Kı ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

KI harfleri ile başlayan 6 harfli 65 kelime bulunuyor. Başında KI olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "kı ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Kı olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KIVANÇ16, KIZEVİ16, KIPKIP16, KIVRIM15, KIZGIN15, KIRGIZ15, KIRAĞI15, KILAĞI15, KIVRIK14, KIYGIN14, KIYICI14, KIPÇAK14, KIVRAK13, KIYACI13, KIRNAV13, KIRMIZ12, KIRPIK12, KIRPMA12, KINSIZ12, KIPMAK12, KIRBAÇ12, KIRGIN12, KIRICI12, KILSIZ12, KILGIN12, KILBAZ12, KIYMIK11, KIZLIK11, KIZMAK11, KIŞLIK11, KISACA11, KISKAÇ11, KINNAP11, KIRCIN11, KIRÇIL11, KILÇIK11, KIYASİ10, KIYMET10, KIYMAK10, KIŞLAK10, KISMIK10, KIMKIM10, KILCAL10, KILCAN10, KISMAK9, KISMEN9, KISMET9, KISTAS9, KIRKIM9, KILADE9, KITLIK8, KIRMAK8, KIRSAL8, KISRAK8, KISTAK8, KIRLIK8, KIRKMA8, KINALI8, KINAMA8, KILMAK8, KIRKLI8, KITAAT7, KIRNAK7, KIRAAT7, KIRKAR7

KITAAT (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭaʿāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Kıtalar, ana karalar

[askerlik]

  • Asker birlikleri

KIRNAK

[sıfat]

  • Çalımlı, süslü (kimse)
  • Güzel, titiz
  • Cilveli, oynak (kadın)
  • Boylu boslu
  • Çevik

[isim]

[halk ağzında]

  • Cariye

KIRAAT (Kelime Kökeni: Arapça ḳirāʾat)

[isim]

[eskimiş]

  • Okuma

    Orada da bu gece kıraatleri devam ediyordu. - Hüseyin Cahit Yalçın

[din bilgisi]

  • Kur'an'ı belli kural ve işaretlere göre okuma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıraat etmek

Birleşik Kelimeler: kıraathane

KIRKAR

[sıfat]

  • Kırk sayısının üleştirme sayı sıfatı
  • Her birine kırk, her defasında kırkı bir arada olan

KITLIK

[isim]

  • Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma

    Toprak darlığı, ham madde kıtlığı ve nüfus artışı... - Falih Rıfkı Atay

  • Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık

    Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Yiyecek maddelerinde görülen darlık

[mecaz]

  • Duygu, söz vb.nde azlık

    Espri, kıtlıkta bolluk arz eden bir cevherdir. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıtlıktan çıkmış
  • kıtlıktan çıkmış gibi yemek

Birleşik Kelimeler: adam kıtlığında

KIRMAK

[-i]

  • Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak

    Taşları kırmak. Bardağı kırmak.

  • İri parçalara ayırmak

[nesnesiz]

  • Belirli bir biçimde katlamak

    Forma kırmak.

  • Öldürmek, yok olmasına neden olmak

    Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı.

  • Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek

    Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu. - Haldun Taner

  • Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak
  • Vücut kemiklerinden birini parçalamak

    Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın! - Osman Cemal Kaygılı

  • Tahılı iri ve kaba öğütmek

[-e]

  • Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek

    Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun. - Burhan Felek

[mecaz]

  • Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek

    Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz. - Mehmet Kaplan

[mecaz]

  • Yok etmek

    Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım / Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]

  • Gücünü, etkisini azaltmak

    Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış. - Burhan Felek

[argo]

  • Kaçmak, uzaklaşmak

[nesnesiz]

[ticaret]

  • Değerinden düşük fiyata almak

    Bono kırmak. Çek kırmak.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kırdığı koz (veya ceviz) kırkı (veya bini) aşmak
  • kırıp dökmek
  • kırıp geçirmek
  • kırıp sarmak

Birleşik Kelimeler: bakterikıran, Kervankıran, sabankıran, saçkıran, sahipkıran, zararlıkıran

KIRSAL

[sıfat]

  • Kır(II) ile ilgili

[isim]

  • Az insanın barındığı, genellikle kır durumunda olan yer

Birleşik Kelimeler: kırsal alan, kırsal bölge, kırsal mazot, kırsal motorin, kırsal nüfus

KISRAK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Dişi at

    Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı. - Ömer Seyfettin

KISTAK

[isim]

[coğrafya]

  • Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, dil (I)

KIRLIK

[isim]

  • Kır olan yer, şehir dışında açıklık yer

    Etrafı kırlık, mezarlık, uzun bir yoldan gidiyorduk. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

KIRKMA

[isim]

  • Kırkmak işi
  • Ucu kesilip alnın üstüne bırakılan saç

KINALI

[sıfat]

  • Kına ile boyanmış olan
  • Kınanın renginde veya kızıl renkte olan

    Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı. - Refik Halit Karay

[isim]

  • Yapıncak(II)

Birleşik Kelimeler: kınalı bamya, kınalı keklik, kınalı kuzu, kınalı yapıncak, geçmişi kınalı, ölüsü kınalı

KINAMA

[isim]

  • Kınamak işi, ayıplama, takbih

Birleşik Kelimeler: kınama cezası

KILMAK

[yardımcı fiil]

  • Etmek, yapmak

KIRKLI

[sıfat]

  • Kırk parçadan oluşmuş
  • Kırk gününü doldurmamış (bebek veya lohusa kadın)
  • Birinin kırkı çıkmadan öbürü doğan (akraba veya komşu çocukları)