KURTLANDIRMAK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

KURTLANDIRMAK harflerini içeren 7 harfli 82 kelime bulunuyor. 7 harfli KURTLANDIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DUMANLI12, KUMANDI12, ARDILMA11, ANDIRMA11, ADAMLIK11, AKLIMDA11, ALDIRMA11, DURAKLI11, DUKALIK11, DARILMA11, DAMARLI11, DAMAKLI11, KUMANDA11, MANDIRA11, ADAKLIK10, DARALTI10, KANDIRA10, KARADUL10, KARADUT10, MURATLI10, ARINMAK9, ARITMAK9, ARTIRMA9, ANLATIM9, ANMALIK9, ANILMAK9, ANIRMAK9, ANIRTMA9, ATILMAK9, AKITMAK9, ALINMAK9, AKTARIM9, IKLAMAK9, KITLAMA9, KINAMAK9, KINLAMA9, KURNALI9, KUTLAMA9, KANIKMA9, KANIRMA9, KARIKMA9, KARILMA9, KARIMAK9, KARINMA9, KARAMUK9, KALINMA9, KAKILMA9, KAKMALI9, KATILMA9, KATMALI9, MUTLAKA9, MARKALI9, MANKURT9, RAKAMLI9, TIKAMAK9, TIKANMA9, TINLAMA9, TIKLAMA9, TURLAMA9, TURANLI9, TANIMAK9, TANILMA9, TAKINMA9, TAKILMA9, TARUMAR9, UTANMAK9, ULANMAK9, UNLAMAK9, ARKALIK8, ATAKLIK8, KIRANTA8, KIRKLAR8, KANATLI8, KARARLI8, KARARTI8, KARAKUL8, KARALIK8, KARALTI8, KARTLIK8, TRUAKAR8, TARAKLI8, TAKINAK8

ARKALIK

[isim]

  • Sırt dayamaya yarayan yer

    Rıza Efendi iskemlesinin arkalığına iyice yaslandı. - Tarık Buğra

  • Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç

[eskimiş]

  • Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü

ATAKLIK

[isim]

  • Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış, cüret

    Kara Yusuf ve arkadaşlarındaki ataklık halkı sarıyor. - Tarık Buğra

KIRANTA (Kelime Kökeni: İtalyanca quaranta)

[sıfat]

  • Saçları ağarmaya başlamış (erkek)

    Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam. - Memduh Şevket Esendal

  • İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)

    Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor. - Esat Mahmut Karakurt

  • Kırlaşmış (saç, sakal)

    Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü. - Reşat Nuri Güntekin

KIRKLAR

[isim]

[din bilgisi]

  • Kırk kişilik evliya topluluğu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kırklara karışmak

Birleşik Kelimeler: üçler yediler kırklar

KANATLI

[sıfat]

  • Kanadı olan

    Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: eş kanatlı

KARARLI

[sıfat]

  • Kesin karar vermiş olan

    Hatta bu kararlı ve aceleci hâliyle katil suratlı kahveciyi ürkütmeyi başardığı bile söylenebilirdi. - İhsan Oktay Anar

  • Kararında direnen, kararını değiştirmeyen

    Eskiden çok kararlıyken şimdi gevşemiş gibi idi. - Memduh Şevket Esendal

  • Dengeli

Birleşik Kelimeler: kararlı dalga, kararlı denge

KARARTI

[isim]

  • Karaltı

    Ayın aksi içinden bir karartı geçiyordu. - Ömer Seyfettin

  • Kararmış yer, siyahlık

KARAKUL

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül

KARALIK

[isim]

  • Kara olma durumu
  • Karaya çalan leke

Birleşik Kelimeler: ağzı karalık, bahtı karalık, gözü karalık, yüzü karalık

KARALTI

[isim]

  • Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet

    Az sonra dört atlının karaltısını seçtiler. - Nezihe Araz

  • Hafif karanlık
  • Leke

KARTLIK

[isim]

  • Kart olma durumu

[isim]

  • Kart konulan gereç

TRUAKAR (Kelime Kökeni: Fransızca trois-quarts)

[isim]

  • Kısa manto

[sıfat]

  • Kol boyu dirsek ile bilek arasında olan (kadın giysisi)

TARAKLI

[sıfat]

  • Tarağı olan
  • Başında tarak bulunan (kuş veya kadın)
  • Yol yol nakışlı

    Taraklı kumaş.

  • Tarağı geniş olan (ayak)

[isim]

  • Sakarya iline bağlı ilçelerden biri

TAKINAK

[isim]

[ruh bilimi]

  • Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce

ARINMAK

[nesnesiz]

  • Temizlenmek
  • Katışıksız, arı (I) duruma gelmek

    Arınmış bir dilse çok kez arıtıcıların başarısıdır. - Nermi Uygur

[mecaz]

  • Rahatlamak

    Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır. - Haldun Taner