KÜREKSİZ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
KÜREKSİZ harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli KÜREKSİZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
SÜZEK11,
KERKİ
- Keser
ESRİK
- Sarhoş
Ata Sözleri ve Deyimler
- esrik devenin çulu eğri gerek
EKSİK
-
Bir bölümü olmayan, noksan, natamam
Bu kitap eksik, baş tarafı yok.
- Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat
- Az
-
İhtiyaç duyulan şey
Aynı zamanda, eski dönem edebiyatımızın sohbet ve mülakat türlerinde boşluk olan eksiğini tamamlıyordu. - Ahmet Kabaklı
Ata Sözleri ve Deyimler
- eksik çıkmak
- eksik doğmak
- eksik etmemek
- eksik gelmek
- eksik olma!
- eksik olmamak
- eksik olmasın
- eksik olsun
Birleşik Kelimeler: eksik artık, eksik etek, eksik gedik, tahtası eksik, yuları eksik
KESİR (Kelime Kökeni: Arapça kesr)
-
Bir birimin bölündüğü eşit parçalardan birini veya birkaçını anlatan sayı
Yarım, üçte bir, yüzde üç birer kesirdir.
Birleşik Kelimeler: kesir ölçek, adi kesir, basit kesir, bayağı kesir, bileşik kesir, ondalık kesir
KESKİ
- Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç
- Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak
- Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası
KESİK
-
Kesilmiş olan, maktu
Biri saçları kesik, gözleri ayrık, dişleri dökük fakat çok dinç ve güzel bir nineydi. - Halide Edip Adıvar
-
Kesilerek bozulmuş olan
Kesik süt.
- Kısa
- Çökelek
-
Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür
İçinde bir gazete kesiği var. - Falih Rıfkı Atay
-
Kesilmiş olan yer
Parmağındaki kesikler.
-
Aralıklı
Derinlerden gelen kesik düdük sesleri arasında, evimin ve çocuklarımın çığlığını yakalamak için bir hayli uğraştım. - Necip Fazıl Kısakürek
- Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu)
- Parası olmayan
- Tutkun, hayran
- Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek
Birleşik Kelimeler: kesik hava, kesik kelime, kesik Kerem, kesik kesik, kesik koni, kesik piramit, kesik prizma, kulağı kesik
SİRKE
-
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası
Hepsi bit, sirke içinde; sıvandım, hepsini temizledim. - Halide Edip Adıvar
- Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu
- Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı
Birleşik Kelimeler: sirke ruhu, sirke sineği, elma sirkesi, üzüm sirkesi
SİKKE (Kelime Kökeni: Arapça sikke)
- Madenî para
- Madenî paralara vurulan damga
- Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir veya ağaç kazık
-
Mevlevi dervişlerinin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah
Onun peşi sıra, hepsi de babamın eski müridi olan altı derviş göründü; sikkeler, tennureler, destegüller kuşanmış olarak. - Elif Şafak
SERİK
- Antalya iline bağlı ilçelerden biri
EKÜRİ (Kelime Kökeni: Fransızca écurie)
- Ahırdaş
KÜREK
-
Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç
Ölünün cesedi üstüne atılan birkaç kürek toprak gibi hatırası üzerine kapanan birkaç satır yazı! - Abdülhak Şinasi Hisar
- Kürek cezası
Ata Sözleri ve Deyimler
- kürek çekmek
- kürek kadar dili olmak
Birleşik Kelimeler: kürek ayaklılar, kürek cezası, kürek kemiği, kürek kürek, alabanda kürek, çalakürek, macun küreği
KÜKRE
- Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan)
ÜRKEK
- Çok ürken, korkuya çabuk kapılan
-
Çekingen
Kız, benzi uçmuş, yarı ürkek, yarı yalvarışlı gülümsüyordu ona. - Tarık Buğra
KERİZ (Kelime Kökeni: Farsça kārīz)
- Geriz, çirkef, pislik
- Kumar
- Kolayca kandırılabilen kimse, aptal
- Eğlenti
REKİZ (Kelime Kökeni: Arapça rekz)
- Dikme, saplama, kurma