KONSOLİDASYON Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

KONSOLİDASYON harflerini içeren 6 harfli 22 kelime bulunuyor. 6 harfli KONSOLİDASYON kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

LOSYON11, NOSYON11, SOSYAL11, SOYSAL11, DOKSAN10, OYSAKİ10, DASNİK9, KONSOL9, KONSON9, KANYON9, KALYON9, NİSYAN9, NAYLON9, SONSAL9, SİNYAL9, KOLONİ8, KİLDAN8, KANDİL8, LİSANS8, NOKSAN8, SİKLON8, KAOLİN7

KAOLİN (Kelime Kökeni: Fransızca kaolin)

[isim]

  • Arı kil

KOLONİ (Kelime Kökeni: Fransızca colonie)

[isim]

  • Sömürge
  • Göçmen topluluğu veya bu topluluğun yerleştiği yer
  • Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu

    Ankara'daki Alman kolonisi.

[hayvan bilimi]

  • Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk

KİLDAN (Kelime Kökeni: Farsça gildān)

[isim]

[eskimiş]

  • İçine sabun, lif, kese, kına, kil konan bakırdan yapılmış kap

KANDİL (Kelime Kökeni: Arapça ḳindīl)

[isim]

  • İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı

    Gece kandili birdenbire sönmüş, oda zifirî karanlık kesilmişti. - Ömer Seyfettin

  • Kandil gecesi

[argo]

  • Çok sarhoş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kandilin yağı tükenmek

Birleşik Kelimeler: kandil çiçeği, kandil çöreği, kandil gecesi, kandil günü, kandil simidi, kandil yağı, gök kandil, kör kandil, top kandil, Berat Kandili, idare kandili, meryemanakandili, Mevlit Kandili, Miraç Kandili, Regaip Kandili

LİSANS (Kelime Kökeni: Fransızca licence)

[isim]

  • Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi

    Doktora veya lisanslarını hazırladıkları sırada maişet parasını büro ve otel garsonluğu yapmakla çıkarıyorlardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece

[hukuk]

  • Bir malı yabancı firma adına üretme izni

[spor]

  • Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı

[ticaret]

  • Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni

    İthal lisansı. İhraç lisansı.

Birleşik Kelimeler: lisans sözleşmesi, ön lisans, yüksek lisans

NOKSAN (Kelime Kökeni: Arapça nuḳṣān)

[sıfat]

  • Eksik

[isim]

  • Eksiklik, kusur

    O, noksanını bilgi ve akıl ile gidermesini bilir. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • noksan bulmak

SİKLON (Kelime Kökeni: Fransızca cyclone)

[isim]

  • Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına, kiklon

DASNİK (Kelime Kökeni: Ermenice)

[isim]

[kaba konuşmada]

  • Pezevenk

KONSOL (Kelime Kökeni: Fransızca console)

[isim]

  • Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya

    Mektupları götürmüş, konsolun üzerine koyuyordu. - Tarık Buğra

[mimarlık]

  • Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi

    Konsol kiriş.

Birleşik Kelimeler: konsol saati

KONSON (Kelime Kökeni: Fransızca consonne)

[isim]

[dil bilgisi]

  • Ünsüz

KANYON (Kelime Kökeni: Fransızca canyon)

[isim]

[coğrafya]

  • Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz

    Rüzgârların kanyonlarda ıslık çaldığı gün batımları insanın içine dokunurdu. - Murathan Mungan

KALYON (Kelime Kökeni: İtalyanca galion)

[isim]

[tarih]

  • Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü

    Bu donanma bizimdi. Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim. - Orhan Seyfi Orhon

NİSYAN (Kelime Kökeni: Arapça nisyān)

[isim]

[eskimiş]

  • Unutma

    Resmî vesikalar toplanıp tasnif edilir ve nisyandan kurtulabilir. - Yahya Kemal Beyatlı

NAYLON (Kelime Kökeni: Fransızca nylon)

[isim]

  • Dayanıklı ve esnek döküm maddesi

    Geç saatlere kadar çöpten toplayacakları demirleri, şişeleri, naylonları nasıl satacaklarını konuştular. - Lâtife Tekin

[sıfat]

  • Bu maddeden yapılan

    Plastik deyince bu devirde birtakım naylon eşya, şu bu geliyor hatıra. - Necip Fazıl Kısakürek

[sıfat]

[mecaz]

  • Düzme, düzmece, sahte

Birleşik Kelimeler: naylon fatura, naylon kız

SONSAL

[sıfat]

[felsefe]

  • Deneyden çıkan ve deneye bağlı olan (bilgi), aposteriori

    Bir yerde duman görünce orada ateş yandığını kestirmek sonsal bir yargıdır.