KEHRİBARCI Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
KEHRİBARCI harflerini içeren 5 harfli 38 kelime bulunuyor. 5 harfli KEHRİBARCI kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
HACİR12,
ERİKA
- Süpürge otu
İKRAR (Kelime Kökeni: Arapça iḳrār)
- Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme
- Bildirme
-
Benimseme, onama, kabul, tasdik
Sükût ikrardan gelir.
Ata Sözleri ve Deyimler
- ikrar etmek
- ikrar vermek
BİRER
-
Herkese bir
Birer kalp bıraktılar bize kırık / Ömrümüzce gözyaşı döktürecek - Cahit Sıtkı Tarancı
Birleşik Kelimeler: birer ikişer
BAKİR (Kelime Kökeni: Arapça bākir)
- Cinsel ilişkide bulunmamış (erkek)
- El değmemiş, kullanılmamış
- İşlenmemiş (toprak)
- Eskimemiş, yıpranmamış, yeni
BEKRİ (Kelime Kökeni: Arapça bekrī)
- Ayyaş
BERRİ (Kelime Kökeni: Arapça berrī)
- Karasal
BEKAR (Kelime Kökeni: Fransızca bécarre)
- Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti
-
Evlenmemiş kimse
Bekârdı, evlenmeye vakit bulamamıştı. - Ömer Seyfettin
- Evli olduğu hâlde ailesinden ayrı, yalnız yaşayan kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- bekâra karı boşaması kolaydır
- bekâr gözü, kör gözü
- bekârın yakasını it yer, yakasını bit
- bekâr kalmak (veya yaşamak)
Birleşik Kelimeler: bekârhane, bekâr odası, müzmin bekâr
İBARE (Kelime Kökeni: Arapça ʿibāre)
-
Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz
Şu ibarelerin neresinde dilimizin şivesine uygunluk var? - Ahmet Rasim
KİBAR (Kelime Kökeni: Arapça kibār)
-
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse)
İşte senin bu kibar, bu efendi hâllerine bayılıyorum. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Soylu, köklü (kimse, aile)
Telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti. - Haldun Taner
- Büyükler, ulular
Birleşik Kelimeler: kibar düşkünü, kibar lokması, kibarzade, kibarlar âlemi, kelamıkibar, orman kibarı
KABİR (Kelime Kökeni: Arapça ḳabr)
-
Mezar
Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: kabir azabı, kabir suali, Anıtkabir
KEBİR (Kelime Kökeni: Arapça kebīr)
- Büyük, ulu
- Yaşça büyük, yaşlı
Birleşik Kelimeler: defterikebir, devrikebir, sefirikebir
BAKIR
- Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu)
-
Bu elementten yapılmış
Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu. - Abdülhak Şinasi Hisar
Ata Sözleri ve Deyimler
- bakır çalmak
Birleşik Kelimeler: bakır alaşımı, bakır çalığı, bakır kaplama, bakır oksit, bakır pası, bakır rengi, bakır sülfat, bakır taşı, bakır tuzu, dişi bakır, erkek bakır
ERCİK
- Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
KIRBA (Kelime Kökeni: Arapça ḳirba)
-
Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap, su kabı, matara
Cesaretini toplamak için küçük kırbasına şarap doldurmayı unutmamıştı. - İhsan Oktay Anar
- Çok su içen kimse
- Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık
HERİK
- Karadeniz'in geçit bölgelerinde yetiştirilen, beyaz renkli, kaba ve karışık yapağılı bir tür koyun