Kur ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

KUR harfleri ile başlayan 6 harfli 16 kelime bulunuyor. Başında KUR olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "kur ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Kur olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KURUCU12, KURACI11, KURGAN11, KURŞUN11, KURNAZ10, KURMAY10, KURADA9, KURBAN9, KURULU9, KURUMA9, KURALI8, KURAMA8, KURMAK8, KURSAK8, KURTLU8, KUR'an6

KURALI

[sıfat]

[askerlik]

  • Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker)

    Seferberlik başladığı zaman dertli analar nafakasını yok pahasına tefecilere satıyor, kuralı çocuklarına yol parası yetiştiriyorlardı. - Ruşen Eşref Ünaydın

KURAMA

[isim]

  • Türkistan'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse

KURMAK

[-i]

  • Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek

    Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - Falih Rıfkı Atay

  • Hazırlamak

    Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! - Refik Halit Karay

  • Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek

    Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. - Haldun Taner

  • Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak

    Turşu kurmak.

  • Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek

    Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? - Orhan Seyfi Orhon

  • Yapmak, inşa etmek

    Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. - Nurullah Ataç

  • Yapmak, oluşturmak

[ticaret]

  • Ortaklık sağlamak
  • Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek

    Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. - Tarık Buğra

  • Bir araya getirmek, toplamak

    Divan kurmak.

  • Düşünmek

    Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. - Sait Faik Abasıyanık

  • Aklına koymak

    O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.

  • Zihinde büyütmek

    Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. - Halide Edip Adıvar

  • Sağlamak, oluşturmak

    Dostluk kurmak. İlişki kurmak.

[mecaz]

  • Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek

KURSAK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ

[hayvan bilimi]

  • Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı
  • Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılan veya ona benzetilen şişkin şey

    Düdüğün kursağı patlamış.

[halk ağzında]

  • Boğaz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kursağında kalmak

KURTLU

[sıfat]

  • İçinde kurt bulunan, kurtlanmış

    Bunlar düşmüş, buruşmuş, iyi değil, kurtludurlar. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan (kimse)

KURADA (Kelime Kökeni: Arapça ḳurāḍa)

[sıfat]

[halk ağzında]

  • İşe yaramaz, yıpranmış, eskimiş, bozulmuş (eşya)
  • Gelişmemiş, cılız

    Pencereyi açar açmaz bu karı çarpık bacakları, kurada kolları, porsuk gerdanla karşıma çıkar. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

KURBAN (Kelime Kökeni: Arapça ḳurbān)

[isim]

[din bilgisi]

  • Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan

    Yarım okka et, onun elinde bir kurban kadar bereketli. - Yusuf Ziya Ortaç

[ünlem]

[halk ağzında]

  • İçtenliği belirten bir seslenme sözü

    Kurban! Nerede kaldın?

[mecaz]

  • Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse

    Hava kurbanları.

[mecaz]

  • Bir kazada veya felakette ölen kimse

    Vardar, her sene Üsküp'ten beş on kurban alan bir nehirdi. - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]

  • Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse

    Benim gibi nice kızlar beyaz kadın ticaretinin kurbanı olmuşlardır. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kurban etmek
  • kurban gitmek
  • kurbanı olmak
  • kurban kesmek
  • kurban olayım!
  • kurban olmak
  • kurban vermek

Birleşik Kelimeler: Kurban Bayramı, kurban eti, can kurban, komplo kurbanı, vazife kurbanı

KURULU

[sıfat]

  • Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş

    Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı. - Burhan Günel

Birleşik Kelimeler: kurulu düzen

KURUMA

[isim]

  • Kurumak işi

    O zaman güneşe bakan bu güzelim çayırlara oturup kurumayı bekliyorduk. - Ayla Kutlu

[kimya]

  • Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması

KURNAZ (Kelime Kökeni: Farsça ḳurnās)

[sıfat]

  • Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin

    Kurnaz Ünal, böyle vakitsiz gelişinden pirelendiğini anlamıştı. - Orhan Kemal

KURMAY

[isim]

[askerlik]

  • Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp

[sıfat]

  • Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay)

    Bir de erkek kardeşleri varmış, bir kurmay binbaşı. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: kurmay başkanı, genelkurmay

KURACI

[isim]

[eskimiş]

  • Askere alınacak gençlerin belli olması için onlara kura çektiren subay

KURGAN

[isim]

  • İlk Çağ'da mezar üzerine toprak yığılarak yapılan küçük tepe
  • Tepe biçiminde mezar

KURŞUN

[isim]

[kimya]

  • Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb)

[sıfat]

  • Bu elementten yapılmış

    Kurşun boru.

  • Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi

    Kanatları kurşunla parçalanmış bir kartal / Benim gibi seyreder, yerden, mavilikleri - Yaşar Nabi Nayır

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kurşun (veya kurşunu) yemek
  • kurşuna dizmek
  • kurşun atmak
  • kurşun dokunmak
  • kurşun dökmek
  • kurşun gibi
  • kurşun manyağı yapmak
  • kurşun sıkmak
  • kurşun tutmak
  • kurşun yağdırmak
  • kurşun yağmuruna tutmak

Birleşik Kelimeler: kurşun erimi, kurşungeçirmez, kurşun grisi, kurşun kalem, kurşun otu, kurşun rengi, kör kurşun, serseri kurşun, ağ kurşunu, domdom kurşunu, kaza kurşunu, maganda kurşunu

KURUCU

[sıfat]

  • Bir kurumun, bir işin kurulmasını sağlayan, müessis

[isim]

  • Bir kuruluşu oluşturan kimse

    Gazetenin kurucusu.

[isim]

[dil bilgisi]

  • Cümleyi oluşturan ögelerin her biri

Birleşik Kelimeler: oyun kurucu, piyasa kurucu