRLAŞTIRMA21

12 Harfli Kelimeler

KISMETSİZLİK19, KISKANDIRMAK18, KISALTTIRMAK16

11 Harfli Kelimeler

KISITLAYICI21, KISIRGANMAK19, KISIRLAŞMAK18, KISKAÇLAMAK17, KISKANDIRMA17, KISTIRILMAK16, KISITLANMAK15, KISALTTIRMA15, KISALTILMAK15, KISKANILMAK15

10 Harfli Kelimeler

KISINTISIZ19, KISITLAYIŞ19, KISIRGANMA18, KISIRLAŞMA17, KISITLANIŞ17, KISKACILIK17, KISKAÇLAMA16, KISKANÇLIK16, KISIMLAMAK15, KISITLILIK15, KISTIRILMA15, KISALTILMA14, KISALTMALI14, KISITLAMAK14, KISKANILMA14, KISITLANMA14

9 Harfli Kelimeler

KISKIVRAK18, KISMETSİZ16, KISIMLAMA14, KISINTILI14, KISITLAMA13, KISTIRMAK13, KISALTMAK12, KISKANMAK12

8 Harfli Kelimeler

KISACASI15, KISIRGAN15, KISALTIŞ14, KISKANIŞ14, KISALTIM12, KISIKLIK12, KISILMAK12, KISINMAK12, KISIRLIK12, KISTIRMA12, KISALMAK11, KISALTMA11, KISKANMA11, KISMETLİ11

7 Harfli Kelimeler

KISILIŞ14, KISACIK13, KISALIŞ13, KISIKÇA13, KISKACI13, KISKANÇ12, KISILMA11, KISINMA11, KISINTI11, KISITLI11, KISALIK10, KISALMA10, KISARAK9

6 Harfli Kelimeler

KISACA11, KISKAÇ11, KISMIK10, KISMAK9, KISMEN9, KISMET9, KISTAS9, KISRAK8, KISTAK8

5 Harfli Kelimeler

KIS11, KISIM9, KISIT8, KISKI8, KISMA8, KIS8, KISSA8, KISIR8, KISIK8, KISAS8, KISKA7

4 Harfli Kelimeler

KISA6

KISA

[sıfat]

  • Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı

    Kısa boylu Japon cinsi bile sporla üç parmak uzadı. - Ahmet Haşim

  • Az süren, uzun olmayan

    Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı. - Etem İzzet Benice

  • Ayrıntısı çok olmayan

    Kısa bilgi. Kısa yazı.

[isim]

  • Kısa olan şey

    Uzun lafın kısası.

[zarf]

  • Kısaca, kısaltarak

    Kısa konuştu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kısa günün kârı
  • kısa günün kârı az olur
  • kısa kes Aydın havası olsun
  • kısa kesmek
  • kısa tutmak

Birleşik Kelimeler: kısa çizgi, kısa dalga, kısa devre, kısa far, kısa görüşlü, kısa kafalı, kısa mesafe, kısa mesaj, kısa ömürlü, kısa ünlü, kısa vadeli, kısayol, kısa yoldan, sözün kısası

KISKA

[isim]

[halk ağzında]

  • Arpacık soğanı

KISRAK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Dişi at

    Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı. - Ömer Seyfettin

KISTAK

[isim]

[coğrafya]

  • Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, dil (I)

KISIT

[isim]

[hukuk]

  • Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
  • Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kısıt altına almak

KISKI

[isim]

  • Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz

KISMA

[isim]

  • Kısmak işi

Birleşik Kelimeler: kısma ad

KISMİ (Kelime Kökeni: Arapça ḳismī)

[sıfat]

  • Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan, tikel

Birleşik Kelimeler: kısmi felç, kısmi seçim

KISSA (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣṣa)

[isim]

[eskimiş]

  • Ders çıkarılması gereken anlatı, olay

    Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: kıssadan hisse

KISIR

[sıfat]

  • Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan)
  • Ürün vermeyen (toprak)

    Kısır toprak.

[mecaz]

  • Verimsiz, yararsız, sonuçsuz

    Kısır çalışma. Kısır tartışma.

[biyoloji]

  • İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril

Birleşik Kelimeler: kısır döngü

[isim]

  • Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılan bir yemek türü

KISIK

[sıfat]

  • Kısılmış olan
  • Boğuk, güçlükle çıkan (ses)

    Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu. - Yusuf Atılgan

  • Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)

[isim]

[coğrafya]

  • Kanyon

KISAS (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣāṣ)

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma

    Orada âdeta kısas kaidesi hükümfermadır, öldüren ölüme yollanır. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kısas etmek

Birleşik Kelimeler: kısasa kısas

[isim]

[eskimiş]

  • Kıssalar, hikâyeler, öyküler

KISARAK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Daha kısa

    Kısarak boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş bir hanım var. - Memduh Şevket Esendal

KISMAK

[-i]

  • Sesi azaltmak, alçaltmak

    Radyoyu biraz kısar mısın?

  • Gözü biraz kapamak

    Adam göz kapaklarını kısarak bir hesapladı. - Necati Cumalı

  • Ezmek, büzmek, daraltmak

    Omuzlarını kısar, ellerini cebinden çıkarır, atar ağzından sigarasını. - Sait Faik Abasıyanık

  • Lamba ışığını azaltmak
  • Sıkıştırmak

    Birden susan köpek kuyruğunu bacaklarının arasına kıstı. - Ömer Seyfettin

[-den]

[mecaz]

  • Masraf, harcama vb.ni azaltmak

    Kes üç kuruş ekmekten / Beş kuruş etten kıs - Behçet Necatigil

[mecaz]

  • Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak

[halk ağzında]

  • Pintilik etmek

KISMEN (Kelime Kökeni: Arapça ḳismen)

[zarf]

  • Bazı bakımdan, bazı yönden

    Kısmen haklısınız.

  • Bütün değil, bir bölüm olarak

    Eşyayı kısmen gönderdim.