Kos ile Başlayan Kelimeler

KOS ile başlayan 15 kelime bulunuyor. Başında KOS olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde kos olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

KOSTAKLANMAK15

11 Harfli Kelimeler

KOSTÜMCÜLÜK23, KOSTAKLANMA14

10 Harfli Kelimeler

KOSKOCAMAN17

9 Harfli Kelimeler

KOSTÜMSÜZ20, KOSTÜMLÜK16

8 Harfli Kelimeler

KOSTÜMCÜ18, KOSTÜMLÜ15

7 Harfli Kelimeler

KOSKOCA13, KOSİNÜS12

6 Harfli Kelimeler

KOSTÜM11, KOSTAK8, KOSTER8, KOSTİK8

4 Harfli Kelimeler

KOSA6

KOSA (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

  • Bir tür uzun saplı orak

KOSTAK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı

    Boşa kostaklanma kostak değilsin karam - Halk türküsü

  • Yiğit, kabadayı, yürekli

KOSTER

[isim]

  • Kıyı limanları arasında sefer yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük gemisi

KOSTİK (Kelime Kökeni: Fransızca caustique)

[sıfat]

[kimya]

  • Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran

    Kostik sıvı.

Birleşik Kelimeler: potas kostik, sut kostik

KOSTÜM (Kelime Kökeni: Fransızca costume)

[isim]

  • Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi
  • Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi

    Arkasındaki kostümleri, manken üstünde gibi durur. - Sermet Muhtar Alus

  • Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı

KOSİNÜS (Kelime Kökeni: Fransızca cosinus)

[isim]

[matematik]

  • Tümler açının sinüsü

KOSKOCA

[sıfat]

  • Çok büyük, muazzam

    Koskoca bir vapur bir çöp gibi oldu. - Aka Gündüz

  • Boyca uzun

    Demek ki koskoca bir caddeyi yürümüş, Royal kahvesinin önüne sanki uykuda gezenler gibi varmışım. - Sait Faik Abasıyanık

KOSTAKLANMA

[isim]

  • Kostaklanmak işi

KOSTAKLANMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Zarif, kibar görünmeye çalışmak, çalım satmak, gösteriş yapmak

    Bir kanlı gibi kurularak, kostaklanarak geziyor hapishanede. - Yaşar Kemal

KOSTÜMLÜ

[sıfat]

  • Kostüm giymiş olan
  • Alışılmış ve günlük giysilerin dışında bazı özel giysiler giyilen

KOSTÜMLÜK

[sıfat]

  • Kostüm yapmaya elverişli

    Kostümlük kumaş.

KOSKOCAMAN

[sıfat]

  • Çok büyük, çok iri, muazzam

    O sıralarda insana hayret verecek kadar koskocaman ve sapsarı bir ay fırladı. - Halikarnas Balıkçısı

  • Geniş, büyük

    Size bu koskocaman şehirde yalnız, yapayalnız olduğunu söyler. - Sait Faik Abasıyanık

KOSTÜMCÜ

[isim]

  • Kostüm diken, hazırlayan veya satan kimse

KOSTÜMSÜZ

[sıfat]

  • Kostümü olmayan

KOSTÜMCÜLÜK

[isim]

  • Kostümcünün yaptığı iş