Ko ile Başlayan 4 Harfli Kelimeler

KO harfleri ile başlayan 4 harfli 23 kelime bulunuyor. Başında KO olan 4 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ko ile biten 4 harfli kelimeler. İçinde Ko olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KOVA11, KOFA11, KOŞU9, KOÇU9, KOŞA8, KOYU8, KOZA8, KO8, KOCA8, KONU6, KORO6, KORU6, KOSA6, KO6, KOKU6, KOMA6, KORT5, KOTA5, KONT5, KO5, KOKA5, KOLA5, KO5

KORT (Kelime Kökeni: İngilizce court)

[isim]

[spor]

  • Tenis oynanan alan, tenis sahası, tenis kortu

    Otelin tenis kortunu geçtik. - Hüseyin Cahit Yalçın

Birleşik Kelimeler: tenis kortu

KOTA (Kelime Kökeni: Fransızca quota)

[isim]

[ekonomi]

  • Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste
  • Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama
  • Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı

[sinema]

  • Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı

KONT (Kelime Kökeni: Fransızca comte)

[isim]

[tarih]

  • Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse
  • Derebeyi
  • Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kont gibi
  • kont gibi yaşamak

KONİ (Kelime Kökeni: Fransızca cône)

[isim]

[matematik]

  • Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut

[sıfat]

  • Bu biçiminde olan
  • Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim
  • Bu yüzeyle sınırlı katı cisim

Birleşik Kelimeler: kesik koni, birikinti konisi, dirim konisi

KOKA (Kelime Kökeni: İspanyolca coca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • İki çeneklilerden, çiçekleri küçük ve sarımtırak, zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan, yapraklarından kokain çıkarılan, en çok Peru'da yetişen bir bitki (Erytrroxylon coca)
  • Bu bitkinin yapraklarından çıkarılan madde

KOLA (Kelime Kökeni: İtalyanca colla)

[isim]

  • Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
  • Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı
  • Kolalama

    Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir. - Refik Halit Karay

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata)
  • Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılan içecek

Birleşik Kelimeler: kola cevizi

KOLİ (Kelime Kökeni: Fransızca colis)

[isim]

  • Posta paketi
  • İçinde türlü eşya bulunan çeşitli büyüklükte paket

    Üst üste yığılmış kutular, açılmamış koliler arasında üstünkörü bir yaşam, geçici ve idareten. - Elif Şafak

KONU

[isim]

  • Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje

    Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Üzerinde konuşulan şey, bahis

    Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım. - Burhan Felek

Birleşik Kelimeler: konu mankeni, ana konu, bahis konusu, söz konusu

KORO (Kelime Kökeni: İtalyanca coro)

[isim]

[müzik]

  • Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk

    Her halkevinde müzik öğretmenlerinin kurduğu korolar vardı. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: koro hâlinde

KORU

[isim]

  • Bakımlı küçük orman

    Arkamda çam korularının parça parça neftîleştirdiği yeşil bir dağ. - Refik Halit Karay

KOSA (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

  • Bir tür uzun saplı orak

KOMİ (Kelime Kökeni: Fransızca commis)

[isim]

  • Otel, pansiyon vb. yerlerde çalışan hizmetli
  • Lokantalarda garson yardımcısı

KOKU

[isim]

  • Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu

    Çöp kokusuyla beraber mutsuzluğu da artıyordu günbegün. - Elif Şafak

  • Güzel kokmak için sürülen esans

    Koku sürünmek.

[mecaz]

  • Belirti, işaret

    Ortalıkta bir savaş kokusu var.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kokusu çıkmak
  • kokusunu (veya koku) almak (veya duymak)
  • kokusu sinmek

Birleşik Kelimeler: koku alma duyusu, koku alma organı, koku tedavisi, hoş koku, ağız kokusu, küf kokusu

KOMA (Kelime Kökeni: Fransızca coma)

[isim]

[tıp]

  • Bazı hastalıklar, yaralanmalar, zehirlenmeler sırasında görülen anlama, duyma ve hareketin büsbütün veya az çok kaybolmasıyla beliren bilinç kaybı durumu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • komadan çıkmak
  • komaya girmek

[isim]

[müzik]

  • Eşit olmayan iki ses arasında kulakla seçilebilecek en küçük aralık

KOŞA

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Çift, eş, ikiz

    Koşa badem sığmayan dar ağızlım. - Dede Korkut

[zarf]

  • Hep birlikte