KALEYDOSKOP Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

KALEYDOSKOP harflerini içeren 5 harfli 28 kelime bulunuyor. 5 harfli KALEYDOSKOP kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KOPOY13, PEYDA13, DOLAP12, KOPYA12, PADOK12, SEPYA12, DOSYA11, KOLPO11, PEDAL11, DOLAY10, KOPAL10, KOPEK10, LODOS10, PLASE10, POLKA10, SALEP10, KODES9, SOYKA9, YOKSA9, DOLAK8, KOLYE8, KOLAY8, KOYAK8, LADES8, YOLAK8, KASKO7, SOKAK7, SOLAK7

KASKO (Kelime Kökeni: İtalyanca casco)

[isim]

[hukuk]

  • Taşıtların uğrayacakları kazadan doğacak zararların tamamının karşılanması için yapılan sigorta türü

SOKAK (Kelime Kökeni: Arapça zuḳāḳ)

[isim]

  • İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol

    Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sokağa (veya sokaklara) dökülmek
  • sokağa (veya sokaklara) düşmek
  • sokağa atmak
  • sokağa çıkmak
  • sokakta kalmak
  • sokaktan toplamak

Birleşik Kelimeler: sokak çocuğu, sokak kadını, sokak kapısı, sokak kızı, sokaktaki adam, ara sokak, arka sokak, çıkmaz sokak

SOLAK

[isim]

  • Genellikle sol elini kullanan kimse

[tarih]

  • Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı

    Yanı başındaki elli altmış solaktan başka yeniçerilerle birlikte bütün birliklerin ileri atılması için buyruk verdi. - Nihal Atsız

DOLAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası

    Kıran Bey, şimdi bacaklarına dolak sarmış, siyah poturlu, keçe külahlı, göğsünde fişeklikler ve elinde mavzer, tığ gibi bir delikanlıydı. - Refik Halit Karay

  • Başörtüsü, yazma

    Ellerinde güzel, gizemli Arap harfleri ile yazılı dövizleri, bayrakları, başlarında kumaş dolakları. - Fürüzan

  • Boyun atkısı

KOLYE (Kelime Kökeni: Fransızca collier)

[isim]

  • Ucuna süs eşyaları konularak boyna takılan takı

    Mercandan bir kolye ile mercan küpeler takmıştı. - Necati Cumalı

KOLAY

[sıfat]

  • Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı

    Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı. - Halit Ziya Uşaklıgil

[isim]

  • Kolaylık

    İşin kolayını buldum.

[zarf]

  • Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kolay gele! (veya gelsin!)
  • kolayına bakmak (veya kaçmak)
  • kolayına gelmek
  • kolayını bulmak
  • kolayı var

Birleşik Kelimeler: kolay kolay, dile kolay

KOYAK

[isim]

[coğrafya]

  • Vadi

    Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar. - Yaşar Kemal

[jeoloji]

  • Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk

[halk ağzında]

  • Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur

    Yaylasını koyak koyak gezerim - Halk türküsü

LADES (Kelime Kökeni: Farsça yād + dest)

[isim]

  • Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi `aklımda` veya `hatırımda` demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun, lades oyunu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lades tutuşmak

Birleşik Kelimeler: lades kemiği, lades oyunu

YOLAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Patika

    Evlerinin önü yoldur yolaktır / Başımızda dönen derttir dolaptır - Halk türküsü

KODES (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[argo]

  • Cezaevi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kodese tıkmak
  • kodesi boylamak

SOYKA

[isim]

[halk ağzında]

  • Ölünün üzerinden çıkan giysi

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Tüyleri alacalı, bir tür küçük karga

YOKSA

[bağlaç]

  • `Aksi takdirde` anlamında kullanılan bir söz

    Ver diyorum sana yoksa yersin dayağı. - Memduh Şevket Esendal

  • Sayılan ihtimallerin dışında bir ihtimali bildirmek için kullanılan bir söz

    Yıllardan ya 41 ya 42 yoksa savaşın biteceğine yakın mı? İstanbul'a yeni gelmişim. - Attila İlhan

  • Endişe, merak, umut gibi duyguları güçlü biçimde anlatmak için kullanılan bir söz

    Yoksa gelmeyecek misin?

DOLAY

[isim]

  • Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar

    Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: dolay kutupsal

KOPAL (Kelime Kökeni: Fransızca copal)

[isim]

  • Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapmakta kullanılan bir tür reçine

LODOS (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Güneyden veya güneybatıdan esen ve bazen de yağış getiren yerel rüzgâr, kaba yel, boz yel

    Dinmiş lodosların uğultusu içinde / İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı - Orhan Veli Kanık

  • Bu rüzgârın estiği gün veya zaman

    Lodosta balığa çıkılmaz.

  • Güneybatı 225°'lik yön

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lodosa çevirmek (veya dönmek)

Birleşik Kelimeler: lodos balığı