Kal ile Başlayan 9 Harfli Kelimeler
KAL harfleri ile başlayan 9 harfli 30 kelime bulunuyor. Başında KAL olan 9 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "kal ile biten 9 harfli kelimeler. İçinde Kal olan 9 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
KALENSÖVE22,
KALAKALMA
- Kalakalmak işi
KALTAKLIK
- Toplumca hoş karşılanmayan davranışlarda bulunan kadının durumu
- Böyle bir kadına yakışır davranış
KALENDERÎ (Kelime Kökeni: Farsça ḳalender + Arapça -ī)
- Bir halk şiiri türü
- Bu şiirin, halk şairleri tarafından yapılmış bestesi
KALKIKLIK
- Kalkık olma durumu
KALKINMAK
-
Durumunu düzeltmek, aşamalı bir biçimde gelişmek, ilerlemek
Bu firma batmak üzereyken yeni müdürün çabasıyla kalkındı.
- Zenginleşmek
KALABALIK
-
Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu
Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum. - Ahmet Haşim
- Gereksiz, karışık şeyler topluluğu
-
Sayıca çok
O kalabalık caddenin canlılığı çok hoşumuza gidiyor. - Ayla Kutlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalabalık etmek
Birleşik Kelimeler: kalabalık ağızlı, ağzı kalabalık, başı kalabalık, kuru kalabalık, ağız kalabalığı, laf kalabalığı
KALAYLAMA
- Kalaylamak işi
KALECİLİK
- Kalecinin yaptığı iş, file bekçiliği
KALİBORİT (Kelime Kökeni: Fransızca kaliborite)
- Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı
KALLEŞLİK
- Kalleş olma durumu
-
Kalleşçe davranış
Kalleşliğin binbir çeşidi apaçık görünüyordu bu gülüşte. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalleşlik etmek
KALDIRMAK
-
Bulunduğu yerden almak
Örtüyü masanın üzerinden kaldır.
-
Yukarı doğru hareket ettirmek
Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. - Sait Faik Abasıyanık
-
Yükseltmek
Duvarı bir metre daha kaldırmalı.
-
Ürün toplamak, taşımak
İki tarla ötede Çetecioğlu Mustafa, bu yıl mahsulünü kaldırdığı tarlayı nadas etmekle uğraşıyordu. - Nabizade Nâzım
-
Çekmek, taşımak
Bu araba bu yükü kaldırmaz.
-
Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek
Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir. - Anayasa
-
Hastayı hastaneye götürmek
Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar. - Aka Gündüz
- Tören yaparak ölüyü gömmek
-
Toplamak
Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar. - Necati Cumalı
- Alıp başka yere götürmek
-
Uyandırmak
Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni - Halk türküsü
-
Piyasadan çekmek
İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar.
-
Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak
Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin.
- Kaçırmak
-
İyi etmek, iyileştirmek
Bu ilaç onu yataktan kaldırdı.
- Bir şeyden çokça satın almak
-
Tayin etmek, atamak
Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler. - Memduh Şevket Esendal
-
Yok etmek, ortadan silmek
Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır. - Orhan Seyfi Orhon
-
Uygun gelmek, yakışmak
Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.
- Çalmak, aşırmak
Birleşik Kelimeler: başkaldırmak
KALDIRTMA
- Kaldırtmak işi
KALİTESİZ
-
Niteliksiz
Ne kadar orta malı, kalitesiz tartışmalar yaptığınızın farkında mısınız? - Haldun Taner
KALKANCIK
- Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
KALPLİLİK
- Kalpli olma durumu
Birleşik Kelimeler: açık kalplilik, iyi kalplilik, katı kalplilik, kötü kalplilik, taş kalplilik, temiz kalplilik