KÜTÜPHANECİ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

KÜTÜPHANECİ harflerini içeren 5 harfli 50 kelime bulunuyor. 5 harfli KÜTÜPHANECİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kütüphaneci ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Kütüphaneci olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HİCAP16, CÜNÜP16, CÜNHA14, HİTAP13, HATİP13, KAHPE13, HECİN12, HACET12, KÜNCÜ12, NECİP12, CİHET12, CİHAT12, CİHAN12, CANİP12, CENAH12, CENAP12, AHENK9, HİTAN9, HANEK9, İPEKA9, KİTAP9, KATİP9, KAHİN9, NİKAP9, NİKAH9, NAKİP9, PİKET9, PATEN9, PATİK9, PAKET9, PANİK9, PEKİN9, TAHİN9, TAKİP9, TENHA9, TEPKİ9, TEPİK9, NECAT8, TACİK8, KÜTİN7, NÜKTE7, TÜNEK7, ÜNİTE7, ANKET5, ANTİK5, ETKİN5, ETNİK5, İNTAK5, NAKİT5, TEKİN5

ANKET (Kelime Kökeni: Fransızca enquête)

[isim]

  • Sormaca

    Öteden beri zaman zaman yapılagelen bu anketler ne güzel anketlerdir! - Behçet Necatigil

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anket yapmak

ANTİK (Kelime Kökeni: Fransızca antique)

[sıfat]

[tarih]

  • İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika

Birleşik Kelimeler: Antik Çağ

ETKİN

[sıfat]

  • Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik

[felsefe]

  • Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı

[kimya]

  • Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom)

Birleşik Kelimeler: etkin okul, etkin öğretim, aşırı etkin, ışın etkin

ETNİK (Kelime Kökeni: Fransızca ethnique)

[sıfat]

[toplum bilimi]

  • Kavimle ilgili, budunsal, kavmî

İNTAK (Kelime Kökeni: Arapça inṭāḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Konuşturma söyletme

[edebiyat]

  • Kişileştirilen varlıklara, hayalî yaratıklara söz söyletme sanatı, dillendirme

Birleşik Kelimeler: teşhis ve intak

NAKİT (Kelime Kökeni: Arapça naḳd)

[isim]

[ekonomi]

  • Para, akçe
  • Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit

Birleşik Kelimeler: nakit kartı, nakit para

TEKİN

[sıfat]

  • Boş, içinde kimse bulunmayan
  • Güvenilir (kişi, yer)

    Aynı zamanda burası korkulacak ve hiç değilse çekinilecek, tekin olmayan bir yer olmuştu. - Asaf Halet Çelebi

  • İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığına inanılan (yer)

    Ninem, akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar, demişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[isim]

[tarih]

  • Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu

KÜTİN (Kelime Kökeni: Fransızca cutine)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bitkilerin kütiküllerini oluşturan, geçirgen olmayan, bal mumu yapısında madde

NÜKTE (Kelime Kökeni: Arapça nukte)

[isim]

  • İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri

    Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir. - Halide Edip Adıvar

[eskimiş]

  • Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri

    Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nükte yapmak

TÜNEK

[isim]

  • Kuş, tavuk, horoz vb.nin üzerinde tünedikleri dal veya sırık

    Gümüş kafeslerde cennet kuşları ve abanoz tüneklerde papağanlar. - Aka Gündüz

ÜNİTE (Kelime Kökeni: Fransızca unité)

[isim]

  • Birlik, birleşmiş olma durumu
  • Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, birim
  • Dersin bölümlerinden her biri

[dil bilgisi]

  • Birim

[askerlik]

  • Bir görevi, işi sürekli olarak yapmak üzere oluşturulmuş birlik

Birleşik Kelimeler: arıtma ünitesi

NECAT (Kelime Kökeni: Arapça necāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Kurtuluş

    Esirliğin ağır ve ateşli zincirleri altında inleyen her Müslüman, bir necat gününden ümidini kesmemiş. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • necat bulmak

Birleşik Kelimeler: fidyeinecat

TACİK (Kelime Kökeni: Farsça tācik)

[isim]

  • Tacikistan Cumhuriyeti'nde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse

AHENK (Kelime Kökeni: Farsça āheng)

[isim]

  • Uyum

    Sesi alaylı bir ahenkle kadının kulaklarına çarptı. - Mithat Cemal Kuntay

[mecaz]

  • Uzlaşma

    Biz bu işin içine girmeyelim. Ahengi bozarız. - Haldun Taner

[eskimiş]

  • Ezgi

    Tamtamların yeni ahengiyle raks başladı. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ahengi bozulmak
  • ahenk almak
  • ahenk kurmak
  • ahenk sağlamak
  • ahenk vermek
  • ahenk yapmak

Birleşik Kelimeler: ahenk kaidesi, ahenk tahtası

HİTAN (Kelime Kökeni: Arapça ḫitān)

[isim]

[eskimiş]

  • Sünnet etme