KURUŞLANDIRMAK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

KURUŞLANDIRMAK harflerini içeren 5 harfli 155 kelime bulunuyor. 5 harfli KURUŞLANDIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DURUŞ12, DUŞAK11, DALIŞ11, DANIŞ11, MUŞLU11, DUMUR10, DURUM10, DALAŞ10, DARAŞ10, KUŞKU10, KURUŞ10, KUMAŞ10, KAMIŞ10, MAŞUK10, UŞKUN10, ARŞIN9, AŞKIN9, AŞLIK9, AŞMAK9, ADAMI9, ALKIŞ9, ALMAŞ9, AKKUŞ9, AKŞIN9, AKŞAM9, DUMAN9, DULUK9, DUALI9, DURMA9, DURUK9, DAMLI9, KIŞLA9, KUŞAK9, KANIŞ9, KARIŞ9, KAŞIK9, KAŞLI9, KARŞI9, KALIŞ9, KAKIŞ9, MADUN9, NAKIŞ9, ŞIRAK9, ŞUARA9, ŞANLI9, ŞAMAR9, ŞAMAN9, ŞAKUL9, ŞARKI9, ARDIL8, ANDIK8, ADINA8, ADALI8, DRAMA8, DURAK8, DURAL8, DAMLA8, DAMAR8, DAMAL8, DAMAK8, DALMA8, DILAK8, KURUM8, KUMLU8, KUMUK8, KUMUL8, KUNDA8, KUMRU8, KAŞAR8, KAŞAN8, KADIN8, MANDA8, MARDA8, ŞALAK8, ŞAKAK8, UKNUM8, ULUMA8, ARDAK7, ALKIM7, DAKAR7, DALAN7, DALAK7, DAKKA7, IRMAK7, IRAMA7, KURAM7, KURMA7, KURUL7, KUMAN7, KUMAR7, KUMLA7, KULUN7, KADAR7, KALIM7, KAKIM7, KIRMA7, KILMA7, MIRRA7, MAKUL7, MARUL7, NURLU7, NAMLI7, NAMLU7, RAKIM7, RADAR7, RANDA7, ULAMA7, UNLUK7, ANMAK6, ANLIK6, ANLAM6, ANALI6, ALMAN6, ALMAK6, AKLIK6, AKMAK6, AKMAN6, ALARM6, KURAL6, KURNA6, KURAK6, KULAK6, KUKLA6, KARIK6, KARIN6, KANIK6, KANLI6, KANMA6, KARLI6, KARUN6, KARMA6, KAMAN6, KALIN6, KALMA6, KALIK6, KAKMA6, KIRAN6, MARKA6, MARAL6, MALAK6, MAKAK6, RAMAK6, RAKUN6, RAKAM6, UKALA6, ANLAK5, ALKAN5, AKLAN5, AKRAN5, KRANK5, KARAR5, KANAL5, KANKA5, KALAN5, KALAK5

ANLAK

[isim]

[ruh bilimi]

  • Zekâ

ALKAN (Kelime Kökeni: Fransızca alcane)

[isim]

[kimya]

  • Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin

AKLAN

[isim]

[coğrafya]

  • Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile

    Karadeniz aklanı.

  • Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri

AKRAN (Kelime Kökeni: Arapça aḳrān)

[isim]

  • Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür

    Babası silik, adsız bir berberken çocuk bütün akranlarını çekerek dükkânını canlandırdı. - Necati Cumalı

KRANK (Kelime Kökeni: İngilizce crank)

[isim]

[teknik]

  • Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil
  • Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım

Birleşik Kelimeler: krank mili

KARAR (Kelime Kökeni: Arapça ḳarār)

[isim]

  • Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı

    Bu kararı söyleyen sesin tesiri gözlerimizi yaşla doldurdu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[hukuk]

  • Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm

    Yargıç kararı.

  • Bu yargıyı bildiren belge

    Mahkeme kararını aldı.

  • Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik
  • Değişmez olma

    Havanın hiç kararı yok.

  • Tam ölçüsünde, ne az ne çok

    Yemeğin tuzu karar.

[müzik]

  • Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karara bağlamak
  • karara kalmak
  • karar almak
  • karar altına almak
  • karara varmak
  • karar bulmak
  • kararında bırakmak
  • karar kılmak
  • karar vermek

Birleşik Kelimeler: kararname, bir karar, kavlükarar, nihai karar, orta karar, tashihikarar, ara kararı, arama kararı, gıyap kararı, görevsizlik kararı, göz kararı, hakem kararı, mahkeme kararı, takipsizlik kararı

KANAL (Kelime Kökeni: Fransızca canal)

[isim]

  • Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu

    Süveyş Kanalı.

    Panama Kanalı.

  • Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat

    Bir kanaldan ötekine geçerken aldığı yüklü transfer bedelini nasıl ödeyecekti bu kadın? - İnci Aral

  • Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti

[anatomi]

  • İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol

[coğrafya]

  • İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz

    Mozambik Kanalı.

Birleşik Kelimeler: atmık kanalı, hava kanalı, öd kanalı, reçine kanalı, yarım daire kanalları

KANKA

[isim]

[teklifsiz konuşmada]

  • Kardeş kadar yakın olan kimse

KALAN

[sıfat]

  • Kalma işini yapan
  • Artan, mütebaki

    Kalan on lirayı Aliş'e verdim. - Halikarnas Balıkçısı

[isim]

[matematik]

  • Bir çıkarmanın sonucu

[isim]

[matematik]

  • Bölme işleminde bölünenden artan sayı

KALAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Burun, burun ucu
  • Gelin tacı
  • Tezek yığını

ANMAK

[-i]

  • Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak

    Onun bu fedakârlığını her yerde, her zaman minnetle anacağım. - Peyami Safa

[-i]

[-le]

  • Bir armağanla birinin gönlünü almak
  • Adlandırmak

    Onu, başka Tahirlerden ayırt etmek için `Temiz Tahir` diye anarlardı.

ANLIK

[sıfat]

  • Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane

    Beni hatırlatıyor, benimle olmayı anlık bir duygu hâlinde olsa da istiyor muydu? - Tarık Buğra

  • Bir anda oluşan, gelişen, spontane

[isim]

[ruh bilimi]

  • Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi

[isim]

[ruh bilimi]

  • Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt

Birleşik Kelimeler: bir anlık

ANLAM

[isim]

[dil bilimi]

  • Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör

[mantık]

  • Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlam çıkarmak
  • anlamına gelmek
  • anlam vermek

Birleşik Kelimeler: anlam aykırılığı, anlam bayağılaşması, anlam bilimi, anlam bilimsel, anlam daralması, anlam değişmesi, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kayması, anlam kötüleşmesi, bağlamsal anlam, eş anlam, ikiz anlam, bir anlamda

ANALI

[sıfat]

  • Anası olan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • analı kuzu, kınalı kuzu

Birleşik Kelimeler: analıkızlı

ALMAN (Kelime Kökeni: Fransızca allemand)

[isim]

  • Cermen soyundan olan halk
  • Bu halktan olan kimse

Birleşik Kelimeler: Alman gümüşü, Alman papatyası, Almansever, Alman usulü