KUMANDANSIZ Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler
KUMANDANSIZ harflerini içeren 6 harfli 26 kelime bulunuyor. 6 harfli KUMANDANSIZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
DUASIZ14,
AMANIN
-
Korkma ve şaşma sözü
Amanın! Nasıl iş o, nasıl yaptın bunu?
AKSUNA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Basınçlanma
KINAMA
- Kınamak işi, ayıplama, takbih
Birleşik Kelimeler: kınama cezası
NANSUK (Kelime Kökeni: Fransızca nansouk)
-
Bir cins ince, sık dokunmuş patiska
Annesine gelince şu anda nansuk üzerine pembe pamukaki ile fisto yapmakta. - Haldun Taner
NAMINA
-
Adına, kendisine
Bunlardan bazıları kitapçı tarafından kendi namına saklanmıştır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Yerine, olarak
Sizinle bu mesele etrafında karşılaşmamayı sizin selametiniz namına temenni ederim. - Nazım Hikmet
SANMAK
-
Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek, zanneylemek
Babam, hiç hoşnut olmadığımı, beni yine sevindiremediğini sandı. - Adalet Ağaoğlu
-
Gibi gelmek, farz etmek
Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı. - Peyami Safa
-
Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek
Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı. - Attila İlhan
Birleşik Kelimeler: varsanı
ANINDA
-
Çabucak
Ne zaman irkilse ani bir kas seğirmesi gibi neredeyse istem dışı bir itkiyle anında basardı tövbeyi. - Elif Şafak
- Aynı anda, o anda yapılan, simultane
ASUMAN (Kelime Kökeni: Farsça āsmān)
-
Gök
Düşsün olur mu toprağa göçmüş cihan gibi / Sönsün o mavi gözleri bir asuman gibi - İbrahim Alâeddin Gövsa
ISKUNA (Kelime Kökeni: İngilizce schooner)
- Brikten küçük, iki direkli bir tür yelkenli gemi
SINMAK
- Kırılmak, parçalanmak, bozulmak
- Yenilmek, bozguna uğramak
SUNMAK
-
Bir büyüğe veya nezaket gereğince bir kimseye bir şeyi vermek, arz etmek, yollamak, göndermek, takdim etmek
Bu küçük hadiseyi devlet adamlarımıza bir müşahede olarak sunuyorum. - Burhan Felek
- Tanıtmak, bilgi vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanarak bir konuyu dinleyenlere aktarmak
- Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı takdim etmek
SINAMA
- Sınamak işi, deneme, tecrübe
USANMA
- Usanmak durumu
SANDIK (Kelime Kökeni: Arapça ṣandūḳ)
-
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası
Dolabını, sandığını, kitaplarını, defterlerini didik didik aradık, bulamadık. - Yusuf Atılgan
- Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap
-
Bir kurumda para alınıp verilen yer
Mal sandığı. Sandık emini.
-
Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş
Emekli Sandığı.
- Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti
- Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim
- Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu
- Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba
Ata Sözleri ve Deyimler
- sandığa gitmek
- sandığa gömmek
- sandık başına gitmek
- sandık düzmek
- sandıktaki sırtında, ambardaki karnında
- sandıktan çıkmak
Birleşik Kelimeler: sandık balığı, sandık başkanı, sandık çevresi, sandık emini, sandık eşyası, sandık gözlemcisi, sandık kurulu, sandık lekesi, sandık müşahidi, sandık odası, sandık sepet, sepet sandık, boyacı sandığı, mal sandığı, oy sandığı, seçim sandığı, yardım sandığı
ANASIZ
-
Anası olmayan
Anasız kız, han soyu olsa öksüzdür gene / Kapandım bak, senin de ölmeden cenazene - Faruk Nafiz Çamlıbel
- Anası olmadan