Kas ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

KAS harfleri ile başlayan 6 harfli 15 kelime bulunuyor. Başında KAS olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "kas ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Kas olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KASVET13, KASSIZ12, KASACI11, KASINÇ11, KASABA9, KASİDE9, KASSIL9, KASALI8, KASMAK8, KASTOR8, KASARA7, KASKET7, KASNAK7, KASTEN7, KASTAR7

KASARA (Kelime Kökeni: İtalyanca cassero)

[isim]

[denizcilik]

  • Geminin baş ve kıç tarafında, asıl güverteden yüksek olan kısa güverte

    Baş kasarası, kıç kasarası.

KASKET (Kelime Kökeni: Fransızca casquette)

[isim]

  • Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık

    Kaldırımın önünde esas vaziyete geçip kasketini çıkardı. - Orhan Kemal

KASNAK

[isim]

  • Enli çember
  • Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi
  • Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember

[mimarlık]

  • Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri

[mimarlık]

  • Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember

[spor]

  • Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü

[teknik]

  • Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kasnak işlemek

Birleşik Kelimeler: paça kasnak

KASTEN (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣden)

[zarf]

  • Kasıtla, bile bile, isteyerek, zihinde tasarlayarak, taammüden

    Fakülteye giderken kasten kaçırırdım otobüsü. - Çetin Altan

KASTAR

[isim]

[halk ağzında]

  • Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi

KASALI

[sıfat]

  • Kasası olan

KASMAK

[-i]

  • Kasları gergin duruma getirmek
  • Kısaltmak
  • Daraltmak
  • Bölmek, ayırmak

[mecaz]

  • Baskısı altında tutmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kasıp kavurmak

Birleşik Kelimeler: kasım kasım

KASTOR (Kelime Kökeni: Fransızca castor)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kunduz
  • Kunduz kürkü

[sıfat]

  • Bu kürkten yapılmış

KASABA (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣaba)

[isim]

  • Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde

    Biz, yolun üstünde, kasabanın çıkış yerinde boş bir handa otururduk. - Cahit Külebi

Birleşik Kelimeler: kasaba kurnazlığı

KASİDE (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣīde)

[isim]

[edebiyat]

  • On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü

KASSIL

[sıfat]

[biyoloji]

  • Kasla ilgili olan

Birleşik Kelimeler: kassıl duyumlar

KASACI

[isim]

  • Veznedar, vezneci
  • Kasa yapan veya satan kimse

KASINÇ

[isim]

[tıp]

  • Bir veya birkaç kasın irade dışı, ağrılı ve geçici olarak kasılması, kramp

KASSIZ

[sıfat]

  • Kasları gelişmemiş olan, adalesiz

KASVET (Kelime Kökeni: Arapça ḳasvet)

[isim]

[eskimiş]

  • Sıkıntı, iç sıkıntısı

    Doğrusu çok alın teri döktük amma değerdi / Neşe veren kasvetimiz yorgunluğu giderdi - Enis Behiç Koryürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kasvet basmak (veya çökmek)
  • kasvet vermek