Ko ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler

KO harfleri ile başlayan 7 harfli 132 kelime bulunuyor. Başında KO olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ko ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Ko olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KOPUZCU20, KOCAKÖY19, KOVUCUK19, KOVULUŞ19, KOAPTÖR18, KOPYACI18, KOCAYIŞ17, KOÇBAŞI17, KOLEJLİ17, KOLPOCU17, KOMPOZE17, KOŞUMCU17, KOÇUŞMA16, KOCASIZ16, KOCABAŞ16, KONUŞUŞ16, KOPARIŞ16, KOPÇALI16, KOPKOYU16, KONÇSUZ16, KOVULMA16, KOVUNTU16, KOZASIZ16, KOŞUŞMA16, KOÇANCI15, KOFALIK15, KONVEKS15, KOLOFAN15, KOYUNCU15, KOVLAMA15, KOVALIK15, KOŞMACA15, KORUYUŞ15, KOKUSUZ14, KOLAYCI14, KONUSUZ14, KOPUNTU14, KONGOLU14, KONFETİ14, KOLBAŞI14, KOMPRES14, KOŞUMLU14, KOÇSAMA13, KOKOROZ13, KOKUŞMA13, KOKUŞUK13, KOLASIZ13, KOLAYCA13, KONSEPT13, KONUKÇU13, KONUŞMA13, KOPARMA13, KOMEDYA13, KOMODOR13, KOYACAK13, KORUCUK13, KORUGAN13, KORUNGA13, KOSKOCA13, KOŞULLU13, KOŞULMA13, KOŞUNTU13, KOCATMA12, KOÇARLI12, KOHENİT12, KOKOREÇ12, KOLANCI12, KOCAMAN12, KOCALMA12, KOCALIK12, KOCAMAK12, KOLAYDA12, KOPARAN12, KONDÜİT12, KOLORDU12, KOMANDO12, KOMODİN12, KONAKÇI12, KONALGA12, KORKUNÇ12, KOYULMA12, KOYULUK12, KOYUNTU12, KOZAKLI12, KORSECİ12, KOSİNÜS12, KOŞALIK12, KOŞALTI12, KODAMAN11, KODLAMA11, KOKARCA11, KOLAÇAN11, KOCAALİ11, KOCAELİ11, KONSOME11, KONYALI11, KORDONE11, KOLEDOK11, KOLONYA11, KOMBİLİ11, KOMBİNE11, KONÇİNA11, KOMBİNA11, KORİDOR11, KOZALAK11, KORUNUM11, KOKTEYL10, KOKUTMA10, KONULMA10, KOLİBRİ10, KOMALIK10, KOMİSER10, KOMUTAN10, KORKULU10, KORULUK10, KORUMAK10, KORUNMA10, KOKLAMA9, KONTLUK9, KONTROL9, KONTUAR9, KORAKOR9, KOLLAMA9, KORKMAK9, KOTLAMA9, KOTARMA9, KORONER9, KORSELİ9, KORTEKS9, KORUNAK9, KOKETRİ8, KONTRAT8

KOKETRİ (Kelime Kökeni: Fransızca coquetterie)

[isim]

  • Beğenilme merakı

    Elbiseyi öyle bir hüner ve koketri ile tutardı ki en usta terzinin makasından çıkmış mantodan daha zarif olurdu. - Refik Halit Karay

  • Şıklık, hoşluk

KONTRAT (Kelime Kökeni: Fransızca contrat)

[isim]

[hukuk]

  • Sözleşme

    Onunla, kontratı imzalamaya geldiğim zaman tanıştım. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kontrat yapmak

Birleşik Kelimeler: kira kontratı

KOKLAMA

[isim]

  • Koklamak işi

KONTLUK

[isim]

  • Kont olma durumu
  • Kontun mülkü, toprakları

KONTROL (Kelime Kökeni: Fransızca contrôle)

[isim]

  • Denetleme
  • Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma

    Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır. - Necati Cumalı

  • Yoklama, arama

    Gümrük kontrolü.

  • Denetçi, kontrolör

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kontrol altına almak
  • kontrol altında olmak
  • kontrol altında tutmak
  • kontrol etmek

Birleşik Kelimeler: kontrol kalemi, kontrol kulesi, kontrol saati, doğum kontrolü, kalite kontrolü, sağlık kontrolü

KONTUAR (Kelime Kökeni: Fransızca comptoir)

[isim]

  • Kara ve hava yolları ulaşımında bilet ve bagaj işlemlerinin yapıldığı tezgâh veya bölüm
  • Bir ülkenin başka bir ülkedeki ticaret acentesi

KORAKOR (Kelime Kökeni: Fransızca corps à corps)

[zarf]

  • Sporda beden gücünü kullanarak
  • Bütün gücünü kullanarak

    Millî takım dişe diş, korakor mücadele ediyor.

KOLLAMA

[isim]

  • Kollamak işi

    Bu plan üzerinde anlaştılar, sırlarını kimseye sızdırmadılar ve fırsat kollamaya başladılar. - Necip Fazıl Kısakürek

KORKMAK

[nesnesiz]

  • Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak

    Karanlık yerde insan korkmaz mıydı? - Sait Faik Abasıyanık

  • Kaygı duymak, endişe etmek
  • Çekinmek, sakınmak, saygı duymak

    Sabaha karşı aşağı indi, aralık kapıdan korka korka babasına baktı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Yapamamak, cesaret edememek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kork Allah'tan korkmayandan
  • kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden
  • korktuğu başına gelmek
  • korktuğuna uğramak

KOTLAMA

[isim]

  • Kotlamak işi

KOTARMA

[isim]

  • Kotarmak işi

    Bizim pişirip kotarmaya uğraştığımız işe yabancı eller de mi karışıyordu? - Hüseyin Rahmi Gürpınar

KORONER (Kelime Kökeni: Fransızca coronaire)

[sıfat]

  • Kalbi taç şeklinde kuşatıp besleyen (damarlar)

KORSELİ

[sıfat]

  • Korsesi olan

    Abanarak ve korseli göğsünü âdeta kavalyesinin göğsünde ezerek dans ediyordu. - Sait Faik Abasıyanık

KORTEKS (Kelime Kökeni: Fransızca cortex)

[isim]

[anatomi]

  • Kabuk

    Beyin korteksinin harabiyeti sonucu bir olguyla karşı karşıya imişiz. - Tarık Dursun K.

  • Bir organ veya yapının dış katmanı
  • Beyin kabuğu

KORUNAK

[isim]

  • Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer
  • Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer

    Öyle bir savaştayım ki sığınağı, korunağı yok. - Turan Oflazoğlu

[mecaz]

  • Koruyan, esirgeyen, saklayan kimse