KÖPEKAYASI Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
KÖPEKAYASI harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli KÖPEKAYASI kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
KÖPEK15,
AKSAK
- Aksayan, hafifçe topallayan
-
İyi gitmeyen, iyi işlemeyen
İşin aksak yönü.
- Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize
- Türk müziğinde kıvrak bir usul
Ata Sözleri ve Deyimler
- aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz
Birleşik Kelimeler: ağır aksak, yürük aksak, raks aksağı, Türk aksağı
SAKAK
- Çene altı
KISKA
- Arpacık soğanı
KASIK
-
Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
Tabancayı kılıfsız olarak kuşağının arasına, sol kasığının üstüne yerleştirdi. - Necati Cumalı
Birleşik Kelimeler: kasık bağı, kasık biti, kasık çatlağı, kasık fıtığı, kasık otu
KAYAK
- Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski
- Bu aracı kullanarak yapılan spor
Birleşik Kelimeler: kayakevi, tekerlekli kayak, asfalt kayağı, çim kayağı, su kayağı
KIYAK
-
Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel
Kıyak bir koşu atı. Kıyak bir söz.
- Hoşgörü, ayrıcalık tanıma
- Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli
-
Kıyıcı, zalim, gaddar
Hırsızların en kıyağı, kaçakçıların en gözü karası hep burada. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- kıyak geçmek (veya çekmek veya yapmak)
- kıyak kaçmak
Birleşik Kelimeler: kafası kıyak
KAYIK
-
Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne
Halk arabalarla, kayıklarla, yaya olarak oralara kadar geliyor ve bu ağaçların altına dağılıyordu. - Asaf Halet Çelebi
-
Bir yana kaymış
Çiçekli kumaştan, büzgülü, yakası kayık bir elbise dikti. - Lâtife Tekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- kayık yanaştırmak
Birleşik Kelimeler: kayıkhane, kayık salıncak, kayık tabak, kayık yaka, çember kayık, ağ kayığı, ateş kayığı, buz kayığı, foroz kayığı, ığrıp kayığı, imamkayığı, pazar kayığı, varagele kayığı, yarış kayığı
YASAK
-
Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet
İçki yasağı. Av yasağı.
-
Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram
Bizim çocukluğumuzun şiirlerinde neşe yasak denecek kadar ayıptı. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- yasağı (veya yasakları) çiğnemek
- yasak etmek
- yasak olmak
- yasak savmak
Birleşik Kelimeler: yasak aşk, yasak bölge, yasak ilişki, yasak kitap, yasak meyve, av yasağı, basın yasağı, seçim yasağı
KIYAS (Kelime Kökeni: Arapça ḳiyās)
- Bir tutma, denk sayma
- Karşılaştırma, oranlama, mukayese
-
Örnekseme
Birçok kelime türü kıyasla yapılmıştır.
- Tasım
Ata Sözleri ve Deyimler
- kıyas etmek (veya eylemek)
- kıyas kabul etmez
Birleşik Kelimeler: kıyasa muhalefet, kıyasımukassem
KAPAK
-
Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne
Evin en alt katına indik, oradan da bir mahzen kapağı açtılar. - Refik Halit Karay
-
Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça
Dolap kapağı.
-
Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf
Kapağını, geceleri aynı masa etrafında buluştuğu ressamlardan birine çizdirecekti. - Attila İlhan
- Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta
- Zıvanada iki dış yan parça
Ata Sözleri ve Deyimler
- kapağı atmak
- kapak atmak
Birleşik Kelimeler: kapak bıçkısı, kapak kızı, kapak tahtası, kapak takımı, kapak taşı, kapak yıldızı, iç kapak, stor kapak, bagaj kapağı, cilt kapağı, diz kapağı, göz kapağı, hava kapağı, kol kapağı
AKPAS
- Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida)
KASAP (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣṣāb)
-
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
Kasapla barışıp kendini benimsetince belki de yanında çalıştırırdı. - Muzaffer Uyguner
- Et satılan dükkân
- Kan dökücü, hunhar
Ata Sözleri ve Deyimler
- kasaptaki ete soğan doğranmaz
- kasap, yağı bol bulunca gerisini yağlar
Birleşik Kelimeler: kasaphane, kasap havası
PASAK
-
Kir
Başta yağlı bir fes, boyunda pasak içinde yakalık ve kravat. - Salâh Birsel
SAPAK
- Bir ana yoldan ayrılan yolun başlangıç noktası
- Akarsuyun kollara ayrıldığı yer
- Sapaklığı olan
SAPKI
- Bir görevin ve özellikle bir fizyoloji görevinin ters bir yön alması