Kuy ile Başlayan Kelimeler

KUY ile başlayan 19 kelime bulunuyor. Başında KUY olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde kuy olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

KUYRUKSALLAYAN21

12 Harfli Kelimeler

KUYRUKSUZLAR21

11 Harfli Kelimeler

KUYRUKSÜREN18, KUYRUKLULAR16, KUYRUKKAKAN15

10 Harfli Kelimeler

KUYUMCULUK20

9 Harfli Kelimeler

KUYRUKSUZ18, KUYUCULUK18

8 Harfli Kelimeler

KUYRUKLU13, KUYTULUK13

7 Harfli Kelimeler

KUYUMCU16, KUYUCAK14, KUYUDAT13

6 Harfli Kelimeler

KUYUCU14, KUYMAK10, KUYRUK10

5 Harfli Kelimeler

KUYUM10, KUYTU9

4 Harfli Kelimeler

KUYU8

KUYU

[isim]

  • Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur

    Kahveci Salih eğilmiş, az evvel sarkıttığı gazozları kuyudan çıkarıyordu. - Haldun Taner

  • Toprağa kazılan derince çukur

    Kireç kuyusu.

[mecaz]

  • İçinden çıkılamayan durum veya yer

[madencilik]

  • Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kuyu açmak
  • kuyudan adam çıkarmak
  • kuyu gibi
  • kuyusunu kazmak

Birleşik Kelimeler: kuyu anası, kuyu bileziği, kuyu fındığı, kuyu kebabı, kuyu suyu, kuyu topuğu, ana kuyu, dipsiz kuyu, iç kuyu, kör kuyu, kuru kuyu, artezyen kuyusu, gayya kuyusu, kar kuyusu, kireç kuyusu, kurt kuyusu, maden kuyusu, sondaj kuyusu

KUYTU

[sıfat]

  • Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer)

    Kahvenin kuytu bir köşesinde bağıra bağıra konuşuyorlardı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer)

    Dükkân kuytu yerde olduğundan işlemiyor.

  • Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer)

KUYMAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Mısır unu, tereyağı, peynir ve su ile yapılan bir yemek

KUYRUK

[isim]

  • Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ
  • Bu organa benzeyen uzantı

    Uçağın kuyruğu. Gelinliğin kuyruğu.

  • Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti
  • Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı
  • Başın arkasına toplanmış saç demeti
  • Bir harfin bitiş kısmındaki kavisli kısa çizgi

[mecaz]

  • İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi

[alay yollu]

  • Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse

    Falanca kuyruğu ile birlikte geliyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kuyruğa girmek
  • kuyruğu dikmek
  • kuyruğuna basmak
  • kuyruğuna teneke bağlamak
  • kuyruğunu kısmak
  • kuyruğunu kıstırmak
  • kuyruğunu tava sapına çevirmek
  • kuyruğu sıkışmak (veya kapana kısılmak)
  • kuyruğu titretmek
  • kuyruk çekmek
  • kuyruk olmak
  • kuyruk sallamak
  • kuyruk yapmak

Birleşik Kelimeler: kuyruk acısı, kuyrukkakan, kuyruk kemiği, kuyruksallayan, kuyruk sokumu, kuyruksüren, kuyruk yağı, akkuyruk, çatalkuyruk, dikkuyruk, kamçıkuyruk, kepçe kuyruk, kıl kuyruk, kılıçkuyruk, kılkuyruk, kızılkuyruk, sarıkuyruk, sivrikuyruk, uzunkuyruk, yağlı kuyruk, aslankuyruğu, atkuyruğu, farekuyruğu, itkuyruğu, katırkuyruğu, kırlangıçkuyruğu, köpekkuyruğu, sıçankuyruğu, sığırkuyruğu, tavuskuyruğu, tilkikuyruğu

KUYUM

[isim]

  • Değerli metal ve taşlardan yapılan süs eşyası

    Altın yüzük yaptırdım, kuyum ustalarına - Halk türküsü

KUYRUKLU

[sıfat]

  • Kuyruğu olan

[isim]

[halk ağzında]

  • Akrep

    Sandığın üstündeki ikinci yatağı kucaklayıp kaldırdığı sırada bir kuyruklu, yatağın altından fırladı, sandığın gerisine doğru hızla kaçtı. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: kuyruklu kelebek, kuyruklu kurbağa, kuyruklu piyano, kuyruklu yalan, kuyruklu yıldız, püskül kuyruklular

KUYTULUK

[isim]

  • Kuytu olma durumu

    Mehtapta, çardak altlarının gemi tentesi gibi beyazımsı bir kuytuluğu var. - Refik Halit Karay

  • Kuytu, sessiz yer

    Parkın ötesinde berisindeki küçük kuytulukları, bu saatte bazı işsizler işgal ederlerdi. - Kemal Bilbaşar

KUYUDAT (Kelime Kökeni: Arapça ḳuyūdāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Resmî defterdeki kayıtlar

KUYUCAK

[isim]

  • Aydın iline bağlı ilçelerden biri

KUYUCU

[isim]

  • Kuyu kazmayı iş edinmiş kimse
  • Özel olarak açılan kuyulara inerek lüle taşını çıkaran kimse

KUYRUKKAKAN

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kara tavukgillerden, böcek ve meyve ile beslenen küçük ötücü bir kuş (Saxicola)

KUYRUKLULAR

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfının, vücut ve kuyrukları uzun, bacakları zayıf, birçok semender türünü içine alan bir alt takımı, urodel

KUYUMCU

[isim]

  • Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci

    Kuyumcu vitrini önünde nadir bir zümrüdü seyrettiğim sırada yanıma sokulmuş... - Hüseyin Cahit Yalçın

Birleşik Kelimeler: kuyumcu terazisi

KUYRUKSÜREN

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Firavun faresi

KUYRUKSUZ

[sıfat]

  • Kuyruğu olmayan