Kay ile Başlayan 9 Harfli Kelimeler
KAY harfleri ile başlayan 9 harfli 25 kelime bulunuyor. Başında KAY olan 9 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "kay ile biten 9 harfli kelimeler. İçinde Kay olan 9 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
KAYDEDİCİ18,
KAYNATMAK
-
Kaynamasını sağlamak
Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem. - Sait Faik Abasıyanık
- Kaynak yaptırmak
-
Unutturmak
Ara sıra kendi gecikmelerini araya kaynatmak için beni birkaç gün izinle gönderiyordu. - Reşat Nuri Güntekin
- Belli etmeden almak
- Konuşmak, sohbet etmek
KAYSERİLİ
- Kayseri ilinden olan kimse
KAYTAKLIK
- Kaytak olma durumu
KAYTARMAK
- Geri çevirmek, iade etmek
-
İş yapmaktan kaçmak
Toplum içinde kapısının önünü süpürmekten kaytaranlar dünyanın her yerinde çoklukta. - Necati Cumalı
KAYARLAMA
- Kayarlamak işi
KAYKILTMA
- Kaykıltmak işi
KAYKILMAK
-
Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak
Koltuğunda kaykılarak kendine güvenen bir iş adamı rahatlığıyla konuşabilir. - Nezihe Meriç
KAYITLAMA
- Kayıtlamak işi, takyit
KAYIRTMAK
- Kayırma işini yaptırmak
KAYBETMEK (Kelime Kökeni: Arapça ġayb + Türkçe etmek)
-
Yitirmek
Hemen Yunus'un gençliğinde yavuklusu iken kaybettiği güzel kızı hatırladım. - Ahmet Kabaklı
-
Yenik düşmek, yenilmek
Savaşı kaybetmek. Bahsi kaybetmek.
Birleşik Kelimeler: vakit kaybetmeden
KAYDETMEK (Kelime Kökeni: Arapça ḳayd + Türkçe etmek)
- Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek
-
Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek
Çocuğu okula kaydetmek. Nüfusa kaydetmek.
-
Hatırlamak için yazmak, not etmek
Önüne bir şeyler kaydederken görür gibiyim. - Sait Faik Abasıyanık
-
Belirtmek, söylemek
Şunu kaydedeyim ki...
- Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek
-
Olumlu sonuç almak
Başarı kaydetmek. Gol kaydetmek.
- Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek
- Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak
KAYIRILMA
- Kayırılmak işi
KAYNAŞMAK
-
Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
Çakılla çimento kaynaşır.
-
Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek
Kumun üstünde bir sürü kadın erkek, oğlan kız kaynaşıyor. - Falih Rıfkı Atay
-
Birbirine iyice uymak
Bu iki renk iyi kaynaşmış.
-
Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak
Ceylanlarla kaynaşan çocuk, onların seslerini tıpkı onlar gibi çıkarmayı öğrenmişti. - Halide Edip Adıvar
- Huzursuzluk çıkmak
- Birleşmek
KAYBOLMAK (Kelime Kökeni: Arapça ġayb + Türkçe olmak)
-
Yitmek
Kız kaybolduktan sonra aklına geldi babası olduğu. - Ahmet Ümit
-
Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak
Bir müddet sonra her ikisi de büyük antreden çıkıp kaybolurlar. - Ahmet Muhip Dranas
KAYDIRMAK
-
Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak
Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim. - Reha Mağden