Kı ile Biten 5 Harfli Kelimeler

KI ile biten 5 harfli 17 kelime bulunuyor. Sonu KI olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kı ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Kı olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FIŞKI16, BIÇKI12, DIŞKI12, KAVKI12, SAPKI11, TIPKI11, BASKI9, ÇATKI9, ÇALKI9, ŞARKI9, YILKI9, BALKI8, BATKI8, KISKI8, YANKI8, KIRKI7, KATKI6

KATKI

[isim]

  • Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım

    Her geçen gün ününe, sanatına yeni katkılar getiriyordu. - Necati Cumalı

  • Bir şeye katılan başka bir madde
  • Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler

[halk ağzında]

  • Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • katkıda bulunmak

Birleşik Kelimeler: katkı maddesi, katkı payı

KIRKI

[isim]

  • Kırkma işi
  • Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç

BALKI

[isim]

  • Ağrı, sancı

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Güzel, süslü, parlak

BATKI

[isim]

  • Hüsran

[ticaret]

  • İflas

Ata Sözleri ve Deyimler

  • batkıya uğramak

KISKI

[isim]

  • Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz

YANKI

[isim]

  • Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko

    Ben kimsesiz seyyahı meçhuller caddesinin / Ben yankısından kaçan çocuk kendi sesinin - Necip Fazıl Kısakürek

[mecaz]

  • Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki, akis, inikâs

    Bu çığlıklar, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa geniş yankılarla bütün yurdu kaplıyordu. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yankı uyandırmak
  • yankı yapmak

Birleşik Kelimeler: yankı bilimi

BASKI

[isim]

  • Bir eserin basılış biçimi veya durumu

    Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Bası sayısı

    Bu gazetenin baskısı yüz bindir.

  • Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri, edisyon

    Sözlüğün yeni baskısı.

  • Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı

    Etek baskısı.

  • Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm

    Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık. - Necati Cumalı

  • Bir maddeyi sıkıp ezen alet

[spor]

  • Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres

[ruh bilimi]

  • Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • baskı altında tutmak
  • baskıda kalmak
  • baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir
  • baskı yapmak

Birleşik Kelimeler: baskı grubu, baskı kalıbı, baskı resim, baskı sayısı, düz baskı, ipek baskı, lüks baskı, oyma baskı, taş baskı, ters baskı, toplumsal baskı

ÇATKI

[isim]

  • Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü

    Tüfek çatkısı.

  • Sehpa
  • Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı

    Alnında, başı ağrıdığı vakitlerdeki gibi beyaz tülbentten bir çatkı vardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çatkı çatmak

ÇALKI

[isim]

  • Çalgıç

[halk ağzında]

  • Tırpan

ŞARKI (Kelime Kökeni: Arapça şarḳī)

[isim]

[müzik]

  • Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi
  • Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça

    Şirket vapurları, bir şarkının nakaratı gibi ikide bir geçerlerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Ezgi, müzik parçası, melodi, liet

    Ayaklarımızdaki zincirler, esirliğin ağır ve cefalı şarkılarını söyleyecektir. - Ruşen Eşref Ünaydın

[edebiyat]

  • Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şarkı söylemek
  • şarkı tutturmak

YILKI

[isim]

[halk ağzında]

  • At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü
  • Başıboş bırakılmış at veya eşek

SAPKI

[isim]

  • Bir görevin ve özellikle bir fizyoloji görevinin ters bir yön alması

TIPKI

[isim]

  • Bir şeyin eşi, benzeri, aynı

[zarf]

  • Tıpatıp, tamamıyla

    Saffet Hanım tıpkı kendisini görmeden tahmin etmiş olduğum gibiydi. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: tıpkıbasım, tıpkıçekim, tıpkı tıpkısına, aynısının tıpkısı

BIÇKI

[isim]

  • Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere
  • Motorla çalışan bir tür güçlü testere
  • Saraç bıçağı
  • Bağ budamaya yarayan dişli bıçak

Birleşik Kelimeler: bıçkıevi, bıçkıhane, bıçkı tozu, kapak bıçkısı

DIŞKI

[isim]

[biyoloji]

  • Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat

Birleşik Kelimeler: dışkısever